Yazılar posta kutuna gelsin mi?

30 Ekim 2016 Pazar

Pazar gününden...

Tembel bir pazar öğleden sonrasından bildiriyorum şeklinde bir cümle kurmak isterdim. İsterdim ki, tüm pazar günümü üzerimdeki pijamaları çıkarmadan geçirmiş olayım. Ve aşağıdaki fotoğrafı tasvir ederken de, "artık yaymaktan sıkıldığım dakikalarda aklıma birkaç tepsi kurabiye pişirmek geldi de, şimdi iyi demlenmiş kahvemin yanına aldım, bir fotoğraf çekimlik süreye bile sabredemeyerek bir lokma yemiş bile olabilirim", diye devam etmek isterdim. Dur lan, öyle oldu vallaha. Sadece tembel bir pazar değil.

İnsan, beklentileri somut bir duruma dönüştüğünde mutlu olur demiş miydim? Evet şu an için mutlu bir an diyebilirim. Tüm hafta sonu planladığı her şeyi yapmış insanlara özgü bir tatmin olmuşluk var üzerimde.


An itibariyle, Arca ipad'de oyun oynuyor olabilir ama çok da takamayacağım vallaha, şu anın mutluluğunu çocuğun beyin hücrelerini öldürüyorum vicdan muhasebesine değişemeyeceğim. Hem zaten elektronik bir ekrana bağlamazsam, adam evin içinde futbol oynuyor ve alt kat komşularımız şikayete geliyor. Birkaç saat önce geldi, varsayıımsal bir yaklaşım değil yani.

Ben öğlen pazardan aldığımız sebzelerden yemek pişiriyordum, düdüklü tencerenin ve kendini kaybetmişliğimin içinde Arca'nın güm pat şeklinde futbol oynadığının farkında bile değilim, kapı çaldı. İlker olamaz. Akşam yediden önce beklemiyorum kendisini. Açtım, komşu.

Arca'nın atlayıp zıplamasından deprem olduğunu sanmışlar, orta okuldaki çocukları ders çalışamayıp evden çıkmış (bu arada o güzel çocuk Arca'nın servis arkadaşı ve Arca abi kontenjanından kendisine bayılıyor). Açık konuşayım, şikayete gelinecek saat değildi, bizim üst katımızda Arca'dan ufak bir oğlan var sabah altı akşam dokuz arası bütün oyuncaklarını sürüklüyor mobilyaları indiriyor, ve biz bir defa bile şikayet etmedik, ailesine değil kendi içimizde bile şikayet etmedik, sadece kapılara çarptığını duydukça ah ya insanların kapıları paralandı, diye üzülüyoruz, o kadar. Çünkü biliyoruz çocuklar biraz böyle maalesef ve bu durum geçici hepsi büyüyecek, geçecek. İnsanın dilinin ucuna müstakil evde yaşayın demek geliyor ama dediğim gibi komşunun oğlu kibar, iyi ve tatlı bir çocuk, ders çalışamamasına üzüldüm. Ha bu arada kapıda şikayeti dinledikten sonra Arca'yı çağırdım, bir defa da kendisi ile ilgili şikayeti dinlemesini sağladım. Onun adına ben özür dileyecek değilim. Arca biraz utandı, büyük kavga gürültü sonrası top kaldırıldı.

Bu arada yemek işi bitti ve sıra söz verdiğim kurabiyelere geldi. Evet ya of, ya kek ya kurabiye, allahım benim bu çocuktan önce böyle taraklarda bezim yoktu! Annelik nelere kadir! İlk tepsi pişince, dedim ki, hadi Arca biraz komşuya götürelim. İlker olsa katiyen izin vermezdi, ama ben iyi komşuluk ilişkilerine inanıyorum. Ve Arca bazen gerçekten çok gürültücü olabiliyor, yani insanlar kapıya kadar geldiyse mutlaka rahatsız olmuşlardır, herkesten bizim kadar hoşgörülü olmalarını beklemiyoruz.

Bu arada bu yıl hiçbir kursa gitmeme konusunda yüksek perdeden itirazlarını dile getiren Arca'nın enerjisini nasıl atacağız bilmiyorum. Düşün ki bugün kendisini pazara kadar epey yürüttüm, pazarda da epey yürüdü, yani sabahtan beri eve kapanmış durumda değil, buna rağmen adam sürekli evde top oynuyor. Bir dahakine kurabiye değil düğün pastası götürsek komşunun kapısına, yetmeyecek. Yani o kurs senin bu kurs benim dolaştırma taraftarı olmasam da hafta sonları için Arca'ya aktivite şart.

Basketbolu sevmediğinin hepimiz farkındayız, ısrar etmedik ama geçen yıl söz verdiğimiz futbolu katiyen istememesi düşündürücü. Neymiş, zaten oynuyormuş evde ve zaten futbolu çok iyi biliyormuş. Ipad'de menajerlik gibi bir oyun oynayınca kendini Jose Maurinho sanmaya başladı yer cücesi, allahım şu özgüvenin zerresinden bana da ver! Yeni silahım yüzme. Yüzme havuzuna gıcık olan Arca'da okuldaki spor kulübünde hafiften bir sempati baş gösterince derhal yüzmeye odaklandım. Allahım bu çocuğu bir spora kanalize etmemiz lazım, yoksa ya apartmandan atacaklar bizi ya da bizim oğlan ipad oynamaktan beyin mıncıklaması geçirip obez olacak!

6 yorum:

  1. Yelizcim, benim kızım eskrim oynuyor...Oğlan çocukları da eskrimi çok seviyor. İzmir'de çok iyi kulpler var. Biri Göztepe, size yakın diye tahmin ediyorum. Bir de İzmir Büyükşehir Belediyesi var. Ayrıca, izmir iklim itibarıyla tenise de çok uygun. Bir düşünün derim.

    YanıtlaSil
  2. yeliz hanım merhaba ,
    yazınız yine çok keyifli yüzme çok iyi bence hem sosyal anlamda hem de baya yorulduğu için enerjisini alır.

    YanıtlaSil
  3. piyano kursu noldu?
    Burcu

    YanıtlaSil
  4. ne kadar da Arca oğluma benziyor , evde futbol Ipad' de futbol , sokakta futbol ,çorapta ve donda da futbol :)
    çözüm bulursan yaz da nasipleneyim

    YanıtlaSil
  5. Valla ben de vermezdim o kurabiyelerden komşuya. Kötüyüm sanırım. :)

    YanıtlaSil
  6. Ben hayatta götürmezdim o komşuya kurabiye murabiye😁

    YanıtlaSil