29 Şubat 2016 Pazartesi

Şubat biter, Mart gelirken...

Şubat biterken…

Ne yaptım değil, ne yapmadım diyeceğim…

Mesela hala yılbaşı ağacını kaldırmadım. Arca’nın yoğun muhalefeti normalde bana sökmez ama işte serde tembellik olunca…

Sonra hala bisikleti bakıma alamadım. Halbuki nefis bir hava var. Henüz işe gidip gelirken kullanmak için erken olsa da bir Pazar günü sahilde turlayabilmeliyim. Zira bizim evin erkekleri Pazar günleri zinhar dışarı çıkmıyorlar. Bense bir pazara gidip geliyorum, biraz da bisikletle gezsem fena mı olur?

Kilo veremedim, hatta üstüne aldım. Bu vakitler yıllık olağan “kilo vermeliyim, yaza şurda ne kaldı” gündemini çoktan yakalamalıydım. Hafta içi evden ofise götürdüğüm ev yemekleri, ultra hareketli bünyem ve mümkün mertebe sağlıklı beslenme ile en azından kilomu korurum diyordum ama hafta sonu içilen biralar bana yol su elektrik göt ve göbek olarak geri döndü. Kaç kilo fazlam olduğunu bile bilmiyorum zira hayatımda ilk defa tartıya çıkmaya korkuyorum.

Dinlenemedim. Katiyen! Hemen her hafta şehir dışı (hatta bazen haftada iki) ve ev işleri sebebi ile hiç dinlenemedim.


Bir dolu izlenecek film, okunacak kitap var, izleyemedim, okuyamadım. İzleyemedim çünkü uyku çok tatlı. Okuyamadım çünkü araya hep başka kitaplar girdi. Benim liste yalan oldu. Şimdi bile aynı anda üç dört kitap var elimde.

Kitap kulübüne gidemedim. Halbuki Yabancı’yı tartışacaktık. Ama tam da o gün Arca’nın doğum gününe denk geldi, kulüp güme gitti. Gerçi o gün Ankara’dan dönmüş, ertesi gün de İstanbul’a gidecektim, iki arada bir derede zaten gidemeyecektim.

Alışverişe gidemedim. Ama internetten bir dolu alışveriş yaptım, sayılır değil mi?

Ama Mart’tan umudum var.
Arca’nın mini konserine gideceğim sonra bu hafta sonu mutlaka Spontaneoldu etkinliğine katılacağım. Ve hava izin verirse, bisikletle:)

Kitap kulübünde Sineklerin Tanrısını okuyoruz, mutlaka toplantıya katılacağım.

Sonra kitap kulübünden gönüllülerle “Ursula K.LeGuin” atölyesine katılacağım. Yerdeniz’i konuşacağız ve Kadınlar Rüyalar Ejderhaları okuyorum bu vesileyle ve Ursula ablamıza bir defa daha hayran oluyorum.

Kadınlar günü vesilesiyle İzmir Anneler grubunun hazırladığı kadın gecesine katılacağım. İhtiyacım var vallahi.


Tabii tüm bunları yaparken muhtemelen yine dinlenemeyeceğim:)

Ve son olarak biraz daha az gergin anne olmaya çalışacağım - onu da sonra anlatırım, vicdan annelik ve tüm olumsuzluklar üzerine iç dökmeye öyle ihtiyacım var ki...

2 yorum:

  1. Dök canım içini dök. Biz de rahatlayalım çünkü aynı durumlar söz konusu. Bir de ben de kitap kulübü istiyorum hem de çooookkkk istiyorum. Zonguldak duy sesimi!

    YanıtlaSil
  2. Bu geçen zamana hayıflanma durumu çok tipik. Geçmişe mazi diyip gelecek zamana bakmak lazım yoksa hep geriden geliyoruz ve hep bir geç kalmışlık duygusu oluyor, o da insanı iyi hissettirmiyor.

    Ursula Teyzeyi konuşacağınız toplantıya ben de katılmak isterdim tüh! Kadınlar Rüyalar Ejderhalar birkaç senede bir hatırlatır kendini, başucu kitaplarımdan biridir. Hzır hatırlamışken bi daha elden geçireyim bari :)

    YanıtlaSil