Yazılar posta kutuna gelsin mi?

16 Ağustos 2011 Salı

Sosyal paylaşım insanı

Değilmişim ben anladım.

Facebook hesabıma en son ne zaman girdim bilmiyorum. Bizim şirketin toplasan üç kelime etmediğim uzaklardaki bir ofiste çalışan elemanı ile facebook’ta birbirimizi mi “like” ediciiz anlamadım.


Bugün eğitimde arkadaşlarla sohbet ediyoruz, bizim bayinin biri facebook’ta şafak sayıyormuş.

“Şafak 19…18…17…”
“Yeliz bunu beğendi” “Yeliz buna ha gayret dedi” butonları mı olacak?

Aslında Face’i Türkleştiremediler iyi olmadı. Fotoğrafların altında geleneklerimize özel butonlar olmalı;
Mesela arkadaşın bebesinin fotoğrafını mı koydu : “maşallah” butonuna tıklayıvereceksin.
Ya da bir arkadaş balık tutmuş misal, nah kolum kadar “hey yavrum hey” olacak hop tıklayacaksın.
Yemek içmekle ilgili yorumların altında “yarasın” “afiyet olsun” ya da negatif duyguları anlatmak için “zıkkım olsun” olsa ne eğlenceli olur.

Sen orada arkadaşınla geyik çeviremezsin ki, ayıp olmasın diye arkadaşın annesini, ilkokul öğretmenini, müşterini eklemişsin, listen çığırından çıkmış. İlker misal, son ütücü Rıfkı var listesinde (tekstilde çalışırken imalattan, eklemiş) “hop müdürüm ne haber?” diye online yakaladı mı, hadi kaç kaçabilirsen!

İlk zamanlar iyiydi. Biz misal lisedekilerle buluşmalar yapmıştık, lise fotoğraflarımızı koyup hoşbeş edip eğlenmiştik. Şimdi face garip bir hal aldı. En azından benim için.

Kanımca facebook olayını sonlandırmanın vakti geldi. Bir de tırsıyorum, hackliyorlar filan, maazallah kullanmadığımızda haberimiz de olmaz, hacklendiğimizle kalırız. (bu arada bilişim konusundaki cahilliğimle dalga geçmek serbest:P)

Linkedin’de de varım misal. Uluslararası ticaret için elimin altında dünya kadar adam iyi de, biraz kurcalasalar kimlerle ne gibi ilişkim olduğu ortaya çıkacak, tırsıyorum.

Twitter nedir abicim ya? Ne eğlencelisi bence o! Panpişler filan. Kimsenin birbirini dinlemeyip kendi kendine bağırış çağırış konuşulan bir program vardı televizyonda, takip edemezsin, dinleyemezsin, acayip bir talk show. “bi sus ya bi sus!” dedi sunucular birbirine geçenlerde, o kadar seviyesiz bir program. Panpiş çıktı o programa hatta masanın üzerine çıktı. Ama inanılmaz takipçisi olmuş ablanın.

Twitter’dan zerre anlamam, kendi hesabımla değil de “günün çorbası” olarak bir hesap aldım. Hani nedir acaba anlayayım diye. Daha hiç vakit bulamadım, kurcalayamadım. Anladığım bizim Nurturia’daki gibi anlık güncelleme yapıyorsun. Birbirini takip ediyorsun. Zaten bunu anlayınca koptum ben. Çünkü Nurturia’da hiç güncelleme yapmam, tek yaptığım insanların güncellemelerinin altına yorum yazmak. Kısa yazamam ben, bık bık gevezelik yapacağım illa ki.

Blog iyidir, blog… Benim gibi çenesi düşük internet kullanıcısının kurtarıcısıdır. Hem o ne dedi bu ne dedi, derdi yok. Beğenmeyen okumuyor, beğenen takip ediyor. Sürekli anlatıyorsun, rahatlıyorsun.

Eskiden face twitter mı vardı canım blog iyidir, blog:)

8 yorum:

  1. sana 140 karakter yetmez zaten sen hep yaz uzun uzun .. ben hergün keyifle okuyorum, eğleniyorum:)
    bu arada bencede blog iyidir...

    YanıtlaSil
  2. Blog İyi Olmazmı? Bende bayılıyorum blogunuza sıkı takipcinizim :)Bana da beklerim

    YanıtlaSil
  3. Blogtan iyisi can sağlığı :)

    YanıtlaSil
  4. Komik kadınsın vesselam:)) yaşasın bloglar, yaşasın günün çorbası:)

    YanıtlaSil
  5. hahah seyhan cidden 140 karakter ne yav:)

    YanıtlaSil
  6. Haha evet evet blog iyidir. Sen uzun uzun yaz, biz keyifle okuyalım :))

    YanıtlaSil
  7. 140 karakterde Arca kesmez beni mesela :)

    YanıtlaSil