25 Eylül 2022 Pazar

Eylül 1 dedin mi…

Belçika’da rutine dönülür. Başka tarih değil çünkü 1 Eylül’de okullar açılır. 


Bu yıl bizim hanede eylül sonunu buldu, neden? Çünkü eylülün başına kadar ablamlar, ortasına kadar Duru bizdeydi. Ve en sonunda geçen hafta üç günlük Çekya iş seyahati, öncesi evin oğlanları, sonrası şahsımın şifayı kapması sonucu hala daha rutine dönebildik diyemiyorum. 


İş seyahatlerinin en sevdiğim kısmı uçak yolculuğu. Bir iki saat kendinle baş başa kalırsın, hiçbir yere kıpırdayamadığın için durursun. Durursun ve düşünürsün. Bu aralar en ihtiyacım olan şeye, durmak ve düşünmeye bir uçak koltuğunda tüm o toplantıların ve iş yemeklerinin sonrasında kavuştum. 


18 Eylül 2022 Pazar

Yaşlandığını nasıl anlarsın?

 Yaşlandıkça mevsimlere vedalar daha çok mu anlam kazanıyor? 

İnsan soruyor mu acaba “daha kaç yaz daha kaç kış göreceğim? Daha kaç mevsimi uğurlayacağım?” Yaşlandıkça bunları mı soruyor?


Yaşamak güzel şey. Sakince sindire sindire. 


11 Eylül 2022 Pazar

Ne “büyü evladım” diyebiliyoruz ne “hiç büyüme”

Bugün Arca biraz üşütmüş burun akıntısı halsizlik hafif ateş. Öğleden sonra odasındayım yatağa uzanmış ‘telefona bakıyor’ bu aktiviteyi - pardon bence pasifiteyi - hiç sevmiyorum. Sosyal medyanın seni bir mahkuma çeviren oyunu … Twitterda akış, instagramda keşfet, tiktokta ne bilmiyorum ama işte hepsi özünde esir alma. Dinlenmek değil ki hareketsizce, hareket eden ekrana teslim olmak… 

4 Eylül 2022 Pazar

“2”N, 1 ben :)

 Son bir aydır hiçbir şey izlemediğim için N’ler ikiye düştü. İlker ve Arca’nın Ağustos başı, ablamların ortası Belçika’ya intikal etmeleriyle birlikte televizyonla ilişkimi kestim. 

15 Ağustos 2022 Pazartesi

Mesele balık boğa değil, mesele derin

 Blogun yeni okuyucuları için kısa açıklama. Biz muhterem kocam ile boğa burcu mensubuyuz. Burcumuzun muhteşem olduğunu düşünürüz. Neden? Çünkü biz muhteşemiz. Mantıklı, gerçekçi, ayağı yere basan, lüksten keyiften yana seçici ve de rafineyiz, iyi yer içer, iyi yemek yaparız, evet biraz maddiyatçı biraz da inatçıyız tamam hadi biraz da (hayır biraz fazla) hırslıyız ama muhteşemiz yani… ne diyebilirim ?

Bizim oğlanı iyi planlayamadık, nasılsa daha bir iki ay olmaz dedik, İki ay daha isabet ettiremeydik iyiydi… neyse… aldık balığı elimize affedersin.


Hayır elimize alabilsek iyi, adam elde durmuyor ki… lanet cücenin balık oluşuna bizden başka herkes sevindiydi… ay ne güzel sanatçı ruhlu, ay ne şahane duygusal, sevgi dolu…. Ay işte mis gibi çocuk nasıl bir hayalgücü olacak… romantik ay romantik…. 

13 Ağustos 2022 Cumartesi

3N 1 ben:) Ağustos

 An itibariyle akşamın dokuz buçuğu… güneş ufaktan batıyor. Artık hava gece yarılarında kararmıyor, bu da demek oluyor ki, yaz bitiyor, her ne kadar otoriteler yaz sıcaklarından uyarılar verseler de ,  her ne kadar öğleden sonraya kadar güneş alan salonumuzda güneşlikler ve hatta pencereler kapalı oturmak zorunda kalacak kadar sıcak günler yaşasak da, evet yaz ufaktan bitiyor. 

9 Ağustos 2022 Salı

"Ben yalnız çalışırım" vs "scenius"

 Yedi yıl kadar önce, çok satan bir kitabı birkaç saat içinde okumuş ve burun kıvırarak blogda özetini geçmiştim. Austin Kleon'dan "Bir Sanatçı Gibi Araklayın".

Kitabı yerden yere vurmamıştım tabii ki, lakin beğenmediğim için değil, halihazırda maddelediği her şeyi yaptığım için yani bana yeni bir şey söylemediği için bir hayalkırıklığı olmuştu kitap.

7 Ağustos 2022 Pazar

Kitap yorumu: Mutlu Aile Çöplüğü

 İki günde yaladım yuttum, çok akıcı çok sürükleyici bir roman. Aşk üçgeninden kadınca sorgulamalara uzanan iyi bir kurgu.





5 Ağustos 2022 Cuma

Evin neresi?

Yaklaşık üç haftalık Türkiye tatilinden sonra ofise döndüm bugün. 

+2,8 kilo

Ve yüzümde kocaman bir gülümseme ile.

Kilo evet ama tatilden dönem biri için gülümseme yadırgandı. Ta ki tatildeki covid köşe kapmacasını anlatana kadar. 

21 Temmuz 2022 Perşembe

Çekirge

 Bizim test sonuçları 5.günde (pazartesi) negatifi gösterince biz bir sevin bir coş bir “covid bize komaz” hallerine gir, koş Çeşme’ye derken…. 

18 Temmuz 2022 Pazartesi

Covidgiller

“Semptom var mı semptom?”

Son beş gündür yedi kişi birbirine bu soruyu soruyoruz. 


Çarşamba öğleden sonra memlekete intikal eder etmez annemlerin yazlığına gittik. Sekiz kişiyiz, ablamlar, annemler, biz… yemekler yendi, okey masaları kuruldu. 


17 Temmuz 2022 Pazar

3N1K

 Bir haftalık yaz bekarlığımda, sadece çalışmadım. 


Uzun yürüyüşler yaptım (sadece 1 defa), kuaföre gittim (hiç aklımda yokken geçerken uğradım, tatil dönüşü geleceğim derken kendimi kuaför koltuğunda buldum), flamanca online derslerimi bitirdim, hocayla vedalaştık, halbuki ne güzel ingilizcemizi geliştiriyorduk, (allah anamdan babamdan razı olsun beni okutmuşlar da ingilizce öğrenmişim küçükten, bende dil becerisi sıfır! bu ülkenin dillerinden bari birini olsun öğrensem ama nasıl olacak bilmiyorum) , muhteremin diyeti kapsamında aylardır yiyemediğim kadar çok makarna yedim ve buna rağmen 1 kilo verdim(işte bunlar hep stres) , bol bol okudum bol bol film izledim… 


Ne okudum?


Öncelikle Yazarlarevi Cinayetini bitirdim. Gayet güzel kitap çok tavsiye ederim, ama ben zaten Oya Baydar ne yazsa okurumculardan olduğum için tavsiyem normal.


Eşzamanlı olarak Murakami’den Zemberekkuşunun güncesini okuyorum. Nasıl olsa kindledan tatilde yolculukta okurum, diğerini hardcopy hamallık etmeyeyim diye murakamiyi park etmiştim. Şimdi uçakta devam ve gerçekten şahane gidiyor. Murakami’nin anlatımının yalınlığını mekansızlığına bağlıyorum. Yani ikinci plana atması, mekanı kafamda canlandırmak uğraşmamama ve aslında ne anlatmak istediğine yoğunlaşmama yarıyor. Ya da belki ben bir tarafımdan uyduruyorum adamın öyle bir derdi yok. 


Diğer eş zamanlı kitap Ece Temelkuran’ın son kitabı. Akşam yatmadan önce birkaç sayfa okuyabiliyorum. Neden bilmiyorum Ece’nin bu kitabını okumakta zorlanıyorum, ya da zorlama bir dil gibi geldi. Ay bilemedim, daha başındayım ve tatilden dönünce devam edeceğim. Belki de uyku öncesini kasmamalı. 


Bir de Austin Kleon - Show your work kitabı var ama onu ayrı bir posta bıraktım. 


Ne izledim?


Gülmek yok! Dawson’s Creek. Neden? Yani kırk küsür yaşında neden onbeşlik ergenleri izliyorsun ? Bilmiyorum, mal mal televizyona bakarken odağımı Friendsten değiştirdim o kadar.


Ah bir de kulüp kızlarıyla kitaptan başka şeyler de konuşalım kapsamında “ayrı dünyalar” (orijinal adı: Ouistreham) izledim. Çok düşündürücü, çok incelikli bir filmdi. Oyuncular için söylenecek hiçbir şey yok. Lakin konu yeni değildi. Böyle bir Yeşilçam filmi vardı, başrolde Ediz Hun sanırım, çingene mahallesine onlardan biri gibi giriyor yazar ve fakat kıza aşık oluyor işler sarpa sarıyor. Dediğim gibi konu aynı ama dokundurulanlar ve de oyunculuklar birini Yeşilçam eskisi birini eleştirmenlerden tam not klasmanına koyuyor. 

