Yazılar posta kutuna gelsin mi?

12 Şubat 2018 Pazartesi

Blog 10 yaşında! Mutlu yıllar blog :)

Canım blog 10 yaşında!

Bu gece kutlamak için güzel bir şarap açtım ve blog arşivinden rastgele yazılarımı tıklayarak zamanda yolculuk yaptım. Kişisel tarihime...

Önce ilk yazılarımı okudum. Neden bilmem, hiç öyle blog yazmaya başlıyorum, diye bir girizgah yapmamışım, direkt iş için gittiğim Kore'yi anlatmışım. Galiba başlangıcı olanın sonunun da olacağını düşünmemdi sebep, belirsizden gelip sonsuza gitsin istemişim belki, belki de vedalara olduğu kadar merhabalara da mesafemdendir.

Görkemden uzak bir başlangıç, görkemden uzak, benim gibi...
Sonra hamilelik günlüklerimi okumaya çalıştım, allahım ne bayık vakitlermiş... Ve sonra Arca cücesinin doğumu ile gelen eğlenceli yazıları. Analık babalıktan ibaret gündemimiz nasıl da neşeliymiş. Birkaç sene sonra Arca kendini kurtarmış, birbirimizden ayrışmışız, yine birey olmuşum, çok şükür!

Salt anne kimliği ile değil, gündeme, güne, kendime dönmüşüm. Blog yine özüne dönmüş. Zira bu blogun yola çıkış hikayesi annelik serüveni ile başlamadı. Dolayısıyla çocuk büyüyünce, blogu devam ettirmek için yeni çocuk yapmak ile blogu kapatmak ikileminde kalmadım, çok şükür.

Kendimle, kaldığım yerden devam ettim.

Nitekim dönüm noktası da o döneme denk gelmiş.

2013... Gezi zamanı, tam da 35 yaş aydınlanması, tam da kitap kulübünün kurulduğu zamanlar, vay be...

Bugünün Yeliz'inin temellerinin 5 yıl önce atıldığını, bu gece eski yazılarımı okurken fark ettim. Tüm o sorgulamalarımı, tüm o arayışlarımı, kimi isyanlarımı, kimi kabullenişlerimi...

Birkaç hafta önce, günlük ofis sosyalleşmesi yani öğle yemeği sırasında, bir şekilde aynı masaya düşmüş biz dört Türk, Belçikalı bir arkadaşla sohbet ediyoruz. Sık sık Türkiye'ye iş seyahatine giden arkadaştan Türkiye'nin güvenlik açısından dikkat edilmesi gereken bir ülke olduğunu, seyahat için fazladan iki kademe yönetici onayının gerektiğini öğreniyorum, tabii ki şaşırmıyorum.

Laf dönüp dolaşıp Gezi'ye geliyor. Birimiz zaten o vakit Belçika'daymış, olaylara dahil olmamış. Ben klavye direnişçisiydim, wifi şifresi olsun, nerede polis varmış, RT'lemek olsun, twitter'da yatıp kalkar idim. Aramızdan diğer ikisi, biri beyaz yakalı, diğeri öğrenci kontenjanından gece gündüz gaz yiyerek direnişçilere fiilen katılmışlar. Üçümüzün de ortak yanının, Gezi'den sonra Türkiye hakkındaki umutlarımızı yitirip yurtdışına taşınmaya karar vermemiz olduğunu o gün şaşırarak fark ettik.

Her ne kadar, bizim özelimizde Gezi'nin akabinde tası tarağı toplamasak da, düşünce filizlerimizin tohumlarının Gezi ve sonrasında atıldığını yazılarımdan bile çıkarabilirsin.

Ölecek miyim lan yoksa? Hayatımı film şeridi gibi okudum bu gece! Blog overdose :)

İşin şakası bir yana, okurken fark ettim ki, blog kişisel tarihimin belleğini tutmakla kalmamış, bana tarihimi yazmak için, yazarken öğrenmem ve gelişmem için kucak açmış.

Canım blog iyi ki varsın :)

Sahi hala yorumlarıyla bloga katkıda bulunanlar, siz ne ara okumaya başladınız?

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Bu gece tıkladıklarım:

https://gununcorbasi.blogspot.be/2010/11/savulun-sakarana-sahalarda.html

https://gununcorbasi.blogspot.be/2011/09/25-yas-babasnn-babatomisi.html

https://gununcorbasi.blogspot.be/2011/11/cocuk-yapn.html

https://gununcorbasi.blogspot.be/2012/03/babam-eve-gelecek-mi.html

https://gununcorbasi.blogspot.be/2012/06/model-grubuna-mektup-bir-annenin-yakars.html

https://gununcorbasi.blogspot.be/2012/06/geleneksellestirilemeyenlerden-miyim.html

https://gununcorbasi.blogspot.be/2012/08/beyaz-dizi.html

https://gununcorbasi.blogspot.be/2012/08/bukowski.html

https://gununcorbasi.blogspot.be/2013/05/nerden-aklna-geldi-dersen-hic-oyle-iste.html

https://gununcorbasi.blogspot.be/2013/06/ne-degisti.html

https://gununcorbasi.blogspot.be/2013/12/amor-fati.html

https://gununcorbasi.blogspot.be/2013/10/o-zaman-carpe-diem-bebeyim.html

https://gununcorbasi.blogspot.be/2014/10/hepimiz-tatil-icin-calsyoruz.html

https://gununcorbasi.blogspot.be/2014/10/sinus-rinse-cocuklarda-sinuzit.html

https://gununcorbasi.blogspot.be/2014/07/benden-sosyal-medya-fenomeni-olmaz.html

https://gununcorbasi.blogspot.be/2014/05/tezer-ozlu.html

https://gununcorbasi.blogspot.be/2014/05/tebessumu-yakalayacak-farkndalklarn-cok.html

https://gununcorbasi.blogspot.be/2014/09/ne-kadar-adaletsiz-degil-mi-bir-bira.html

https://gununcorbasi.blogspot.be/2015/05/37-kararlar.html

https://gununcorbasi.blogspot.be/2015/05/gezi.html

https://gununcorbasi.blogspot.be/2016/12/osurmak-ask-oldurur-mu.html

https://gununcorbasi.blogspot.be/2016/10/oncelikler-yuzunden.html

https://gununcorbasi.blogspot.be/2016/06/kaybolmak-ve-bulmak-uzerine.html

https://gununcorbasi.blogspot.be/2016/05/tatl-su-direnisciligi.html

https://gununcorbasi.blogspot.be/2016/05/cesur-yannz-kucaklayn-brene-brown.html

https://gununcorbasi.blogspot.be/2016/04/etkili-bir-silah-muhterem.html

https://gununcorbasi.blogspot.be/2017/03/degisik.html

Bir de en sevdiğim seriler var, ara sıra açıp açıp gülüyorum.
http://gununcorbasi.blogspot.be/search/label/diyalog

http://gununcorbasi.blogspot.be/search/label/senin%20annen%20bir%20salakt%C4%B1

32 yorum:

  1. Arca çok sık ateşleniyordu o dönem...Küçüktü, siz evi aldığınız binada kiracıydınız :) O zamandan beri her gün okuyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ah evet ne fena zamanlardı. Şimdi ne zaman hasta olsa o günleri anıyorum:)

      Sil
  2. Benim blog okumaya başlamamın sebebi bir dönem işyerinde bir arkadaşla bir süre konuşmamış olmamız. Zira o dönem arkadaşın çocuğu olmuştu, ben çocuğu çok merak ediyordum ve bir arkadaş, konuşmadığım arkadaşın eşinin blog yazmaya başladığını ve oraya bebeğin fotopraflarını koyduğunu söylemişti. Oradan çocuğun fotoğraflarına falan bakıp "ah canım" diyerek çocukla hasret gideriyordum. Onun takip ettiği bloglar arasında ya da onun takip ettiği başka bir blogun takip ettikleri bloglar arasında seninkine rastladım Yeliz. O günden beri de yazdıklarını okuyorum. Sene 2009 Şubat-Mart olmalı. Kendim blog tutamadım zira o dönem hayatım çok çalkantılıydı. Herşey ortaya fazlaca dökülür, saçılır gibi geldi. Aslında çok da ihtiyacım vardı ve belki de çok iyi gelirdi blog yazmak ama okuduğum bloglara yorum yazmakla yetindim, bazan anonim bazan ismimi yazarak...İyi ki varsın, iyi ki yazmışsın. İyi ki çizgini koruyarak (blogcu vs olmadan, reklam almadan, sosyal medyada ortalığa düşmeden)yazmaya devam ediyorsun. Samimiyetini kaybetmeden yazdığın yazılarını biz de keyifle okumaya devam edeceğiz. En önemlisi de kendin ve ailen için attığın yeni adımları heyecanla ve sizler için dua ederek izliyor olacağız.
    Kucak dolusu sevgiler,
    Vuslat

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vuslatcım, demek çok çok eski bizim tanışıklığımız. bunu bilmiyordum. Neredeyse arca doğduğundan beri. çok güleceksin ama ben, sadece blog yazanların blog okuduğunu, yazmayanların hiç okumadığını sanıyordum o vaktler. Sonra senden sizlerden gelen anonim yorumlarla aslında ne büyük bir aile olduğumuzun farkına vardım.Bazı yazılarda burası forum gibi oluyor, hemen herkes benimle birbirleriyle fikir alışveişinde bulunuyor, bayılıyorum o yazılara:)
      İyi ki varsın:)
      sevgiler

      Sil
  3. Dumur dialoglardır sebep sanırım. Sonra baştan sona okudum. 10. yıl kutlu olsun, güzel anılarla dolsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkürler, ben de çok mutsuz olduğumda okuyorum ve iyi ki diyalogları buraya aktarmışım diyorum. O ilk zamanlar kadar dumur olmadığımızdan artık pek yazamıyorum:)

      Sil
  4. 10. yıl kutlu olsun.
    Ben sizi ne zaman takip ettiğimi anımsamıyorum. Blogumu okuduğunuzu fark edip nezaket ziyaretinde bulunmuştum. Rastgele bir yazınızı okuyup tarzınızı beğenmiştim. Sonra da heo okumaya devam ettim.
    Nice yazmalara :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de sizin tarzınızı beğeniyorum ve çok yorum yazamasam da mutlaka okuyorum. nice yazılarımızla buluşmak dileğiyle:)

      Sil
  5. 2013 yılının sonu yada 2014 yılının başlarında keşfettim blogunu. O gün bugündür de iyi ki keşfetmişim diyorum. Yazılarını okumaktan halen çok ama çok gerçekten çok keyif alıyorum. Yazmadığında eksiklik hissediyorum.
    Blogunu ilk keşfettiğim zaman geriye dönüp tüm yazılarını okumuştum. Sen hiç yüzyüze görüşmediğim halde arkadaşım olarak hissettiğin tek insansın. Tanışmayı gerçekten çok istiyorum. Bir gün olacak da ayrıca eminim. Çok seviyorum ya seni. İşte öyle.
    Boşanma aşamasında olduğumu söylediğimde mail atmıştın bana. Ne zaman istersen ben buradayım arayabilirsin diye. Aramadım belki ama bana çok çok iyi gelmişti numaranı vermen.

    Neyse çok uzattım. Nice nice 10 yıllara hep birlikte inşallah !

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahucuummm yazmayınca ben de eksik hissediyorum. Ve biliyor musun, bazen bir yazı yazdığımda, saçma da olsa, özenilmemimiş de olsa, kimse okumasa Ahu okur diyorum, bazı bazı sadece sana yazıyorum sanki:)) Bir gün tanışacağız. Hatta bir gün çok yakında bir gün karşılaşmak filan değil, ciddi ciddi bir buluşma organize edeceğiz. artık senin yolun mu buralara veya izmire düşer, benim yolum mu sana çıkar... bakalım:) ve her zaman geçerli=> ne zaman istersen ben hep buradayım:)

      Sil
    2. :))
      Buluşalım evetttttt !!!!!

      Sil
  6. Çoook uzun zaman oldu. Benim ufaklık (şimdi 5 yaşında) Arca abisinin ve sizin yaşadıklarınızdan edinilen tecrübelerle, verilen kitap tavsiyeleri ile büyüdü. Çok seviyoruz sizi...
    Sezen

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. harika:)) o zaman daha çok "arca ne okuyor" yazıları yazmalı:) çok teşekkürler

      Sil
  7. Selam.
    Daha nice yazıları olsun bloğunuzun. :)
    Ben sizi bir kitap aratırken buldum ve o günden beri okuyorum yazılarınızı.
    Selamlar.

