Yazılar posta kutuna gelsin mi?

22 Kasım 2020 Pazar

Kurabiye ve Yenişehir’de bir Öğle Vakti


 Keyfin kaçmışsa...

Mutluluğun formülü çok açık bir vanilya kokusu, bir damla çikolata bir de un misss...

Bu aralar ne çok kasıyorum, öyle böyle değil! Daha iyi hissetmeye

İşimde daha iyi olmaya

Dil öğrenmeye

Kendimi geliştirmeye

Kasıyorum da kasıyorum

Ara sıra “bir sal yahu” diyorum, salamıyorum. 

Geçen hafta 87 kişi gördükten sonra yayından kaldırmaya karar verdiğim bir yazı yayınladım. Görülmesinden pişmanlık duyacağım için değil, o gün yaşadığım iç sıkıntısını tekrar hatırlamamak için yazıyı kaldırdım. Çünkü biliyorsunuz, ben zaman zaman eski yazılarımı okurum. 

Bugün yine canım blogum beni kurtardı, altı yıl önceki kurabiye tarifimi koydu önüme mis gibi...


En son okuyamamak üzerine yazmıştım, okuyamama döngüsünü bir dizi vasıtası ile kıracağımı hiç tahmin etmezdim. Dizi, son on gündür sosyal medyayı meşgul eden Bir Başkadır. İçim pek sıkkın iken iki bölümün üzerine izlemeyi bıraktığım dizi, bizim kulüp tarafından çok beğenilip bir de tartışalım diye karar verilince, yeni bir şansı hak etti. İyi de oldu. Ben sosyolojik detaylar ile senaryo bakımından çok etkilenmedim, fakat yönetmenin tarzını, işleyişini çok beğendim. Oyuncuların hepsi de çok başarılıydı. 

Dizinin beni Sevgi Soysal’dan Yenişehir’de bir Öğle Vakti kitabına götürmesi, tamamen tesadüf. Sevgi Soysal’ın Tante Rosa’sını kulüpte okumuştuk, bu vesile ile yazarla tanışmıştım. Fakat Yenişehir’de bir Öğle Vakti beklediğimden de iyi. Hele de dizinin üzerine harika gitti. 


Hani elli yılda hiç mi bir şey değişmez bir memlekette? 


... Eve alınması mutlaka"gerekli"eşya için karılarına surat asmaktan usanmış kocaları, ev ihtiyaçlarını hayatın merkezi sanan dar görüşlü ev kadınlarını,ev eşyalarında hiç bıkmadan yenilik ve değişiklik yaparak hayatlarını renklendirdiklerini sanan ve belki de hayatlarında sadece bu alanda ilerleyen aileleri, yeni kuracakları yuvayı döşemekten anlaşılmaz bir tat çıkaran nişanlıları, kafeslerine delice meraklı, kafesleri için durmadan para ve emek tüketen tutsak kuşları, hem alışveriş edip hem de bundan şikayetçi olanları ayırt etmiyordu mağaza müdürü...


Uzun zamandır bir kitap için “elimden bırakamıyorum” dediğimi hatırlamıyorum. Hatta şu anda bile dönüp okumak için sabırsızlanıyorum. 

6 yorum:

  1. Ah o kitap bana Sevgi Soysal'ı tanıtan kitaptır. Daha bugün konuştuk kardeşimle. Üniversite 1 deydim sanırım, Bilgi Yayınevi'nin o dar ve uzun kitaplarından çıkmıştı, hala o kitap kitaplığımda ama binbir yamayla. O kadar çok okudum ve okuttum ki, yeni baskı alıp onu elden çıkarmaya içim elvermiyor, yaşanmışlık var o sayfalarda. O kadar erken gitmeseydi ne olurdu diye düşünmüşlüğüm çoktur Sevgi Soysal için. Yürümek de çok güzeldir ve Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu. Yazın "Yürümek"i yazdığı evin önünden geçtik Ankara'da, sanki balkonda oturuyormuş gibi geldi. Keyfin hiç bozulmasın Yelizcim, kurabiye kokuların ve kitapların da hiç eksik olmasın...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ay yürümek de var bende, mutlaka okumalıyım. Çok genç kaybetmişiz Sevgi Soysalı, daha yaşasa kimbilir topluma, edebiyat nasıl katkıları olurdu...

      Sil
  2. Galiba lisedeydim okuduğumda. Çok iyi bir edebiyat öğretmenimiz vardı, o tavsiye etmişti.
    Tekrar okumak istedim şimdi ben de.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel bir öğretmenmiş ya benim hiç böyle edebiyat öğretmenim olmadı. Belki de fen lisesinde okuduğum içindir:(

      Sil
  3. Diziyi az önce bitirdim. Hemen sonrasinda gezinirken yazına denk geldim Yeliz. Gerçi bu ara o dizi de her yerde. Keşke bir yorum bir analiz burada patlatsan. Benim peri karakteri baya ilgimi çekti. Yenişehir'de öğle vakti kitabını sene 98'di, Ankara'ya tasindigim sene okumustum. Hikaye Z çok silinse de her satırından ne kadar zevk aldığımı dün gibi animsiyorum. Keşke bir daha okusam bu ara.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ay yazdıydım silinmiş.:( analiz yapacak kadar derin izler bırakmadı bende. Özellikle senaryo ve öykü çok da etkilemedi. İzledikten sonra öncesine göre bana yeni bir şey öğretmedi, algımı fikrimi değiştirmedi. Yani benim için yeni bir şey yoktu. Herhangi bir türk dizisi keyfini aldım, oyunculukları ve çekimleri çok beğendim. Seküler kesime de iyi giydirmiş özeleştiri yapmış sanki.

      Sil