Yazılar posta kutuna gelsin mi?

8 Ağustos 2011 Pazartesi

Ben bugün ilk defa...

Ofise kitap getirdim ve bir kitabın finalini kaçak göçek ofiste yaptım iyi mi!

Dün gece İlker'e bu kitabı bitireceğim dediğimde, yat zıbar işin mi yok demişti. Ben onun lafını dinlemeyip kitabı yatağa aldım. Sonra Arca'nın ateşi çıktı ve tüm geceyi ayakta, onun yatağında ve mızırdanmalar eşliğinde geçirdim.


Kitabı bitiremedim tabii hatta sabah ofise geldiğimde kahvaltının yanına çay kesmez dedim direkt kahveye yöneldim. Akşama kadar üç kahve, yine de kesmedi.

Bu gece kuvvetle muhtemel uyuyakalacağım, Arca'nın peşi sıra...

Elimdeki ile aldattığım kitaba döneceğim, affeder mi beni? Göreceğiz. Ama değdi. Pek keyifle dinledim yaşlı ninenin öyküsünü.

Kitap demişken, not düşmeliyim; "fotoğrafçılıkla ilgili bir daha yeni kitap almak yok!" Cumartesi kitap kokusuna mest olduğum eski kitapçıda onlarca fotoğrafçılıkla ilgili kitap elime geçti, hepsi de bende var! Peh! Demek fotoğrafçılığa bir heves edip almış sonra da atıl duruma gelmişler, nitekim yepyeniydiler.

Ve bir not daha ... Bir hevesle aldığımız kitaba "aklından bir sayı tut", İlker hala ilgi göstermedi, öylece duruyor sehpanın üzerinde, beni de yaklaştırmıyor. Elde edememenin verdiği bir kıymete binmişlik var kitapta! İster misin ne zamandır elimdeki ile işimin bitmesini sakin sessiz bekleyen Floransa Büyücüsünü bu defa da bu pek populer kitapla aldatayım:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder