Yazılar posta kutuna gelsin mi?

23 Aralık 2017 Cumartesi

Muhteremin "ölüyü dirilten et suyu" tarifi

Geçenlerde bir akşam iş dönüşü epey yorulmuşum, hani nasıl derler dokunsalar yıkılacağım. Asansöre bindim, kapısı açıldığı anda burnuma enfes bir koku geldi. Hmm birileri nefis bir şey pişirmiş... Üçüncü kata geldiğimde aşağıdaki kokunun sadece bir fragman olduğunu anlamıştım. Sabırsızca anahtarı arandım ve nihayet eve girdim. O koku evet sadece o koku şahsımı diriltmeye yetti. İlker'in pişirdiği sadece ve sadece et suyuymuş. Sadece demek haksızlık oluyor ama öyle...

Muhteremin mutfakta yarattığı harikalara "makarna pişirdi" "et suyu hazırladı" "mantar çorbası yaptı" gibi cümleler sarf etmek de öyle...



Bizim muhterem, Belçika'ya geldiğinin ikinci haftasında, araştırmacı kişiliği sayesinde doğma büyüme Brüksellilerin bilmediği semt pazarlarını, mezbaları ve hatta balık hallerini keşfetmiş durumdaydı. Gerek anasından görmüşlüğü, gerek karısıyla yaşamışlığı var, her hafta pazara gitmezse bir şeyler gıdıklar kocamı, katar pazar arabasını peşine yollanır pazara. Neden? Çünkü iyi yemeğin en önemli kriterinin malzemeyi bizzat seçmek olduğunu bilir.

Balığını kendi seçer, kendi temizler. Etini kendi hazırlar. Küşlemesinden (kuzu bonfilesi) kaskisine (kuzu sırtı) bir kuzunun yarısından her parçayı, bir kasap becerisinde çıkarabilir. Nitekim geçen haftaki icratını paylaştığı İzmir'deki kasabımız Aydın abi, kendisiyle gurur duyduğunu söylerken Kayıkçılar'ın bir şubesini Brüksel'de açmayı teklif etti. Neden olmasın?

Lakin muhterem gastronomide çeşitlilikten yana. Bugün chateaubriand icra ediyorsa, ertesi gün somon ızgara yapıyor, başka gün lazanyaya yorumunu katıyor. Öyle yani... Bak mesela ben bu satırları yazarken ertesi akşam yapacağı somon ızgara için youtube kanallarını geziyoruz. Kim nasıl yapıyor, izliyor, sonra şahsımla paylaşıyor (ben de gurme olmasam da anlarım az buçuk) istişarelerde bulunuyoruz, sonra kendisi ortaya tamamen kendine ait bir şey koyuyor, ben şok!

Ondaki bu pişirme aşkının sonu nereye varacak bilmiyorum. İzmir'deyken de her hafta sonu muhteşem bir şeyler pişirirdi ama şimdi vakti, yepisyeni malzemeleri ve şevki yerinde iken coştu, durduramıyoruz (youtube kanalımı muhteremin tariflerine ayırmak istiyorum ama kamera karşısında ikimiz de saçma insanlara dönüşüyoruz). 

Evet kilo aldım, geldiğimden beri vermiş olduğum 3 kilonun üzerine geldiklerinden beri, en az 5 kilo aldım, peh!

Uzun lafın kısası zor zamanlar... Bir yanda yaşın kırka dayanmış, alınan kilolar geri verilmiyor, bir yanda muhteremin leziz yemekleri... Allah dostumun başına versin amin...

Neyse ki bizimkilerin oturma izni çıktı, kimlik kartları geldi. Dil kursuna gidip mutfaktan biraz uzaklaşacak, diye seviniyorum tabii ki sadece dötümün ve göbeğimin formu için. Ama o zamana kadar, ölüyü bile dirilteceğine inandığım et suyuyla teselli bulacak, siz çok sevgili günün çorbası sevenleriyle paylaşacağım.

Malzemeler (tabii ki çeşitlendirilebilir ama İlker aşağıdakileri kullandı)
Etli kemikler
Soğan
Havuç
kereviz sapı
tane karabiber
iki diş sarımsak
taze biberiye iki dal
taze kekik
defne yaprağı
az tuz

Hepsini düdüklü tencereye, üzerine de kemikli etleri koyup su ilave ediyor ve ağır ağır pişmesini bekliyor.


Ve... soğuduktan sonra buzluk poşetleri ile küçük kaplara koyup buzluğa atıyoruz, çorbaya pilava makarna sosuna lazım oldu mu, kullanıveriyoruz. Muhteremin bir sonraki tarifine kadar esen kalın.

7 yorum:

  1. Selam, tam anlamadım da ben yapmak istiyorum bunu. Bir kaç sorum var izninizle :-)
    Piştikten sonra diğer malzemeleri kenara bırakıp sadece suyunu mu saklıyoruz? Bu şekilde çorba şeklinde de yenmez mi? Ve düdüklü tencere olmadan nasıl pişer bir de o konuda yardım şey edebilirsem çok sevineceğim:-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen piştikten sonra malzemeyi tel süzgeçten geçirip sadece suyunu saklıyoruz. Bu haliyle çorba biraz ağır olur bence. Düdüklü olmadan da olur ama sadece biraz daha uzun sürer pişmesi. Şimdiden şifa olsun :) sevgiler

      Sil
  2. Ocagin ilk gunu et suyu yaparsam butun yilim nasil gecer Yeliz'im. Denenecek ve corba canavari oglum ve corba icmez kizima pilavlara sizdirilmak suretiyle icirilecek BiZim muhterem biberiye ye bayilmiyor tadi baskin mi konmasa olur mu anlamaZsa sorun Yok AMA ondan kacmaz da ondan soruyorum. Operim cnm

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olur tabii biberiye koymasan da olur. Afiyet olsun şimdiden :)

      Sil
  3. Muhterm Lutfen bi blog acsin ve bu muhtesem tarifleri halk ile paylassin. Her posta yorum yazarim.Sozum soz!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katılıyorum.

      Pazara giden bir erkek. Ah bizimkine ne kadar ters bir durum.

      Sil
    2. Ben de diyorum ama yazmayı hiç sevmediği için sanmıyorum. Blogda ona ayrı bir sayfa açacağım, en iyisi bu :) aslında kamera karşısında doğal olabilsek youtube daha eğlenceli olur.

      Sil