21 Ocak 2023 Cumartesi

Okumalara doyamamak

Geçen haftaydı…

Baktım yağmurun dineceği yok, baktım, bizim evin pipilileri öğlenden başladılar maç izlemeye, bastım çıktım dışarı. En favori parkım, kuvvetli rüzgar sebebi ve emniyet kaygısıyla kapatılmıştı. Ben de güzergahımı değiştirdim, mahalle aralarında yeni evler yeni dükkanlar, semtler keşfetmeye yöneldim. Bariz bir düzenleme dikkatimi çekti, tepelerde büyük bahçeli, çok pahalı olduğu her halinden belli evler göze çarparken, tren istasyonu ve tramvay duraklarına yakın sokaklar görece küçük, bitişik nizam sıra evlerden oluşuyor. Merkez cadde ise dükkan üstü evlerle dolu. Vaktiyle esnaf altta dükkanı üstte dairesi şeklinde yaşarmış buralarda. Gelenek devam ettirilmiyor, üst evler daire daire bölünüp kiralanıyormuş şimdilerde. 

Böyle böyle yağmur altında sekiz kilometre yürümüşüm. 

Yürürken bana “Çatı katı aşıkları” (Şükran Yiğit) eşlik etti, hatta bitti. Yürürken kitap dinlemek ne keyif! Özellikle de benim gibi müzik kültürü olmayan biri için. İlker, “kitap okuyamadığın zamanlarda bile kitap okuyabileceğin bir yol buldun, vallahi bravo” diye takılıyor bana. Evet ya, ütü yaparken de dinliyorum, zira ütü dizisi bulmakla uğraşmama gerek yok. Ama şimdi kitabım bittiğine göre yeni bir yürüyüş arkadaşına ihtiyacım var, Var mı önerisi olan?



Öneri demişken Çatıkatı Aşıklarında bir kitaptan bahsedilir, Günlerin Köpüğü …

Bir kitap başka bir kitaptan bahsediyorsa, bunu yazarın bir önerisi kabul ederim, nitekim derhal okumaya başladım. Boris Vian’ın ilginç dünyasıyla Elvan sayesinde üniversitede tanışmıştım, bu kitap da beni daha ilk sayfalarda yakaladı. Şimdilik sakin sakin gidiyor, keyifli.

Madem önerilerden gidiyoruz, o zaman canım Bahar’ın önerisi çok ilginç bir kitabı da ben önereyim: 

Kahve soğumadan önce

Bir kahve içimlik süre için geçmişe gidebilme şansı. Hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini bilerek, sadece o ana gitmek. Çok etkileyici hikayeler vardı. Japon edebiyatının sade ama vurucu dokunuşları iz bırakıyor. Bende yine bir Murakami okuma isteği uyandırdı bu kitap. 


Bir de hiç öneriye gerek olmadan gözü kapalı okuduklarım var, hatta birkaç defa, sadece o bildiğim dünyalara tekrar girebilmek için bildiğim sakin huzurlu konfora kendimi teslim ettiğim şahane kitaplar, yani klasikler. Benim favorim tüm zamanların en karmaşık ve en şahane karakteri Elizabeth ve ah tabii ki Darcy. İstanbul’dan dönerken bitiverdi, yolculuğun kalanında ne yapacağımı şaşırdım.


İstanbul evet iş için birkaç günlüğüne oradaydım, anlatmazsam çatlarım ama sonraki posta artık.
 




2 yorum:

  1. Defne Suman Kahvaltı Sofrası dinlemenizi öneririm.

    YanıtlaSil
  2. Fuat Sevimay'ın Anarşık'ını önereyim ve Kapalı Çarşı'sını. Seslendirmeni pek sevemedim ama kitaplar harika.
    Sezgin Kaymaz'ın Emre Melemez tarafından seslendirilen kitapları, Bugün Bize Kim Geldi ile başlayıp sonra külliyatı bitirdim😅
    Bihter Dinçel'den Keşke Unutsam ve Devrim Yakut'tan Aklımın Aynalı Çarşısı müthiş. İkisi de hem yazmış hem seslendirmiş. Hayran kaldım.
    Şükran Yiğit'in diger kitapları da güzel eşlik ediyor yollara, çamaşır katlamalara falan 🙂
    Afşin Kum'un Kübra'si ve Sıcak Kafa 'sı...
    Şebnem İşiguzel İstanbullu Amazonlar

    YanıtlaSil