k.s.i.d. geçen postun yorumunda düzeni nasıl oturttuğumuzu sormuştu. Öncelikle 3,5 aylık deneyimimle ahkam kesmek hiç haddim değil, ayrıca hala uyku sorunumuz devam ediyor, yani öyle saat gibi bir düzen yok ama sadece yaşadıklarımı kısaca paylaşmak istedim. Kıssadan hisse... Ben benden önce bebek sahibi olmuş tecrübeli annelerin deneyimlerinden çok faydalandım, belki bizim yaşadıklarımız da birilerine ilham kaynağı olur.
Temel olarak Tracy teyzemizin yazdıklarından çok faydalandık, sağolsun epey yardımcı oldu. En azından düzenin bebekler için önemini anlamamızı sağladı.
Aslında ben her bebeğin bir karakter ile doğduğuna inanıyorum. Arca kesinlikle melek yada kitap bebek karakterinde doğmadı. Ama huysuz yada nazlı da değildi. Bizce hareketliydi. İlk günler sarılığın etkisi ile uyuma eğilimindeyken sürekli zorla uyandırıp emzirdik, hastaneye yatmadan ama uzun sürede atlattı sarılığı. Ama acayip azimliydi. Özellikle emme konusunda. Tamam ben de emziricem, mama vermicem diye acayip kastım ama Arca da iştahıyla bana bu konuda çok yardım etti. İlk ay öncelik hep beslenmedeydi, Arca azmiyle paçayı kurtardı. Sonra her akşam 6-9 arası kesinlikle tükenmeyen ağlama krizleri tam da doktorun dediği gibi 6. haftadan sonra yavaşlamaya başladı. Biz bu dönemi elektrik süpürgesi ve saç kurutma makinası ile atlattık. Kaka çiş sorunu hemen hemen hiç olmadı.
İlk iki hafta anneler hiç yalnız bırakmadılar, gece kaldılar ama sonunda biz bu işi kendimiz kıvırmalıyız diye kendilerini azadettik. Kaldık Arca ile başbaşa... Aslında ilk günden 3 saatte bir emme, bebeği memede 10 dk dan fazla bırakmama gibi kurallarımızı koymaya başlamıştık ama gelen giden akıl veren fazla olunca uygulamada zorluklar yaşanıyor.
Şimdi dönüp geriye bakıyorum da en önemli sorunumuz uykuydu. Hala da öyle... Arcayı uyutmak o kadar zor ki... Bir ara kucağımda poposunu yada sırtını pışpışlayarak uyutma yöntemi çok işe yaramıştı. Ama Arca 8 kiloyu geçti ve havalar epey ısındı, birbirimize yapışmaya başlayınca, artık yatakta uyumayı öğrenmenin zamanı geldi dedik ve çalışmalara başladık. Uyku sinyallerini alınca (kulağını kaşıma, gözünü ovuşturma, parmak emme ve esneme...) Arcayı alıp yatağa koyuyoruz. Dandini en sevdiği ninni... Etkili! ama en az yarım saat 20 defa filan SABIRLA o malum dörtlüğü söylemeniz ve söylerken sırtını veya poposunu yattığı yerden pışpışlamanız gerekiyor. Özellikle benim gibi iğrenç bir sesiniz varsa bebişin uyuyacağı varsa da uyumuyor:)yok yok uyuyor ama sanırım artık o sesi duymamak için uyuyor. Bazı günler Arcayı uyuturken resmen yorgun düşüyorum ve İlker o güzel sesiyle - hakketten acayip güzeldir sesi - kontrolü ele alıyor. Aynı sıkıntı gündüz uykularında da var. Ümit abla bile uyutmakta acayip zorlanıyor. Ama uyku saatleri az çok düzenli denebilir. Sabahları en az 1,5 saatlik bir uykusu var, sonraki beslenmelerinin ardından oyun oynayıp 40 dakika - 1 saatlik uykuları -eğer canı isterse- uyuyor. Gerçekten Arcayı istemezse uyutamıyorsunuz, bazen gözünden uyku aksın uyumayacaksa ı-ıh. Akşam uykuya dalma saatleri değişiklik gösteriyor. Kimi geceler saat 10 olmuş ve Arcayı cin gibi bulabilirsiniz. Sanıyorum Arcanın bir ritüele ihtiyacı var. Bir süre 5 te emdikten sonra uyutmamaya, 7 gibi banyo ve 7 buçuk gibi yatak ritüeline alıştırmaya çalışacağım. Sonra 10 ve 12 de rüya öğünleri ile midesini doldurup uzun gece uykusuna hazırlamayı planlıyorum. Dün yaptık ama gece yine 3 defa kalktı!! Benim uyku ile ilgili en önemli sıkıntılarımdan biri bu gece kalkmaları oldu. Arca biraz fazla düzene alıştı galiba, düzenden ayırmak zor oluyor. Örneğin ilk zamanlar gece 1 - 4 - 7 uyanışları olurdu. Şimdi rüya öğünleri ile aradaki en azından 1 uyanmasını iptal etmeye çalışıyorum. Emme ihtiyacı olmasa da mutlaka 1-2 gibi kalkıyor. Pışpışla tekrar uyutmak zorunda kalıyorum ama ben kalkmış oluyorum:(
Kısacası düzen oturtmak çok güzel ama kolay değil. Öncelikle bebeği çok iyi tanımak ve verdiği sinyalleri almak gerekiyor. Ama Arca gibi örneklerde sinyallerin işe yaramadığı da oluyor:) Sonra mutlaka düzene oturması için sabretmek!!! dediğim gibi bizim öyle sakin bir hayatımız yok Arcayla, hep sohbet hep oyun istiyor, uykuya direniyor. Ama kesinlikle hırçınlıkları, sebepsiz ağlamaları yok. Bu da ne kadar yorulsak da bizi çaresiz bırakmıyor. Biliyoruz ki uyuyacak, sadece biraz sabır...