5 Ekim 2012 Cuma

Arca bu aralar n’apar?

Puzzle yapar…

Muhterem kocam yıllar boyu onlarca puzzle’ın on binlerce parçasını bir araya getirip tablolar yaptı hatta çerçeveletti, evin duvarlarına astı, benim o on binlerce parçadan tek parça koymuşluğum yoktur. Bunun kardeşi de böyle! İlknur bize düğün hediyesi puzzle tablolar yapmıştı.

Neyse geçenlerde Arca’ya 100 parçalık bir puzzle almış İlknur, tabii ki Cars karakterli. Bir gün eve geldim, Arca ile İlker patır kütür bitirmişler. Eğleniyorlar filan. Ben mal gibi bakıyorum. Sonra bütün hafta sonu puzzle yapıp durdular. Anam aklıma geldi, yılbaşında ablam Arca’ya puzzle almıştı, büyüyünce yapsın diye kaldırmıştım. Zira ben o puzzle’ı bu yaşımda oturup yapamam, Arca da liseden mezun olasıya kadar saklarım diye düşünüyordum. Meğer o da 100 parçalıkmış.

Cars üzerine nefret dolu bir yazı yazasım var, zor tutuyorum kendimi.

Her Allahın günü bir ritüel bu puzzle işi. Eve geldiğimde yerde buluyorum bunları puzzle yapıyorlar. Bozuyorlar bir daha yapıyorlar. Bundan kelli, Arca cücesi Ege’ye de puzzle aldırttı, o da severmiş. Hey allahım! Bir de ara sıra heves ediyorum, yanlarına yanaşıyorum, sepetliyor beni “babasıyla yapacakmış” pis! Ben koltukta oturup onları izleyecekmişim. İzlemek yapmaktan da sıkıcı!

Sporumun içine eder…

Arca oğlum yatacak yerin yok! Baktı uyku saatlerinde sporumu yapıyorum (bu arada Jillian insan değilsin, ne lan o ikinci seviye dediğin şey? geberdim şerefsizim!) ateşleniverdi! Tamam! Anasının uykusuzluktan gözünü açacak hali yok, spor güme gitti bu hafta. Pis herif bir de nispet yapar gibi geçen akşam “annem sırtım ağrıyor, spor yapmam lazım” diye benim laflarımı bana satıyordu.

Gece uykularımın içine eder…

Bu ara fazla hasta olup ben de onun yatağında uyuyunca, bu yeni duruma hemen adapte oldu. Gece uyandı mı, yanına çağırıyor. Hayır gelse bizim yatağa neyse üçümüz mutlu mesut yatarız, yok ben gelecekmişim, şehzadem öyle buyuruyor. Yatağımı özledim lan allahsız!

Piti Pati Pus sever…

Sara Şahinkanat’ın hayatına kadar, yayınevi bilgilerinin en ince detayına kadar okutur. Galiba ilk defa tavsiyesiz aldığım bir kitap: ) Ama Sara Şahinakanat’ı görünce tereddüt etmedim, bir de ekibin diğer oyuncusu “Kim korkar kırmızı başlıklı kızdan” kitabının çizeri, ballı lokma tatlısı gibi bir şey. Öykü çok içten, çizimler nefis, yok buna bok atmayacağım, çocuk haklı : )


1 yorum: