Yazılar posta kutuna gelsin mi?

13 Mayıs 2016 Cuma

Okuma Bayramı

Her şey Arca’nın okuma bayramında sunucu olarak belirlenmesi ile başladı.
Aslında çok şaşırmadık, ezberi kuvvetli, kelimeleri telaffuzu görece düzgün bir çocuktur bizim cüce. Doğdu beridir bu kadar kitap okunan, bu kadar kelimelerle haşır neşir olan bir çocuk için gerçekten şaşırtıcı bir karar değil.

Gel gör ki, bizim Arca yalnız olmayacaktı. Naz adında bir kız çocuğu ile birlikte sunacaklardı programı. Ezberlerden sorumlu devlet bakanı muhteremle ilk soru işaretimiz kıyafet oldu. Hatta öğretmenine sorduk, papyonlu gömlekli temiz düzgün bir kıyafet önerdi. Tabii bilmiyor Arca’nın özel yaşamındaki kıyafet tercihlerini.

Bizim oğlan kıçına eşofman altından gayrı bir alt giymez. Kot bile giymez, rahat değilmiş, gol atamıyormuş. Üst dersen artık dikişleri atan LCW gömleği var, ekoseli, onu giyerim diye tutturdu. Zira Arca’nın umursama alanı saçları, giyimi değil. Saçlarını nasıl yapacağına karar vermesi yeterli. Babası ile internetten saç modelleri araştırdılar, hatta kuaförle istişarelerde bulundular. Modelde karar kılındı.

Bunca emeği, evin iki erkeğinin vermesi bende bir kıyafet sorumluluğu bilinci oluşturdu. Bizim paçozu uydurabilmemiz mümkün değil ya, bari renkler tutsun dedim, derhal Naz’ın annesi ile irtibata geçtim. Hay geçmez olaydım. Melek hn, Naz için muhteşem bir kıyafet belirlemişti. Bu yaşımda ben o kıyafeti giyerim, o kadar şık yani. Kıyafeti ayrı, kız çocuk olayında kıyafet seçiminin kolaylığını ayrı kıskandım. Fakat zaman dar, iş zordu. Özellikle de Arca gibi bir haydutla mağaza mağaza dolaşmak işkence olacaktı.

Önce internetten bir kombin hazırladım. En kötü iade ederiz. LCW kalıplarını güya bildiğim mağaza, kıyafetleri aldım. Lacivert pantolon, ekoseli papyon, beyaz gömlek pantolon askısı. Bir de ayakkabı. Gel gör ki olmadı. Kalıpları mı değişmiş ne, bir gömlek uydu, gerisi iade. Haftasına kendimiz gittik, mağazada seçim yaptık. En uyanı bir kırmızı pantolon, hemen kaptık içimiz rahat. Arca da sevdi, hatta pantolon askıları için “benim bunları gözüm tutmamıştı ama takınca hoşuma gitti” bile dedi. Gerçi renklerin Naz’ın krem rengi elbisesine hiç uymadığının farkındayım ama çok da üzerinde durmuyorum. Çocuk ayol bunlar, diyorum. (kıyafet seçiminde tökezleyen annenin züğürt tesellisi) Bir de okula da giyebileceği siyah ayakkabılardan aldık, zaten alacaktık, eskisi paralanmıştı. Bir ayakkabı ile hem geceyi halleder, hem okul kapanasıya kadar hem de sonbaharda ayağı büyümemiş olursa okul açıldığında giyer diye pek tebrik ediyoruz muhteremle birbirimizi. Başımıza geleceklerden habersiz…

Hafta başı bir kağıt geçti elimize, bam! Koro kıyafetleri varmış, altına beyaz ayakkabı şartmış. Arca özellikle sordu siyah oluverse diye, yok illa beyaz. Peki. Yollandık Decathlona, en ucuz beyaz ayakkabı orada. Neyse ki hallettik, mutluyuz, huzurluyuz.

Koro kıyafetlerinin tarafımıza teslim edildiği gün, yani gösteriye bir hafta kala, bir de sunucu kıyafetini denetelim dedik. Arca’nın kimsenin bakmadığını sandığı zamanlardaki ayna karşısı pozlarını görecektin, böyle bir sunucu halleri filan, yersin. Kendinden o kadar hoşnuttu ki, bir fotoğrafının öğretmenine gönderilmesini rica etti, boy boy çektik gönderdik. Öğretmeni çok beğendi fakat… Fakat Naz’ın kıyafetine uymuyordu. Yani en azından bir spor ceketle tamamlasaydık? İyi ama bizim oğlanda ceket ne gezer? Utanmasa – yok o utanmaz da biz carlarız – dışarı bile dizi yırtık pijamayla çıkacak. İşin kötü tarafı, bu yorumu aldığımda İstanbul’daydım ve hafta sonuna kadar Arca’ya ceket bakmaya vaktimiz yoktu. Zaten iş uyuma kalsa, bizim oğlanın smokin giymesi lazım, nereden bulacağız, bulamayız, ancak kostümcüden kiralayabiliriz. İstanbul’dayken ayarladım bir kostüm, sonra piyano dersini akşamüzerine aldık, sabahtan kostüm olmazsa, mağaza gezmemiz lazım, gösteri pazartesi. Başka şansımız yok. Sabahın köründe maaile çıktık bir kostümcüden kiraladık. Ama içimize sinmedi. Kostüm işte, ancak tiyatroda filan giyilir.

Bu arada ben sürekli internetten ceket araştırıyorum. Smart Casual giyim tarzına o kadar uzağız ki, hangi marka satar haberimiz yok. Bari ön araştırma olsun, girer mağazadan denetiriz. Kemeraltı’ndayken hazır, LCW ve Defacto’ya girdik. Yok, olmadı. GAP, mudo, Mango ve Kotonda kalmamış, sonra H&M geldi aklımıza, derhal Mavi Bahçe’ye yollandık. Karşıyaka, biz tam 35’liler için senede bir iki gidilen uzak bir semt, bu yeni alışveriş merkezine de ilk defa yolumuz düşüyor. Fakat pek güzel yapmışlar, beğendik.

H&M’deki tek uygun ceketi bulduk, bir beden büyük ama olsun, kollar kısalacak sadece. Fakat renk gri mavi, kırmızı pantolonla palyaço gibi olur. Başladık pantolon aramaya, derken lacivert pantolona siyah ayakkabı, olmaz dedik, bu defa da lacivert bir smart casual ayakkabı aldık. Her ay ayağı büyüyen velede bir hafta içinde üç ayakkabı, sen misin karı koca tek ayakkabıyla her işi hallettik diye sevinen, teşekkürler kader! Bu yeni kombine evvelki papyon da uymayacağı için bir set papyon daha aldık. Uzun lafın kısası başta aldığımız gömlekten başka tek tek her parça kıyafetle üçüncü kombini düzmüş olduk. Pardon bir de smokin, dört.

Eh sahnesi var çocuğun.

Bana sorsan tarz hala uymuyor, gerçekten de Naz’ın elbisesine ancak smokin uyar. Tutucuyum ben, ne yapayım? Ama İlker’in tezi de yanlış değil, diyor ki Leonardo Dicaprio ile Lady Gaga Oscar gecesini sunacaklar diyelim. Lady Gaga Leo’nun smokinine uyma kaygısı yaşar mı? Yoksa kendi stilinde mi kendini ifade eder? (Tabii burada bizim oğlan Lady Gaga kategorisine daha fazla uyuyor, yanlış olmasın)

Aman dedim, uğraşamam, giydirelim çocuğu gösterelim öğretmenine, o seçsin uygununu. Öncesinde tabii ki ceket kolu pantolon boyu düzelttirildi. Bak söylüyorum sana bunların hepsi aynı gün oluyor. Neyse kostümler giydirildi, fotoğraflar çekildi ve öğretmene gönderildi. Neyse ki smart casual tarzı uygun buldu. Zira smokin deseydi, akşamın o vakti bir de siyah mokasen ayakkabı peşine düşecektik.