    YanıtlaSil
  8. Tam hatırlamıyorum ama sanırım Blogcu Anne vasıtasıyla keşfetmiştim ben seni ve yine sanırım 2014 başlarıydı..O zaman bir sürü blog takip ediyordum, şimdi toplasan 2-3 tane kaldınız..Ama yazılarını dört gözle beklediğim bi sen varsın,blogun 10. yılı kutlu,mutlu olsun..Sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım elif. Bilsen Elif sayesinde ne hoş insanlarla yolum kesişti, birisi de sensin demek:) Sahi Cerencim ne kadar az kaldık değil mi? Ben de bazı bazı buruklanıyorum... olsun ya, biz bize iyiyiz böyle. sevgiler

      Sil
  9. Sanırım ben hamileydim Arca da 2 yaşındaydı. Arca 2 yaş sendromuna girdikçe ben istikbalime ağlardım :) Nice senelere :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. haaahahhaahh:) ama tünelin sonunda ışık var:) nice senelere hep birlikte:)

      Sil
  10. Belki ilk açtığın gün değilse de ilk aylar ya da ilk yıllar falandı seni keşfettiğimde. Daha Arca yoktu sanırım. Galiba en eski takipçilerindenim. Daha nice uzuuuuuun yıllar o güzel yazılarını okumak dileği ile. Bloğunun doğum günün kutlu olsun:)))
    Çenebaz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de seni deli gibi takip ederdim, çok iyi hatırlıyorum. Peki annemin hesabının olduğu banka şubesi değil miydi, emekli olduğun? Öyle bir detay var aklımda. Sonra sen yazmaz oldun, ama yorumlarınla bana ne kadar destek olduğunu bir bilsen. İyi ki varsın, iyi ki...

      Sil
    2. Evet Yelizcim. Güzelyalı şubeden tanıyorum anneciğini. sana bir nebzecik bile desteğim olduysa ne mutlu bana. Seni ve Arca'yı öpüyorum.

      Sil
  11. Merhaba Yeliz. Sessiz ama istikrarlı takipçilerdenim tam 8 yıldır her yazını okuyorum. Kalemine sağlık.Daha nice 10 yıllara

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. vaowwww blmiyordum, hiç yorum yazmamış olabilir misin? Nice 10 yıllara hep birlikte:)

      Sil
  12. Ben de genelde sessiz ama kesinlikle istikrarlı takipçilerindenim, sanırım 2010 yılından beri. Yazın ne kadar uzunsa benim keyfim de o kadar güzel, uzun uzun yaz, seviyoruz seni ve yazılarını. Nice yıllara Günün Çorbası.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ciddi misin?! ben de ne zaman gevezeye bağlasam, aha şimdi sıkılıp kapatacaklar blogu diye dertleniyorum. Çok uzun yazmamak için arkası yarın'lar icat ediyorum:))) daha da kasmam toz buluttan girer, fizandan çıkarım :))))
      nice yıllara hepimize:) sevgiler

      Sil
  13. Mutlu yillar blog, iyi ki varsin!

    Enteresan benim okumaya baslamam aynen soyledigin gibi: "2013... Gezi zamanı, tam da 35 yaş aydınlanması" - Yani senin icin 35 yas aydinlanmasi, benim o aydinlanma yolunda birkac senem var. Fena ancili gececek birkac sene. Aynen ben de diyebilirim ki bugünkü Burcu'nun temelleri 5 sene once atildi. Sen ve yazilarin da baya sahitlik yaptiniz. Karsilikli iste belki de... Quantum fizigine mi cekim guclerine mi inansam naapsam, ama kesin bildigim o donem en cokihtiyacim olan seylerden biriydi ve varligin ve yazilarin bana cok iyi geldi! :)

    Tekrar iyi seneler... Burcu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burcu canım Burcu, sen de senin maillerin de bana o kadar iyi geldiniz ki... bana özel bir blog gibi okudum seni, bana tavsiyelerini, birlikte bulduğumuz yollarımızı... İyi seneler, nice senelere, birlikte...
      sevgiler

      Sil
  14. Rahat bir yedi senesi var bloğunu keşfetmemin... :)

    YanıtlaSil
  15. Bazen ben de soruyorum kendime ne zaman başladım okumaya diye:) Arca'nın 3-4 yaşlarında olabilir sanırım. O zamanlar birçok blogu takip ediyordum simdi bir tek Günün Çorbası kaldı okuduğum Yeliz. 10. Yaşı kutlu olsun bloğunun:)
    Sevgiler
    Pınar

    YanıtlaSil
  16. Ben gece sut sagmaya kalktigimda overdose sekilde okurdun seni Yeliz... 4-5 yildir arkadaslarimdan birisin...

    YanıtlaSil
  17. 10. yıl için mutluluklar. Kitaba dönüşmeli artık diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil