26 Ekim 2009 Pazartesi

bunu saymıyoruz, 2 hafta sonrasını ayarlıyoruz


Cuma akşamı Nazlılardaydık, cumartesiye boyacı ayarlamışlar, boya kokusundan etkilenmemek için cumartesi sizde ikamet edebilir miyiz dediler... ne demek başımızla. ancak benim 5 eylülden beri ertelenen blog buluşmam var, mutlaka gitmem lazım. Sen de gel dedim nasıl olsa cansuyu da blog alemi az çok tanıyor. Olur..
Sabah 8 de bizdelerdi. Bi güzel kahvaltı, sohbet derken Cansu ateşlendi, aşıdan muhtemelen, Nazlılar gelmemeye karar verdi, o arada öğlen hiç uyumayan Arca cücesinin uyuyacağı tuttu. Nazlıları evde bıraktık ama biz ancak 3 te katılabildik. Mekan güzel, dostlar güzel, bebişler şahane. Artık Tunaya bebek demeye dilim varmıyor. Koşan oynayan kocaman bir çocuk!! Hastasıyım o kaşların:) Ela tam da resimlerdeki gibi, nefis bir bebek... Evet sarışınlık hemen göze çarpıyor...ama ortayaşlarında 2 bayanın Elayı erkek sanması ve hatta ısrar etmesi hakketten gıcıktı. Kibar ama itici gülümsememle kışkışlamaya çalıştım ama hanımlara pek sökmedi:) Kuzu Elanın annesi, hani o ne zamandır tanıyormuşum hissiyatını verenlerden. Tunanın cıvıl cıvıllığı, Elanın sakinliği ve tatlılığına tezat Arca tam bir suratsızdı. Tam artık gideceğiz, gülümseyesi tuttu. Ya biz İlkerle güleryüzlü tipleriz bu velet kime çekmiş bilmiyorum. Bir de durmak bilmedi, herşeye saldırdı. Allahtan Hülya nefis bir kek getirmiş de az bişey yedirdik de sakinleşti. Bu arada Arca'dan ciddi şikayetçiyim, içim döktüm rahatladım:)

Evde bi dolu insan bırakıp geldiğim için çok kalamadım, sonra dışarda zor olduğuna ve 2 hafta sonra Elalara gitmeye karar verdik.

Not: kuzuuu & hulyaaa, bende hiç foto yokmuş, ancak bunları çekmişim sizin gibi güzel güzel mail atamadım, buraya ekleyiverdim.

7 yıl önce bugün

26 Ekim 2002 ...
evlilik macerasına adım attık...
şimdi geriye baktığımızda o toy halimizle ne kadar doğru bir karar verdiğimizi anlıyoruz.
iyi ki evlenmişiz:)

25 Ekim 2009 Pazar

25 Ekim 2009... öğlen saatleri...


Canım oğlum,
seni dünyaya getirten Gülnur teyzemiz kansere yenik düşerek aramızdan ayrıldı. Son dakikalarında yanında olabilmek umarım onu da bizim kadar mutlu etmiştir.
sanıyorum sen onun dünyaya getirttiğin son bebektin...
...

23 Ekim 2009 Cuma

8. ayımızı tamamlarken... Balkabağı Arca

Dün İstanbuldaydım, önceki gecenin uykusuzluğuna rağmen zararsız atlattım gibi:)
Bu arada bu defa gerçekten mahvetti Arca bizi. 4 gibi uyanıp hiç uyumadı.
Ben İstanbuldayken Ümit abla ile parka gitmişler ve balkabağı tadındaki cüceyi arı sokmuş:)
Ümit abla tabii çok telaşlanmış, bilmiyoruz ki alerjisi var mı! Hemen buz ve jel sürmüş, ben geldiğimde birşeysi kalmamıştı. çok çıldırdık birbirimize, deli gibi kudurduk, özlemişiz, sanki hergün aynı saatlerde ayrılmıyormuşuz gibi:)

Artık sorgular olduğum bir doktor kontrolümüz vardı salı günü.
Hani herşey iyi gibi, gerek var mı diyordum ki, meğer grip aşısının 2. dozu verilecekmiş. Zaten Arca yolda uyudu, biz de akşamın o saati doktorla Türkiyeyi kurtaran bir sohbet yapma fırsatı bulduk. Haburdan giren PKK lı teröristlerin salıverildiğini kendisinden öğrendik, hep birlikte köpürdük, hükümetin altından girdik, muhalefetin üstünden çıktık, Arca uyandı, muayenemizi olduk:)

- öksürüğün ilaçla tedavi edilmesi gereken bir durumu yok. Burnumuzu temizlemeye devam, keçiboynuzu pekmezi faydalı birşey ama öksürüğe değil, yani medet ummanın anlamı yok. Ama ıhlamur içirilebilir.

- Hiç kilo almamışız, buna sevineceğimi hiç tahmin etmezdim. Ama artık hımbıllığın üst sınırını zorlamaktaydık. Doktor hala stokta 5 ay yetecek kilonun bulunduğunu söyledi. Ayrıca hareket, uykusuzluk, huysuzluk sebebi ile kilonun artmamasını normal karşıladı. Boyumuz 1,5 cm uzayarak 72 cm olmuş, güzel... büyüyoruz ama artık enine değil boyuna, sevindirici...

- Arca doktordan acayip tırsıyor, doktor yanından uzaklaşsa bile yandan yandan kesiyor, gardını alıyor, yaklaştı mı dudak büküyor.

- Ek gıda öykümüzü dinledi. Yediklerimizi onayladı. Ama eline havuç vermeyin, büyük parçalar koparabilir, riskli olabilir dedi. Sadece ekmek gibi ağzında ıslatabileceği şeyler vereceğiz.

- Süt stoklarımızın bittiği haberini verdik. Tamamdır artık sadece ek gıdalarla devam edebiliriz. Zaten endişeli değildim, geçişi yapıyor, dedi. Ne yalan söyleyeyim, oh çektim. Süt sağmak gerçekten yıpratıcı bir durum. Buradan 6 ay boyunca meme almayan Nile sadece pompayla sağıp veren kuzen Zühreye selam ediyorum, ablacım çok zor iş!!! Yine emeceğiz ama, onda sıkıntı yok. Ben artık günde 1 defa sağacağım, o da stok olacak, artık bi ara kullanırız. Sabah, akşam ve gece emerek süt yettiği ve olduğu sürece devam... Sağabildikçe stok... Formülümüz böyle. Bakalım sadece ek gıdalarla nasıl olacak, göreceğiz.

- Gece uyanmalarımızı, acaba gündüz çok mu uyuyor şeklinde bir soru işaretine çevirdi. Bence hayır ama belki artık 3 değil de 2 saatlik toplam uyku Arcaya yetecek olabilir. İki gündür 3 uykunun birini iptal ettik, değişen birşey yok. Bence bu tez çürür:)

- Nitekim diş kontrolü sonrası bu tez direkt çürüdü:) Gece uykusuzluklarımızın sebebi büyük olasılıkla o hain pirinç taneleri:) Bütün dişler şişmiş ve alttakiler daha önce gelebilir. Ay gelsin artık bana gına geldi!!! Sabır sabır yaaa sabır çekiyoruz İlkerle:)

Doktor kontrolümüz böyle geçti...

UNUTMADAN... Domuz gribi aşısı hakkında ne düşündüğünü sorduk. Kendisinin de 15 aylık bir kızı var. Dedi ki ben kızıma aşı yapmayacağım. Ama önlem olarak da (diğer önlemlerin yanı sıra) kızımı alışveriş merkezi ve hipermarketlere, insanların yoğunlukta olduğu kapalı mekanlara götürmeyeceğim. Aşı hakkında bildiklerim bana böyle bir karar aldırdı. Bizim de içimize sinmiyordu zaten, konu kapandı.

Arca cücesi napıyor? Bakalım bakalım:

- elindeki aynada kendini öpüyor, sanırım narsist olacağız:)
- en sevdiğimiz oyuncaklar panda ve zuzu, hayvanları seviyoruz.
- oyuncağını alıp "benim olsun" deyince acayip sinirleniyor, paylaşma duygumuz pek yok ama benimseme olayı güzel. (çocuğuna toz konduramayan anne tesellisi)
- suya "bu" diyor!!
- "gel gel" öğrendik... tembeliz ya oyuncak uzağa gidince almaya kasmıyoruz "geh geh" demek suretiyle yanımza çağırıyoruz.
- tüm bunlara rağmen Ümit abla Arcanın geç konuşacağını düşünüyor. Aklıma Özgür annenin bir postu geldi, Einstein da 4 yaşına kadar konuşmamış:)))
- uykudan uyanınca masaja bayılıyor, ve öncesinde, ve ne zaman istersek... anasına çekmiş, illa ellenecek:)
- birlikte karşılıklı oturuyoruz, hooop kolları açıp sarılıyor.. böyle bir duygu tatmış olmak imkansız. defalarca yapıyoruz ve hep aynı mutluluk, etkisi hiç geçmiyor.
- emeklemeye niyet yok. hani olsa sanki becerecek o göbekle:)) hemen hergün idman yapıyoruz, ııhh olmayacak, bizimki oturan boğa!!
- ama ellerini tuttun mu hop ayağa kalkmaya çalışıyor, koltuk kenarında sıralıyor, yardımla koltuğa tırmanıyor. Belki emeklemeden yürüyecek, bilinmez. Ama emeklese de yürüse de öyle kısa vade görünmüyor.
- bazen yemek konusunda kendini aşıyor. geçen akşam 3 kase et sulu tarhana çorbası yedi, hem de 2 memeyi hüplettikten hemen sonra:) bazen imkan yok ağzını açmıyor hem de 1 gün önce yediği yemeğe!! İlginç ...
- kaç kaç oyununa bayılıyor. Şöyle ki... İlker kucağına alıyor, ben arkalarından yakalarmış gibi yapıyorum, bütün evi bu şekilde koşturuyoruz, kahkahalardan katılıyor.
- Oyun istiyorsa illa ki hissettiriyor, bakıyor, tahrik ediyor, ne yapıp edip kendisi ile oynamanı sağlıyor.

daha kimbilir neler var da unutuyor insan...

oooh bugün cuma, yarın buluşma, haftasonu ooooh ne ala

21 Ekim 2009 Çarşamba

mim

Sevgili Can'ın Güncesi ve Birinci Tekir Şahıs mimlemiş beni.
Teşekkür ediyor, yazıyorum efem...


Bloguna neden bu ismi verdin?

Çok basit ama...
Çorba içmeyi seviyorum. Ve hergün içiyorum:)
Bu blog yazılmaya başlandığında daha çok mutfak, sinema, kitap üzerine günlük yazılar olarak düşünülmüştü ve yaklaşık 6 ay kadar bu şekilde devam etti. Hem mutfağa gönderme hem de çorba olmuş gündemden haberler ... Annelik gündeme oturunca adını değiştirmedim, öylece kaldı.

Bloguna yazarken star tribiyle olmazsa olmaz dediğin şeyler var mı?

Arca uyurken...
Böyle bir blog ismi var (Cem galiba) çok beğenmiştim.
veya işte... aslında işte daha çok okuyorum, süt sağarken. aklıma gelenleri not düşüyorum, akşam detaylandırıyorum.

En son satın aldığın garip şey nedir?
parlament mavisi hışır hışır kapri!! Aslında hiç tarzım değildir ama çok ucuz ve rahattı, Nazlı al mutlaka deyince kıramadım, giyiyorum da, fena bi seçim değilmiş:)

Şeker gibi olduğun anlar?
Arcayla oynarken
Arca yemek yiyince, kahkahalarla katılınca
Arca tüm gece uyumuşsa
masajdan sonra
banyodan çıkınca
ev temizse ama ben temizlememişsem

Arkadaşım, artık sormayın dediğin şeyler?
bir ara emiyor mu, aa sadece anne sütü mü alıyor,
ismi arca mı? aa ne ilginç, anlamı ne? ardaaa hayır arca!!!
.........

Aynaya bakınca gördüğün?
genelde güzel buluyorum, ama bi ara aynadaki aksimle aramız pek iyi değildi. şimdi iyiyiz

Kendini okutan blog dediğin?

imla kurallarına uyacak.
özellikle ayrı ve bitişik de lere çok takar oldum son zamanlar.
içten olacak.
deneyimleri paylaşacak
özellikle kitap film tavsiyelerine bayılıyorum

Bu blog sahibi-sahibesiyle karşılaşabileceğin yerler?
Güzelbahçede kahvaltı yaparken veya balık yerken
Kitapçılarda birşeyler karıştırırken
Sahilde yürüyüş yaparken
Reyhanda cheesecake götürürken:)

Peki ben kimleri mimliyorum?
sevgili ruhdağı
canım zeren
(bu ikisi her daim tarafımdan mimlenir:) )
kuzunun annesi
ömer tunanın annesi

18 Ekim 2009 Pazar

Çoook bilinmeyenli denklem!!

Arcanın uyku sorunu var!!
Artık kabul etmeliyim.
Aslında gündüz uykularımız düzenli.
Sabahları 1-1,5 saat öğlen genelde 45 dakikalık kestirme ve öğleden sonra 1 saat kadar (toplamda 2 saatten az 4 saatten fazla olmayan gündüz uykusu şeklinde özetlenebilir) uyuyor.
Akşam üzeri 5 ten sonra uyumuyor ve akşam 7 buçuk gibi yemeğini yedikten sonra, oyun banyo derken en geç 9 buçuk gibi uyumuş oluyor. 11 gibi de uyku öğünü veriyorum.
Buraya kadar herşey normal. Son birkaç haftaya kadar bu şekilde sabah 6:30 - 7 bazen 7:30 da uyanırdı, gece hiç uyanmazdı. Şimdi?? Gece 2 den sonra bazen her saat başı bazen 2 saatte bir uyanıyor. Özellikle 5 buçuktan sonra uyutmak nerdeyse imkansız.
Ben napıyorum?
- Emzik verip uyutmaya çalışıyorum. Bazen uyuyor, bazen uyumuyor
- Su veriyorum, diş jeli sürüyorum. Bunlar da her zaman çare olmuyor.
- Artık 5 buçukta iyice uykusu açılmış halde uyanınca bazen yanıma alıyorum, yatakta oynarken konuşurken bazen uyuyor, 1 saat kadar...

Tracy'i tekrar okudum, İlkerle istişarelerde bulundum, işin içinden çıkamadım.
- Acıktığı için mi uyanıyor ?? 1 ay öncesine kadar gece 10 ve 12 de emzirirdim, sonra artık uyku öğününü kaldıralım dedim, teke düşürmekle ilk adımı attım ve 1 aydır sadece 11 de uyku öğünü veriyorum. Sorunsuz alıştı. 10 gün kadar hiç sorun olmadı. Tracy nin önerdiği gibi amacım bu saati daha erkene çekmek ve bir süre sonra tamamen kaldırmaktı. Sorunsuz geçen günlerden sonra bir anda gece uyanmaları başlayınca 11 de takıldık kaldık. Şimdi kesmeye cesaret edemiyorum. Ama acıktığı için olduğunu da sanmıyorum. Öyle olsa deli gibi ağlamaz mı? Sabah kalkar kalmaz da meme vermiyorum, sabredebiliyor, huysuz değil. Açlığı eliyorum bu durumda

- Diş mi?? Tamam Ümit abla ne zamandır köpek dişlerinden şüpheleniyor, damaklar şişti diyor ama şimdiye kadar 4 diş çıkardı, hiç bu kadar uzun sürmedi. Dilekolay 3 hafta!!! şimdiye hepsini çıkarması gerekirdi!! Evet arada gece diş jeli sürünce uyuyor tekrar ama sonra yine 2 saat sonra uyanıyor. Diş hala soru işareti???

- Hırlıyor. Burnu hep dolu gibi, sürekli temizliyoruz ama bazen geceleri öksürüğe çeviriyor. Ateş halsizlik yok hala, ilaç almıyoruz bu durumda... Acaba bu mu rahatsız ediyor... Doğal yöntemler de pek işe yaramıyor??

- Emzik bir proba mı dönüşüyor? Arca sadece uykudan önce emzik alıyor, bundan başka zamanlarda kesinlikle emzik almıyor. Takip ediyorum, uykuya daldıktan sonra emziği atıyor ama uyanmıyor. Gece ise tekrar uykuya dalsın diye emzik veriyorum, emziği atınca uyanıyor. Acaba emzik proba mı dönüşüyor?? Ama öylr olsa ilk uyuttuğumda da aynı şeyler yaşanmaz mı?

- uykuyu mu alıyor desem yok değil, ne gündüz çok uyuyor ne gece erkenden yatıyor. Belki uyku yetiyor??

- büyüme atağı vakti de değil??