Okuma bayramı geldi çattı. Bizim oğlanın saçlarına kuaförde fön çekilip özel işlemler yapıldı. Bozulma ihtimaline karşı evdeki sprey yanımıza alındı, okula yollandık. Gösteri baştan sona harikaydı. Sunucular sadece birer yerde ufacık takıldılar, onun dışında görevlerini baştan sona doğru yaptılar. Naz o kadar tatlıydı ki, biz İlknur’la gelin görümce, yavruyu gösteri sonrası eve götürmenin yollarını irdeledik (tek erkek çocukta kalmaya karar vermemiş hiç kimse bizi anlayamaz!). Kız çocuk başka bir olay arkadaş. Her biri rolünün hakkını verdi, her biri sahneyi yaşadı. Naz sunuculuk yapmadığı dakikalarda arkadaşlarının danslarına eşlik etti, sahneye hâkimiyetini kaybetmedi.

Arca? Arca bu süreci piyanoya dayanarak, bizi keserek, Havaili dansçıları oynayan kız arkadaşlarının püsküllü eteklerine dalarak, oflayıp poflayarak değerlendirmeyi tercih etti. Uzun lafın kısası Arca tam “bitse de gitsek” triplerindeydi. Dans etmez, koro şarkılarının hareketlerine iştirak etmez, etse de uyduramaz, kalas gibi bir şey! Gösteri bittiğinde hepimiz öğretmeninin Arca için en uygun görevi seçtiğinde hemfikirdik. Kanımca Arca’nın sunuculuk işini kotaracağından ziyade diğer hiçbir işin hakkını veremeyeceğini düşünüp karar vermişti, tebrikler vallahi.

15 yorum:

  1. ahahaahah resmen yılan hikayesine dönmüş:))) allahtan takıntılı değilmişsin de 3 kombinle yırtmışsınız :P
    Bence Arca'ya haksızlık ediyosun annesi! ŞUrdan bakınca ben Naz'dan ziyade Arca'nın beyfendi tipini yemek istiyorum! Ciddiyim! Öyle yakısıklı, öyle stil sahibi <3

    Dipnot: Okuma bayramı nedir yaaa? ahahahaa:) Bayramın amaçsızlıgına, çaresizliğine gel:) Ben de öyle bayramlar istiyom, hatta o bayramlarda işler tatil olsun ve Elayla çılgınlar gibi kitap okuyalım istiyorum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okuma Bayramı 1.sınıf velisini strese sokmaya birebirdir. İşe gidip gelmenin yanı sıra kıyafet hazırlığı gibi konularla uğraşırken birde okuma bayramı için işyerinden izin alma stresi girer işin içine. :)

      Sil
  2. uffsss. yoruldum. Ama çok cool olmuşsun be Arca.

    YanıtlaSil
  3. Puhahaha, diyorum ya Arca'da oğlumun küçüklüğünü görüyorum diye, aynı kalaslık :) Okuma bayramında sanırım örtmen çocuğu diye her gösteride rol vermişti öğretmeni, tamam ötekileri nisbeten becerdi ama iş halk oyununa gelince ikinci gün beni çağırıp kusura bakmayın, bu bir kütük, asla oynayamıyor" demişti, malımı bildiğim için dert etmedim. Büyüyünce de bir şey değişmiyor canım, benimki kendi düğününde bile oynamadı (hatta dans da etmedi, kimse içeri girdiklerini bile farketmedi diyeyim anla). Öptüm o topişko yanaklarından Arca'nın.

    YanıtlaSil
  4. Valla fotoda bence arca daha şık, kızın kıyafeti normal günlük bir kıyafet gibi görünüyor buradan. Bu arada kıyafet telaşını okurken acaba ödünç alabileceğiniz bir ark akraba falan yok muydu diye düşünmeden edemedim madem bir günlükmüş. Bu arada seni de tebrik ediyorum yelizcim ne büyük gurur evladını böyle görmek

    YanıtlaSil
  5. Talepleri bitmeyen okullar yapmışlar, daralıyorum ben her istek kağıdında. Koro için kıyafet, kulüp gösterisi için kıyafet, kostüm partisi kıyafet, sarı günü kıyafet... Ama parlıyor Arca sahnede, haksızlık etme Yeliz. Çok da tatlı, çok da yakışıklı, çok da bi karizma olmuş:)

    YanıtlaSil
  6. suan tamamen ayni durumdayim.. zaten Arca'nin cenesini okurken neyse ki Ayaz yanliz degilmis diyorum. kot bile giymeme durumu aynen bizde var.. varsa yoksa esofman.. ayni sekilde onumuzde okuma bayrami arkasindan amcasinin dugunu var.. tek avantaj kiyafetleri ogretmeni waikiki den secmisti, en buyuk bedenine zorla da olsa sigdirdim :I))

    YanıtlaSil
  7. off benim 5 yaş oğlum abrek te eşofman giymez, illa pantolon o da dar kesim olacak, beli lastikli ya da bol kesim zinhar olmaz, bide kaptan düşük don diyorum kendisine, o pantolon bi durması gerektiği yerde durmaz hep iner, eşofmanla rahat edersin kolayca çekesin oğlum yok, eşofmanın da dar kesimlisini aldık belki giyer diye ama yok, özendim yani arcanın rahatlık düşkünlüğüne, bir de tabi allah nazarlardan saklasın çok tarz görünüyor, hele saçlar :)

    YanıtlaSil
  8. Sahne tozunu yuttu artık, bundan sonra tüm gösterilerde olmak isteyecek bak görürsün:) Çok da yakışıklı olmuş maaşallah!

    YanıtlaSil
  9. Bütün konu bir yana şu araya sıkışmış bir cümle var ya ben ona sıkıca yapıştım çektim aldım,inanır mısın tam oturdu üstüme:)Tek erkek çocukta kalmaya karar vermemiş hiç kimse bizi anlayamaz!Anladım hem de nasıl anladım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kiz yapiyorum ben size bir tane iste :) hep birlikte hevesimizi alacagiz. ben de erkek cocuk kiyafetlerine ic cekerek bakiyorum, artik siz de bana bir iyilik yaparsiniz :)

      Arcaya bayildim yeliz! Yakisikliliga bak!
      bence cok sa uyumlu olmuslar. Londra modasindan ses veriyorum kalmadi makosen ayakkabi falan trend bu yelizim harika olmus :)

      Sil
  10. Her ikisine de nazar değmesin maşallah ama ben de gayet objektif Arca'nın çok daha şık ve tarz göründüğünü söylemek zorundayım. Bütün o telaşa değmiş. Hep güzel günlerini görün dilerim. Mine

    YanıtlaSil
  11. Arca çok ciks olmuş, bravo yorulan anne babaya :)

    YanıtlaSil
  12. offf, çok yakışıklı olmuş ya kuzu. gerçekten saçlar da konuşuyor hani. Arca'ya haksızlık etme annesi. asla oğlanlara laf ettirmem:)))))
    Çenebaz

    YanıtlaSil
  13. Of kostum hikayesi brezilya dizisine donmus. Ama sonuca bayildim yani. Naz ile de ayet uyumlu olmus. Bizim oglan da oyle kesinlikle dugmeli pantolon giymez. Esofman olacak, mumkunse kumasi yumus yumus olacak. Ozel olarak tr'den geliyor o esofmanlar. Burada oyle pamuklu bulunmuyor cunku. Sevdigi bisi buldu mu da artik epriyip dokulene veya kapri pantolon boyuna gelene kadar giyer. Kiz da eskiden suslu puslu giyinirdi. O da artik sadece tayt giymek istiyor. Yine yumusak olacak. Ustunu yumusakca saracak, pacalarinda iceri hava girecek bosluk olmayacak. Hepsi bi antika bunlarin.

    YanıtlaSil