20 Aralık 2009 Pazar

bugün pazar

Güzel bir haftasonu geçiyor. Dışarıda lodos fırtınası arada yağmur serpiştiriyor, üstelik güneş bile yüzünü gösteriyor.. İzmirin havasına kızına da!!

Cuma gecesi Arca nerdeyse deliksiz uyudu. Allahım ne güzel bir uykuydu o. Sabah İlkerin halası Uşaktan gelmiş, annesine gitmeye Arcayı tanıştırmaya karar verdik. İlker şantiyeye gitti, İlknur bizimle geldi. Arca oto koltuğuna alıştı, hiç sesini çıkarmadı. İlk bindiğinde kıyameti koparmıştı ama sonra alternatifsiz olduğunu anladı galiba. Arca yine ilk defa gördüğü akrabalarına mesafeli ama sıcak davrandı, tüm hünerlerini gösterdi, kendini sevdirdi. Uykusu gelince kaçtık, arabada mis gibi uyudu ama eve gelince cin!!! Hava da güzeldi, çocuksuz günlerde olsak, hadi arabayı park ediverelim, sahilde turlayalım, vitrinlere bakıp, kahve içelim diyebilirdik... İçim kaldı. Bizim dostların Arcayı göreceği gelmiş, erkenden damlayın akşam uykulu oluyor deyince fırın tavukları kaptıkları gibi geldiler. Arca da öğlen uyumayınca akşamüzeri uzuuun bir uykuya dalmıştı. Neysem pilavlar yapıldı, tavuklar yendi, Arca da akşam yemeği olarak sadece tavuk yedi. Arca teyzeleri ve amcaları ile deliler gibi oynayıp geç yattı. Bütün gece de bizi ayağa dikti. Yatır kaldır çok da başarılı sonuç verdi diyemeyeceğim ama en azından tekrar uykuya geçişte hala kullanıyoruz. Üstelik sabah da 6 da uyandı, 7 de kahvaltı edince erkenden uykusu geldi, onun sabah uykusunda ben de uyumuşum, hem de 3 saat!!! Uyandığımda yoğurdunu bitirmişti. İlker kahvaltı için kumru alıp geldi, çay + kumru yedik. Arca öğle yemeğini yedikten sonra uykuya yattı. Boyum kadar ütü var, mutfakta kumrudan kalanlar hala masada, ev akşam misafirlerinden kalma dandini!!! ama ben sadece kitap mı okusam blog mu yazsam diye düşünüyorum. Bu aralar herşeyi yapmak isteyip çok azına vakit bulabilmek zor. Hayatımın hiç bir döneminde 2 kitabı aynı anda okuma girşimim olmamışken şimdi Annelik Sanatı ve Kirpinin Zarafeti ni aynı anda götürmeye çalışıyorum. İkisinden aldığım tat farklı ve birinden birini öne alıp bitireyim de diğerine geçeyim demek araya uzun haftalar sokmak olacağı için bu yolu deniyorum. Kirpinin Zarafetini sevgili Zerende okumuş, daha kitabı elime almadan etkilenmiştim. Siparişteki bi dolu kitap arasından önceliği ona verdim ve pişman değilim. Bazen günde sadece birkaç sayfa okuyorum ama çok farklı bir tadı var:)

Dışarıda fırtına, elim tuşlarda, aklım kitapta, damağımda kafeinsizim, Arca uykuda oh ne ala ne ala...

17 Aralık 2009 Perşembe

Uyku günlüğü - SON ("yatır kaldır"da 2 haftamız bitti)

Uyku günlüğü için kapanışı yapma vakti geldi.
Okurun vaktini pek bi çaldık, merak edenler için nihayete erdirelim.

Arcanın uykuları düzeldi gibi gibi...
Evet hala gece 1 defa uyanıyor ama kim uyanmıyor ki? çişe kalkmıyor muyuz?
Mesela geçen gün sadece 4'te uyandı, birkaç Y/T den sonra uyudu.
Dün, ben henüz yatmamıştım, yarım gibi uyandı, emzikle uyudu, 6 gibi ezanla uyandı, birkaç Y/K 15 dakika daha uyumamı sağladı, sonra İlker de kalkmış 6 buçuk gibi yine Y/K yapmış, 7 çeyrekte uyandı:)
Bazı geceler 2 gibi uyandığı, 4-5 gibi tekrar kalktığı oluyor. Ama saat başı uyandığı geceler gibi değil.
Arca ilk birkaç günün sonunda kendi kendine uyumayı öğrenmişti. Gerçekten uykusu geldiğinde odasına çekilip koltuğa oturduğumuzda onu kucağımda dik tutup okşayıp sohbet ediyorum. Bir süre sonra zaten uykusu gelmiş olduğundan gözler gidiyor, hemen yatağa koyuyorum, kendi elleri ile oynamaya başladı mı uyuyacak demektir. Ama çok uğraşmama rağmen bir uyku arkadaşı edindiremedim. Panda büyük geldi, emzik oyuncak oldu, Plutoya ısınamadı, battaniye ile savaştı. Halbuki bir uyku arkadaşı işleri kolaylaştırabilirdi. Galiba bu arkadaş dayatma ile olmuyor, kendisinin benimsemesi lazım.

Ellerle oynuyor, yan yatıyor, ağlama yok, zaten geriye dönüp bakıyorum da öyle acayip ağlama olmadı. Jacoblı gecemiz hariç:)) Hülya ve Hayat bize geldiğinde meşhur koltukla tanıştılar ve olay temsili olarak bir defa da canlı aktarılmış oldu:)

Ben bu işi 100% Y/T ile başardım diyebilir miyim? Bence kendi kendine uykuya geçmeyi öğrenmesi deliksiz uykularına çok faydalı oldu. Y/K ise bence bebişe kendi kendine uyumayı öğretmesinden çok, anneye propsuz uyutmayı öğretiyor. Bir ara kendimi sorgulamadım değil... Ben bu bebişe elimi veriyordum, dokunma ihtiyacını tatmin ediyordu belki, hala da elimi tutmaya meyilli ve ben kararlı bir şekilde sadece yanında duruyorum, elimi vermiyorum, acaba bu durum onu yaralıyor mu?? Sonra silkelenip kendime geliyorum, eğer elimi tutmadan uykuya geçmesi onun deliksiz 6-7 saat uyumasını sağlıyorsa, kalite uyku da onun ihtiyacı ise, bu süreçte ağlama yoksa ve zaten uykudan hemen önce birkaç dakika da olsa birbirmize sarıldığımız, sohbet ettiğimiz zaman da hali hazırda mevcutsa o zaman varsın elimi de tutarak uykuya dalmasın.

Azimliyim ben, hep öyleydim. Birşeyi yapmayı istediğim zaman yaparım, aman boşver böyle oluversin diyemeyen bir yapım var. Ama her zaman söylerim, Arca uyumlu bir karaktere sahip, doğuştan da öyleydi, her yapmaya çalıştığımız şeye uyumla cevap verdi, ve öyle olmasaydı belki de Y/T yi bu kadar azimle sürdüremezdik. İlker de kararlılığa tam destek verdi, tüm kurallarımıza uydu. Y/K ye rağmen çok uyandığı gecelerde doğru sorgulamalar/tespitler yaptı, yalnız bırakmadı, kafa yordu. Üzerini çok açtığı için üşüyor olabilir dedi, belki uyanmalarına sebeplerden biri buydu. Hemen müdahale edip uyku tulumu aradık, buluncaya kadar 2 kat giydirdirerek çözmeye çalıştık.
Çok uzatmadan bu tecrübeden öğrendiklerimi maddeleyelim kapanışı (umarım bir daha açılmamak üzere) yapalım:
1. Bebeğin yapısı mutlaka önemli ama inatçı karakteri de olsa annenin kararlılığı karşısında yelkenler suya inebilir, belki daha uzun sürer, pes etmemeli.
2. Kararlılık birinci anahtar kelime, ikincisi sabır, çünkü süreç uzun. Ve bence bizim sürecimiz hala devam ediyor, birkaç gün sonra herşey başa dönebilir. Nasıl ki uyku sorunumuz olduğunu kabul etmem 2,5 ayımı aldı, bu iş çözdük demek için de 2 hafta çok erken.
3. Destek şart!! Baba kayıtsız şartsız destek olmalı bence. Yapıcı sorgulamalarla yaklaşmalı. Sürecin devamında destekleyici çözüm önerileri sunmalı.
4. Gündüz uykuları aynı istikrarla devam etmeli. Ümit Ablaya ilk günden ilgili sayfaları okutturdum, destek oldu, aynı şekilde uyutmaya çalıştı, üstelik benim aynı anda evde olup gösterme şansım yoktu.
5. Bizim başından beri rutinimizin olmasının bu süreçte yardımcı olduğunu düşünüyorum. Arca'nın uyku yemek saatleri hep düzenli oldu. Sonra gece uyanmalarını olduğu dönemde bile uykuya geçişimiz bir rutin dahilindeydi, sadece yöntemi ve alışkanlıklarımızı değiştirmiş olduk. RUTİN RUTİN RUTİN... tekdüzeliği bu kadar seveceğimi hiç tahmin etmezdim:)
6. Rahat olmak lazım, bunu ilk zamanlar başaramadım, ama gerek İlker gerek blog dostları hep rahatlatmaya çalıştı beni. Bir yerden sonra amaaan elimden geleni yapıyorum olursa olur olmazsa olmaz rahatlığına erişmek lazım. Kötüye gitmiyor ki, zaten kötü olan birşeyi iyileştirmeye çalışıyorsun, en kötü ihtimalle başa dönersin. Üstelik bu bebek milleti herşeyi anlıyor, kararlılığını, kararsızlığını, sevgini, öfkeni, gerginliğini... Mutlu anne = mutlu bebek :)
İyi uykular, mutlu rüyalar, tüm bebeklere ve annelere...

Konu ile ilgili serinin tamamı :
Uyku günlüğü - 1
Uyku günlüğü - 2
Uyku günlüğü - 3
Uyku günlüğü - 4
Uyku günlüğü - 5
Uyku günlüğü - 6
Uyku günlüğü - SON

16 Aralık 2009 Çarşamba

MİM - Arca konuşuyor

Sevgili Can'ın güncesinin mimi:
(Ben Arcanın ağzından pek yazamıyorum, ama yazabilenleri keyifle okuyorum, bakalım olacak mı;)

Sevgili Arca, bize biraz kendinden bahseder misin?
Standart bir bebek olarak doğdum, 50 cm - 3250 gr - 35 cm
Sonra anne denen kadın süt olayını kafaya taktı, illa ki emzirecem diye.
baktım sütün tadı da iyi, emdikçe emdim, şiştikçe şiştim. Bi dönem 3 kilo fazlam vardı, doktor 5 ay kilo almasa korkmayın diyordu. Sonra ek gıda denen nefis mamalarla ve biraz da hareketle kilo alımım durdu:) Hala biraz süt göbee var, ama olsun göbeksiz erkek balkonsuz ev olmazmış.
Mutlu bir bebeğim, seviyorum, seviliyorum:)

Peki bu aralar günün nasıl geçiyor?
Havalar soğudu, pek dışarı çıkamıyoruz ama evde günlerim güzel geçiyor. Sabah en geç 7 de dikiyorum ev halkını ayağa. Süt verin diyorum, veriyorlar. Sonra anne denen kadın giyiniyor, baba denen adamla oynuyoruz. Sonra cicim geliyor. Cicim geldi mi biliyorum ki anne gidecek, olsun, nasıl olsa yine geliyor. Cicimle kahvaltı ediyoruz. Oynuyoruz, uyuyorum. Haftasonu dedikleri o 2 gün cicim yok. Anne var. Hatta baba bile var, ev şenlik, keyif, şamata...
Akşamları banyo yapmayı seviyorum. Geçende bu ikisi beni yıkıyor, elime ördek şekilli süngerimi almışım şap şap yapıyorum, bi ara tadına bakıyım dedim, ikisi birden atladılar sazan gibi, ay bi gücüme gitti, bebek miyim ben niye bağırıyorsunuz diye ağlamaya başladım... sonra sarıldılar, filan affettim:)

Annenin ve babanın en çok nesini seviyorsun?
Annemin kokusunu, kocaman kabarık saçlarını, sütünü...
Babamın göbüşünü, ilk doğduğum gece annem uyusun diye beni kucağına almış, kıpırdamadan bir koltukta göbüşünün üstüne koymuş, 3 saat sakinleştirmişti. Hala göbüşünü açar pat pat yaparım, biz o göbüşle eski dostuz. Bir de bana hep birşeyler öğretiyor, kulak burun göz...
Bi de bu ikisi beni çok öpüyorlar, ben de onları... Yanaklarım bunların salyası kokuyor artık ama şikayetçi değilim.

Annende değişmesini istediğin birşey var mı?
Annem Y/T diye bişey tutturmuş gidiyor. Anlamadım valla. Uyanıyorum, önce karnıma elini koyuyor, uyumaz ağlarsam kucağına alıyor, susunca pıt yatağa koyuyor. Ağlıyorum, yine aynı... Hiç bıkmıyor. Dalga mı geçiyor anlamıyorum. Bir ara yanıma filan kıvrılırdı, mis kokulu uyurduk, artık hiç öyle yapmıyor. İyiydi yani ,şimdi biraz şikayetçiyim. Takık kadın napiyim, alışacağız.
Babam benle oynarken arada TV na bakıyor, hemen postayı koyuyorum, dürtüyorum, olmadı elimle çenesinden tutup çeviriyorum başını. Hah şöyle:)

Son olarak iletmek istediğin bir mesaj var mı?:))
Keyfim yerinde, öyle yok emeklemedi (bak emekliyorum işte) yok yürümedi, dişleri 4 te kaldı, uyumadı, uyutmadı, bugün az yedi.... gibi takıntılarından kurtulsun anne kişisi. Allahtan babam var da dizginliyor yoksa ben bu kadınla kesin kafayı yerdim:)

14 Aralık 2009 Pazartesi

Böyle haftasonu


Haftasonu bitti, keşke bitmeseydi.. keşke bütün günler bu haftasonu gibi olsa:)
Cumartesi sabahtan nerdeyse 1 aydır görmediğim ablamla duru bize geldi. Sabah kahvesi, sohbet, özlemişiz. Bi Duru bi ablam bi Arca bi İlker bi ben hasta olunca bayramda bile görüşememiştik. Ben misafirler için son hazırlıkları yaparken ablamla duru Arcayla ilgilendi. Hatta duru olgunluğunun doruğundaydı, Arcaya masal okudu, birlikte oynadılar. Bizim minik kız büyüyor mu ne?
Önce Hayatlar geldi, uzuuuunca yazdığım yol tarifi sayesinde yoldan bile aramadılar, direkt zili çaldılar:) Ben yön ve adres verme konusunda çok çok başarısız olduğum için genelde İlkere tarif verdiririm, bu başarıyla sevindirik oldum:)
Pembişlerin içinde Ela yine süperdi, pıtır pıtır heryere gidiyor, insanın arca gibi konum değişikliği yapamayan bir bebişi olunca Ela gibi bebişlere uzaylı muamelesi yapıyor. Mercimek köftesi yemesi, Tunanın makarnasından tatması.. yok anlatılmıyor, görmek lazım...
Sonra Tuna & Hülya geldiler. Tuna çok çok tatlıydı yine, bizim evi benimsedi sanıyorum, ilerleyen saatlerde ben ne zaman mutfağa gitsem peşimden geldi. O kadar şeker ki, benim henüz Arcadan görmediğim becerileri var ve sürekli takipteyim. Arcanın oyuncaklarını topluyor, mutfak dolaplarını açıyor (Arca şimdilik sadece çekmecelerle yetiniyor), elimden kraker aldı ve alırken gülümsüyor. Bunlar mutlaka normal davranışlar ama benimki aralarında en küçük olunca antenlerim sürekli açık. Zırt pırt Hülyaya şunu ne zaman yapıyorlar diye soruyorum. Sabırsızım ya çocuk hemen koşsun, konuşsun, hatta şarkı söylesin istiyorum. Arca da inadına sakin ve yavaş!!

Güzeldi ya... hep yapmalı...

Akşamüstü İlker geldi, Tunayla zaten eski bir dostlukları var, yadırgamadılar, Elayla da kaynaştılar.
Bu arada yüzsüz Arca hiç evde misafir varmış demedi döndü mıçını uyudu!!

Akşam Zeyneplerle yemeğe gidelim dedik. Dışarısı beter yağmur, deli miyiz neyiz, düştük yollara. Oh kuytu bir yer bulduk, Arcayı da mama sandalyesine oturttuk, eline ekmek, sonra kuzu şiş, tavuk şiş, hatta beyin! Yedi valla daha var mı diye sesler çıkardı, üstelik evde akşam yemeğini yemişti. Biz ordayken Güller bize gelmiş, kapıda kalmışlar, Nazlılarla tanışıp Cansuyu sevmişler. Hemen döndük tabii. Nazlılara kapıdan baktık, bastonla yürümeye başlamış, kalçada çatlak varmış!! Nazlının başına gelmeyen kalmadı. Ertesi gün için sözleşip bize çıktık. İlkerler oyun oynarken biz kızlar yılbaşı programı yaptık. Ama galiba bu yıl da PTT takılacağız:) Arcayı bırakmak istemiyorum, programlı biyere götüremem. Zeynep hamile, zaten Arcadan bile önce uyuyor. Hepimiz bi köşede uyumak üzereyken İlkerlerin oyunu bitti, gittiler.

Pazar Arcanın sabah uykusu ile biz de uyuduk, ihtiyaç valla, özellikle bi gece önce 2 de yatınca:) Arca uyanınca Nazlılara indik. Cansuya Arcanın tavuk çorbasından, Nazlıya şevketibostan (ben yemiyorum ya satacak yer arıyordum:) hasta yemeği oldu)Nazlı ciddi ciddi yatmak zorunda, Cansuyu kucağına almak yasak!! Az oturup Arcanın uyku saati geldi deyip indik, akşama hemen yemek hazırladık, bize çağırdık. 11 e kadar oturduk. Arcayla Cansu oyuncak kavgası yaptılar. Bir halkayı paylaşamadılar. Arca sanki öğlen 2 saat Cansunun bütün ıyuncaklarının tadına bakmamış gibi, kendisininkiler asla paylaşmadı. Cansunun musallat olduğu bütün oyuncakları toplayıp önüne çekti. Ama uykuya daha fazla direnemeyince hepsi Cansuya kaldı.

Gece yatarken haftaya iyi başlamak adına Arcanın son 2 gecedir yaptığı gibi uyumasını diledik ama 4'ten sonra uyumadı, bir de 2:30 da uyanmışlığı var, yani güzel(!) bir kapanış oldu:)

13 Aralık 2009 Pazar

Uyku günlüğü - 6 ("yatır kaldır"da son zamanlar) - oluyor mu acaba?

Günlüğü boşladık, halbuki Y/K tecrübelerini aktarmak acayip motivasyon oluyor, devam etmek lazım.

10 aralık perşembe
Ümit abla sabahtan hastagibiydi, evde de temizlik olunca ilgilenemedim ama aklım kaldı. İlker geç çıkacaktı, aradım iyi gibi dedi. Ama içine sinmemiş öğleye doğru eve uğramış, fecei bir kırgınlık ve halsizlik. Hemen eve yollamış. Akşam geldiğimde keyifleri yerindeydi, babane de vardı, öğle çok oynamışlar ki Arca uyumaya niyetlenmedi bile. Çok zor uyudu, ve gece de çok kalktı. 5 nöbetinden sonrasını İlkere vermek zorunda kaldım.

