3 Aralık 2013 Salı

Hafıza kartları ve Matematiğin büyüsü

Arca artık hezimete uğratmanın ne anlama geldiğini biliyor. Sık sık ana babasının ve hatta bu oyun kartlarını kendisine hediye eden Nadire teyzesinin üzerinde tecrübe ediyor. Hangimiz daha az hezimete uğradığımızın çetelesini tutuyoruz. Yani Arca ve diğerleri şeklinde bir rekabet söz konusu.

72 tane kart var ve ortalama 30 kart toplayabilme kabiliyetimle, bu İlker-NA-Yeliz üçlüsünün yine en başarılısı yani daha hafif hezimete uğrayanı benim. En kötüsünün 18 kart ile İlker olduğunu sanıyordum, Arca düzeltti, NA’nın bir 12’lik rekoru varmış. Yer cücesi yeminle sıraya diziyor bizi. Sabah kalkar kalkmaz NA’yı kartları hazırlayarak bekliyor, hop ifadesi alınıyor. Yetmiyor, evkadınlarının güne giderken yanlarında örgü-tığ işi götürmeleri gibi hafıza kartları oradan oraya taşınıyor. Sonra sıra akşamları bana geliyor. Şaşmıyor tokatlıyor. Nasıl bir hafıza anlaşılır gibi değil. Köşe bucak sudoku çözmeye başlayacağım, hafıza güçlendirmeye birebir diyorlar.
Bazı hileler yapıyor, ben biraz çakar gibi oldum, o zaten başladı anlatmaya; “bak annem şu Şimşek Mcqueenli olanın ucunu kıvırdım, eşini bulursam bunu açıyorum” gel gör ki ben onun kıvırdıklarını bile unutuyorum, hile yapsa ne olacak?


Geçen akşam artık işi iyice geyiğe vurduk, İlker “Yeliz rezaletin kitabını yazıyor” diye dalgasını geçerken Arca kitabın adını bulmuştu: “Yeliz hezimete uğradı”.
Bir de nasıl ukela; İlker "babacım bu akşam ben yeneceğim göreceksin" diyor, Arca yapıştırıyor lafı: "onu hiç düşünemiyorum baba!"
Peh biz senin hezimete eziyet dediğin günleri de biliriz, hezimete uğramayı da en iyi biz biliriz, senden de öğrenecek değiliz!
Baktım egom fena halde tarumar, ben de matematiğin büyüsü diye bir şey uydurdum. Şimdi oyunu bitiriyoruz. Herkes aldığı kartı sayacak. Önce ben sayıyorum, mesela 30. Ohmmm diyor transa geçiyorum, senin de 42 kartın var diyorum. Bizim cüce önce yok canım diyor, oturup sayıyordu, bir iki üç derken baktı ben her defasında tutturuyorum. Büyü yaptığımı sandı, kıyamam. Bozmadım, epey dalgamı geçtim (yenilmekten tarumar olmuş ego tedavisi) Sonra tabii ana yüreği dayanamadı, benim değil matematiğin büyüsü olduğunu daha doğrusu basit bir çıkarma işlemi olduğunu anlattım. Anlatmayaydım iyiydi, şimdi iki basamakların çıkarma işlemiyle ilgili sorular sorup duruyor. Aaa yeter len! sen önce üçten ikiyi çıkar, başlatma matematiğinden aritmetiğinden!

9 yorum:

  1. en sevdigim oyundu kucukken hala da bayilirim. Arca kapisalim mi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dedim ki arcaya benim arkadaşım var gülçin ingiltere ve hollanda hafıza kartı şampiyonu kendisi. Yenecekmiş seni dedim. Gelsin onu da hezimete uğratayım dedi:)) uuuu rekabet kızışıyor. Göreyim seni gülçin al intikamımızı yetişkin dayanışması:)

      Sil
  2. Süper yaa! Ne güzel işte matematiğe şimdiden merak sarmış ilk okulda rahat edersiniz. Ben de oğlumun büyüyüp beni hezimete uğratacağı günleri dört gözle (henüz 4,5 aylık kendisi)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tadını çıkar nasıl olsa büyüyorşar :(

      Sil
  3. Güzel bir Arca yazısı olmuş Yeliz... İnsan anne-baba da olsa hezimete uğramak zormuş demek ki. Ama' Matematiğin Büyüsü' numarasıyla uğradığın hezimetin intikamını almışsın. Neyse ki yine ana yüreğin dayanamamış. İnsan kıyar mı şu çocuğa ya: Arcaaa kahramanımızsın, uğrat herkesi hezimete :))))

    YanıtlaSil
  4. Matematiğin büyüsü güzel kandırmaca olmuş ama yazık Arca'ya :) Gerçi sen Arca'yı parkta tanımadığı bir çocuğun oyuncaklarına bakıp kıvranırken de fotoğraflamıştın, yavrum nasıl çaresiz görünüyordu.. Hep çocuklar mı acımasız olacak , arada anneler de acımasız olabiliyor işte böyle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ya işte biz de böyle alıyoruz intikamımızı

      Sil