????
çok kısa bir sabah uykusundan uyandı az önce, kendisine dedim ki :"senin huysuzluklarını arkadaşlarının annelerine şikayet ediyorum!!" Utanır mı bilmem, ne zaman bitecek, bilmem, geçecek mi? huy mu değiştiriyoruz??? hiç bilemiyorum, ama bir süredir zor zamanlar yaşıyoruz sabırlar tükenmek üzere...

15 Ekim 2009 Perşembe

Tatil...

Her yıl tatil deniz kıyısında kaçamaktı, ama heyecanlı atraksiyonlu ama sakin dingin.. Bu yıl başkaydı.

Tatil ... evde yarım kalmış işleri bitirmek ... yatak odası, ayakkabılık, Arca'nın odası... gereksizleri atmak, vermek, rahatlamak hafiflemek

Tatil ... canımı kısa süreli sıkan o iş çözülmesi ile rahat bir nefes almak:)

Pazara gitmek ... İlkerin kardeşiyle sabahın 7:30 unda buluşup Bostanlı Pazarı yaptık. Doğma büyüme İzmirli olan ben ömrü hayatımda ilk defa Bostanlı pazarına gittim. Heyecanlıydım, alışveriş de yaptım ama öyle aman aman biyer değilmiş. Nerde eski Etiler pazarı:) o da kalktı galiba şimdilerde:)

Rakı balık yapmak ... Biz Arcayla olayın sadece balık kısmına eşlik edebildik. Levrek yedi bebişim ilk defa ve somon ile çipuraya göre daha iştahlı yaklaştı:)

Kuaföre gitmek ... Küt bonus kafamdan sıkılmıştım Tina Turner katlı modele geçiş yaptım, yakında sıfıra vurduracağım oh sen rahat ben rahat. Dalgalı saç!! ıııyyy gına geldi valla.

Alışveriş yapmak... Nazlı (cansunun annesi) ve Aslı (cansunun teyzesi) - bu ikiliyi seviyorum:) Beni alıp şirketlerinin yakınındaki Koton outlete götürdüler. Nazlı henüz doğum kilolarını veremediği için alışveriş zevkini üzerimde tatmin etmeye karar verdi, kendisi artık imaj maker'ım!! Hiç sakıncası yok, zira ben alışveriş konusunda çok kötü ve cimriyimdir. O gittiğimiz yer süperdi, İzmirli arkadaşlara şiddetle tavsiye!! 10 liraya etek pantolon bulmak mümkün:) En azından işe giyebileceğim kıyafetlerim oldu.

Evde yayılmak... bilgisayarı açmamak... yemek yapmak... Nazlılarla kahve içmek, çoook geç yatmak, Aylardır görmediğim canım Denizimi görmek, sohbet etmek... Hemen her gece dışarıda olmak...

ve...
Arca ile mutlu saatler geçirmek...

ve de mutsuz huzursuz geceler... Evet Arca yine her gece defalarca uyanıyor. Abartmıyorum çünkü sayamadım kaç gece oldu:)
Diş olduğunu düşünüyoruz. Köpek dişleri iyice kızarmış şişmiş. Ama artık çıksın yaaa!! bize de yazık ona da. Jel filan da kar etmiyor. Sadece geçsin diye dua ediyoruz...

Ayrıca son 1 haftadır öksürüyoruz. Ben de Arca da... Sanırım ben üşüttüm, sıcak yataktan gece defalarca kalkmak beni fena yaptı galiba. Arca'nın burun akıntısı var ve genizden akıp öksürük balgam yapıyor. Doktorla 2 defa konuştum. Ateş, halsizlik olmadığı sürece mevsim geçişlerinden kaynaklanan bu nezlenin 1-2 haftada geçeceğini ilaç kullanmamak gerektiğini söyledi. Burnunu günde birkaç defa temizliyoruz. Zaten keyfi gündüzleri yerinde. Gece artık diş mi tıkanıklık bilinmez - belki ikisi birden - rahatsız. Öksürük için zeytinyağı içiriyoruz arada. Bir de keçiboynuzu pekmezi deneyeceğim, nasıl olsa doğal ürünler, bebişe ilaç kullanmaktansa... Var mı başka öneriler?

Tatil önceki yıllardan çook farklıydı, yorucuydu ama tatlıydı. Şimdi iş zamanı!