11 aralık cuma
Ümit ablanın hastalığı devam, İlker Arcaya bakmaya dünden talip. Birlikte güzel birgün geçirmişler, Arca uykularını kendi kendine uyumuş. Ben çok yorgundum. Birkaç gece mesaisinin üzerine gündüz de yoğun çalışınca gerçekten helak olmuşum. Arcanın uykusunun gelmediğini, İlkere biraz oynayın ben birazdan Arcayı yatırırım dediğimi hatırlıyorum. Sonraki sahne koltukta uyandım İlker TV izliyor, saat 10 olmuş. Uykusu gelmiş Arcanın yatmış, uyumuş. Emdik ben de yatağa yollandım.

4 te uyandı, emzik verdim ve UYUDU!!! Y/K bile yapmadım.
7 de uyandık:))))

12 aralık cumartesi
Çok güzel bir gündü.
Detaylar azzz sonra:)
Akşam uykuya geçerken çok ağladı, yorgunluktan mı bilinmez!
Biz yatıncaya kadar birkaç kez uyandı, mızıkladı, daldı...
Akşam yemenin bokunu çıkardı ve hazımsızlık yaptı sanıyoruz:)
(kıymalı karnıbahar üzerine az tarhana, birkaç parmak büyüklüğünde pide, beyin parçaları, kuzu şiş, tavuk şiş...)
Sadece 5 te 1 defa kalktı, ama 6 da da uyandı, sonra 7 de uyandı...

Yani son 2 günün bilançosu kansız ve iyi!! hatta çok iyi bile denebilir.
Ancak Y/K nin başarı ile sonuçlandığını söylemek için henüz erken bence, Arcanın uykularının düzelip düzelmediğini zaman gösterecek.

Şimdi komşu kızı Cansuya iniyoruz, annesi Nazlı 2,80 yatıyormuş, omurları çatlatmış... Cansu canavarının annesi olak kolay değil

Konu ile ilgili serinin tamamı :
Uyku günlüğü - 1
Uyku günlüğü - 2
Uyku günlüğü - 3
Uyku günlüğü - 4
Uyku günlüğü - 5
Uyku günlüğü - 6
Uyku günlüğü - SON

10 Aralık 2009 Perşembe

Uyku günlüğü - 5 ("yatır kaldır"da 7.ve 8. gece) - PROP ÜZERİNE

PROP Ne ola ki?
Sevgili Nihan, propla ilgili bir yorum bırakmış.
(Yorum demişken Kirazın yorumunu hatırladım, yaramazsın Kiraz:))
Nihana katılıyorum. Prop denen şey bizim uykuya geçişimizin de bir parçası bence de.. Ben de illa ki 2 satır kitap okuyacağım da uyuyakalacağım, ya da İlkerin eline koluna dokunacağım. Arca için de durum böyle onun da dokunmaya birşey yapmaya ihtiyacı var. Yazık ki bu bilinçsizce biz olmuşuz. Elime dokunmadan uyumadığını farkettiğimde (daha doğrusu Hülya söylediğinde) önce ne sakıncası var ki demiştim. Sonra bunun için beni uyandırması, uyandırmak için geçen sürede kendisinin uykusunu daha çok açması bu prop meselesine daha çok takmama sebep oldu. Ben başından beri, battaniyesini veya pandasını prop haline getirmeye çalışıyorum. Mesela emzik de prop olabilir ama yatağın içinde kendi bulup alırsa ne ala, ama kendi alıp ağzına götüremediği için emziği de bizim vermemiz gerekiyor.
Şimdilik prop cephesinde durum şu:
- yatağa yatırdığımda elimi vermiyorum, en fazla karnının üzerine elimi koyuyorum, sakinleştirmek için. bazen kendi ellerini kavuşturup elleriyle oynayarak uyuyor. (keşke hep böyle yapabilse) Y/K sonrasında da böyle yapıyor.
- bazen pandasını veriyorum, biraz büyük geliyor, daha küçük yumuşak bir Pluto su var ama bazen onunla oynamaya başlayıp uykusunu açıyor:)
- emzik sadece uykuya geçerken ağzına alınıyor. Uyku yoksa emzik de yok:) Uyuduktan bir süre sonra emzik atılıyor - ki bu prop olmadığını gösterir. Ama gece uyandığında emzik verince uyuyor - ki bu da prop olduğunu gösterir. (yani emzik = ????? )
- Y/K prop mu oldu acaba diyorum ya... belki de Y/K yi biz yapıyoruz ya bizi odaya getirme yolu.. bir çeşit prop sanırım.