14 Temmuz 2022 Perşembe

Uçaktayken

Dün akşam ofisten çıkarken hala “gidiyorum ama hiç içim rahat değil, yapabilecek misiniz, size güvenebilir miyim” diyordum, arkadaşların içinden “gitse de kurtulsak” dediğine eminim.

10 Temmuz 2022 Pazar

tatile doğru

İlker ve Arca memlekete geçen salı intikal ettiler. Bu yıl öyle 6 hafta tatil yok bana, bütün yazı benimle Brükselde geçirmelerini bekleyemeyeceğimize göre kurbandan yırtmanın keyfini çıkarıyorum. Evet bildiniz, ben bayram (özellikle kurban) gelenek sevmeyen birisiyim. İşlerin yoğunluğu bahanem oldu.

Yaz bekarı haftası kapsamında ne yapacağımı soruyorlar, "çalışacağım" diyorum. Nitekim çalıştım da evet pazar akşam üzeri mesaimin bitiminden bildiriyorum. Bir tatile çıkarken hiç bu kadar aklım zihnim işte kalmamıştı. Pek çok sebebi var ama en önemlisi son birkaç haftamı yiyip bitiren proje.

Bugün sabah sayfalarımı yazarken, şunu fark ettim. Sebep o proje değildi, aslında bu fucked up durumu son bir yılın sonuçlarından biri sadece. 

Geçen yaz tatilinden bugüne, gerçekten çok zor bir yıl geçirdim ben. 

3 Temmuz 2022 Pazar

Yazarlarevi Cinayeti

 Ne üşüten ne de terleten… tazecik bir hava var. Terastaki kanepede ayaklarımı uzatmışım, içeriden muhteremin deneysel bir tarifi yaklaşık iki saattir bir döküm tencerenin içinde ve de fırında pişiyor. Koku tarif edilemez bir cezbetme kudretinde. 



Deneysel çünkü tavuk butlarını osso buco sosunda pişiriyor. Bu da beyaz şarabın, taze baharatların düşük sıcaklıkta butlara nüfuz etmesi demek. Yaklaşık bir saattir, bu kokuyla ağzım sulanıyor, yiyeceğimi bilmesem rahatça işkence derim. Acaba komşular ne hissediyor? Kokuyu açık pencerelerden evlerine davet etmişlerdir, eminim. 

2 Temmuz 2022 Cumartesi

3N1K temmuz

 Temmuza girdik, temmuz mu bana girdi… hiç bilmiyorum. İşteki son iki haftanın stresi, günde 12 saate çıkan çalışma, vesaire… ve hala da bitmiş değil. Ben tatile çıkıncaya kadar bitecek mi , bilmiyorum. Orta kademe yöneticiliği tecrübe ettiğim bu sene beni çok silkeliyor. Eğitimsiz, el yordamıyla yöneticilik, lider olmak isterken insanların hayatına eden bir müdürümsü olma endişesi, ve nihayetinde tüm sorumluluğun altında ezilme durumları … evet herkesin tatil telaşına, proje teslim tarihlerine, sağdan soldan çekmelerine bir de stratejik kaygılar eklenince… aman ne sen sor ne ben söyleyeyim. Acaba diyorum, Cerenin geçen posta yorumundaki göçmen beyaz yakalı ben miyim? Ama sonra bakıyorum, hayır, bizim ofisteki japonları görünce ben epey Avrupa’lıyım, en azından ofiste yatmıyorum- yani henüz yani şimdilik - :)))


Yorum demişken…. Benim blogda yorumlarım 14 senedir açıktır, insanlar neler yazdılar… cevap vermesem de silmedim. Ama son zamanlarda sürekli bir spam/reklam…. Çöplüğe döndü yorumlar. İşte bu yüzden denetim getirdim. Önce okuyup sonra yayınlıyorum. Bu, yıllardır okuyup yorum yapan arkadaşlarıma garip gelmiş olabilir, açıklamak istedim. Bir de ben de telefondan yorum giremiyorum, lanet olsun! Hep atıyor beni. Bilgisayardan sorun yok ama bilgisayar da öldü o yüzden çok zor cevap yazıyorum, çok özür dilerim.


25 Haziran 2022 Cumartesi

10 Haziran 2022 Cuma

3N 1ben

 Hazirandan merhaba!