Neyse... biz gelelim günlüğümüze...
8 Aralık salı
Akşam İlknurlar bizdeydi, Arca halayla koptu çıldırdı, oyun manyağı oldu. Önce pek yüz vermemiş afacan sonra acayip seviştiler:)
Bu arada kendileri ciddi ciddi emekliyor, ama canı isterse:)
akşam yatırmak çok zor olmadı ama tam uyudu derken çığlıklar içinde uyandı, zor sakinleşti ama yine kendi kendine uyudu.

Ben yatıncaya kadar 1-2 defa uyandı, kendi daldı, yanına bile gitmedik. Ama yine 12 gibi uyandı. Y/K, emzik ve uyudu.
2 de kalktığımı hatırlıyorum, kansız bir uykuya geri dönüş...
sonra bir de 6 da kalktım, bu zor oldu. Odada yere çömelmiş, dalmasını bekliyorum, uyku sesleri çıkarıyor, tam odama gidiyorum, ağlıyor, görmüyor ki beni, komanda sürünüşü ile odama gidiyorum ama kokumu alıyor herhalde. Bu 3-4 defa tekrarlandı, sonra 7 de uyandık.
Tam kendi kendime iyi bir gece geçirdiğimi söylüyordum ki İlker de gece 1 ve 5 nöbetlerine kalkmış. Yani bizim Arca yine 4 uyanma ritüelini bozmamış, sadece anne baba nöbet değişimi yapmak suretiyle biraz uyuyabilmişler.

9 aralık çarşamba
Artık üzerime bir rahatlık bir adamsendecilik geldi. Arca'yı gece boyu uyutmanın son çaresi olarak gördüğüm Y/K işe yaramazsa kaderime razı olacağım halleri.
20:00 banyo yaptık - banyolar keyif keşke hergün yapabilsek ama havalar soğuk diye cesaret edemiyoruz.
20:45 uykuya geçiş - çok zor olmadı, ama yine de kendi kendine uykuya geçmesi en az 15 dakikamızı alıyor.
22:00 son öğünümüz - emdik
04:30 - evet yanlış yazmadım - yazı ile dört buçuk - uyandı. Sadece 1 Y/T ve uyudu.
05:30 boşuna heves etmişim bu işi kıvırdık diye, cin şeklinde uyandı. Uyutmak yarım saat sürdü. Çok fazla Y/K yapmadım çünkü Arca ağlamıyor. Yattığı yerde elleri ile oynayarak mıkırdıyor. Bu da beni yanıltıyor. Daldı sanıyorum, çıkıyorum, tam yatağa giriyorum, ağlıyor. Odada olduğumu-çıktığımı nasıl anlıyor bilmiyorum zira asla başında durmuyorum, göremeyeceği şekilde çömeliyorum ya da koltukta oturuyorum.
06:00 sonunda daldı.
07:10 uyandı.

Sabah ilkere kalkıp kalkmadığını sordum. Hayııır deliksiz uyumuş. Demek ki dün gecenin bilançosu nispeten daha başarılı.

Desteklere sonsuz teşekkür...
Eylemlerimiz sürecek...

Konu ile ilgili serinin tamamı :
Uyku günlüğü - 1
Uyku günlüğü - 2
Uyku günlüğü - 3
Uyku günlüğü - 4
Uyku günlüğü - 5
Uyku günlüğü - 6
Uyku günlüğü - SON

8 Aralık 2009 Salı

Uyku günlüğü - 4 ("yatır kaldır"da 6. gece) - yatır kaldır olmadı kaldır at!!!

Uzatmayacağım, Arca 6. gece itibari ile ilk uykusuna güzel güzel daldı. 12:15 ten itibaren - abartmıyorum - yarım saatte bir uyandı. Hadiii buyrun burdan yakın!!

Saat 4'e kadar her uyandığında sadece elimi karnına koydum, (hani Tracy Y/K yapmadan önce karnına koyun ağlamaya devam ediyorsa Y/K yapın diyor ya) uyudu, en fazla 1 defa Y/K yapmışımdır. (Arada diş jeli sürdüm, su verdim - hani ihtiyacı vardır diye...) Ama ben yat kalktan yorulunca İlkerden yardım istedim. 5'ten 6 buçuğa kadar uğraştı, Y/K Y/K Y/K belki 100 defa yapmıştır. Arada kapının kenarında durdum, lazım olurum diye, yok iyi kıvırdı ama Arca uyumadı. Tam daldı ezan!! Sağolsun bizim hoca uzun hava okuyor sanki, bitmek bilmedi (tövbe tövbe)

Bu gecenin sebebi neydi? En korktuğum: bizim Y/K oldu PROP:) Artık gülüyorum valla yapacak birşey yok.

6. geceyi de tamamladık, hala bir gecemiz de deliksiz uyku ile geçmedi. Daha önümde birkaç gün var, pes etmeyeceğim, ne demişler ? azimle .... betonu deler:)

Ya bu Y/K muhabbeti sıktı, biraz da başka şeylerden konuşalım.
Asmalı konaktan sonra ilk defa bir dizi takip ediyorum (avrupa yakasını saymıyorum) EZEL... Çok iyi yav!!! Ben Cansu Dereyi pek sevmem, hatta Nazlılar Cansu adını koymak istediklerinde ay o soğuk kadının ismini koymayın demiştim:) Aslında düzgün bir insan, iyi de rol yapıyor gördüğüm kadarıyla, neden ki ? Elektürüğümüz tutmadı herhal :) Neyse Cansu yüzünden önce diziye pek ısınamamıştım ama şimdi hastasıyım. Ve mutluyum, yıllardır ortamlarda dizi muhabbeti yapılır ben bön bön bakarım. İlkere her yıl dizi edinelim der dururum. Uğraştık da, ama olmadı. Meğer Ezel'i bekliyormuşuz ezelden beri. O dayının derin düşünce olayına hastayım ya... "sadakatle başlayan ihanetle biter!"

Arcanın mama sandalyesini masaya taşıdık. Eskiden mutfakta kenarda duruyordu. Yemeği önce ona yedirdiğimizde çok yemiyor sanki ama kendi yemeği bitsin, biz yemeğe başlayalım, karnı tok olsa bile ona da birkaç lokma verelim yediklerimizden, bayılıyor. Dedim herhalde bizimle yemek istiyor. Masanın en güzel yerine çektik sandalyesini, pencereden dışarısını da seyrediyor. Biz yerken ona da yediriyoruz, acayip keyifli, umarım böyle gider. Sanırım o da kendini bizden biri olarak birey olarak görmek istiyor, böyle mutlu oluyor.

Kulak, burun öğrendi sanki. Burnunu göster deyince gösteriyor, kulağını tutuyor. Ama havasında olacak, başka şeye yoğunlaşmamış olacak. Yani tüm şartlar olgunlaşmış olacak.

Bugün Y/K de 7. günümüz... hadi bakalım... mucize beklemiyorum...
Not: Yorumlarıyla destek olan herkese teşekkürler, bakalım başarabilecek miyiz? en azından denedim, gerçekten denedim diyebileceğim.

Konu ile ilgili serinin tamamı :
Uyku günlüğü - 1
Uyku günlüğü - 2
Uyku günlüğü - 3
Uyku günlüğü - 4
Uyku günlüğü - 5
Uyku günlüğü - 6
Uyku günlüğü - SON