Ne yapıyorsun? Dersen, bu satırları yazarken ofis partisinden erken çıkmış, evde ayağımı uzatmış düşünüyordum… ne acayip iş! 


Partinin amacı Ukrayna’ya umut olmak için yardım toplamaktı. 

3 Haziran 2022 Cuma

Small talk

Bunun Türkçesi şu: havadan sudan muhabbet-hoşbeş-ayaküstü muhabbet-gevezelik falan filan…


Benim iki cihan bir araya gelse beceremediğim şey! İnanmazsın, iletişim eğitiminde kişisel gelişimim için small talk geliştirmemi önerdiler. Kahve makinasının başında bir projenin geleceğini ve yahut bir stratejik kararın detaylarını konuşabilirim lakin hafta sonu naptın diye sormak aklıma gelmiyor! Bana ne!? 


22 Mayıs 2022 Pazar

Benim kadınlar

 Neden bilmiyorum, etrafımda hep kadınlar olsun istiyorum. 


Kitap kulübündeki kadınlarla mı başladı, yoksa daha eskilerde ablamla kader birliğimizden, yurt odasındaki canlarım Elvan, Gülayşe, Tuba ile mi ?


Deniz’den terapist tavsiyesi aldığımda listeden psikolog kadınları aldım önce ve tabii ki terapistim kadın. Anlamam ben eğitimden teknikten, içime öyle sindi. Melis terapistim olmasaydı iyi arkadaşım olurdu, seanslar iyice muhabbete dönüyor nitekim. 


Bir devrin sonu: İşte normale dönüş, dönüşte 4 gün mü ?

Ufaktan bir sitemle Post Covid'e keskin dönüşü sindirmenin benim için ne kadar zor olduğundan bahsetmiştim. 

O günlerde sadece maskeleri atmaktan ibaret olan süreç zamanla normale dönmenin - çok affedersin - bokunu çıkardı ve her şey tam anlamıyla iki yıl öncesine döndü. Sanki o iki yıl olağanüstü bir şekilde yaşanmamış gibi, hiçbir şey olmamış gibi eskiye döndü, özellikle iş ortamında... 

Düşünmeden edemiyorum, acaba beynimizin en güçlü yanı ne? Hatırlaması mı? Unutması mı? Ya da unutulması gerekenleri iyi seçebilmesi mi?

Hepimiz geçen iki yılı unutmuş gibiyiz…

İlk duyurular yöneticilerin en az 3, çalışanların 2 gün ofise gelmeleri beklendiği yönünde yapıldı. Pek kimsenin kulak astığını söyleyemeye gerek görmüyorum, neden çünkü insanlar belki pandeminin zorluklarını unutmuşlardı ama evden çalışmanın iyi taraflarını değil. 

Hadi kabul edelim, sabah akşam trafikte geçirdiğiniz zamanı ailenize ve kendinize ayırabiliyorsunuz, iki toplantı arası ya da öğle molası çamaşırınızı yıkayabiliyor, akşam için makarna sosunu ocağa koyabiliyorsunuz. Tüm bunları veriminizi düşürmeden yapabiliyorsunuz. 

"Peki neden şimdi ofise dönelim ki? "

15 Mayıs 2022 Pazar

3N 1 ben:)

Hani her ay yazıyorum ya... "Ne yapıyorum? Ne okuyorum? Ne izliyorum?"

Bak işte Nisanı atlamışım… halbuki nisan benim üzerinden geçti desem yeridir. 

Neler yapıyorum demeyeyim de neler yaptım  diyelim…


1 Mayıs 2022 Pazar

Lokum

14
29
5
6
22
26
44

Son günlerde aklımdan dilimden geçen rakamlar...
14 yıldır bu blog hayatımda, Arca gibi... Sanki Arca'nın geleceğini bilirmişim gibi açmışım blogu, Arca gelecek diye değil. Günlük hayatımı anlatırken hayatımın Arca'sıyla bir süre meşguliyet vermişim. Dün aklımdan geçti, Arca gibi bu blog da ergenliğe girdi sanki. Kimi zaman atarlı, kimi zaman uzak...

17 Nisan 2022 Pazar

Portakal çiçeği

 Kokusunu bilir misiniz? 

Ağacın altından ayrılmak istemeyeceğiniz kadar nefis, içli, gönül teline dokunan bir kokudur, çiçeğini elinize alır ara ara koklarsınız da doyamazsınız…


Arap yasemini de bu vakit açar, cire aseptine kreminin kokusu var ya… hah işte o!


27 Mart 2022 Pazar

Kitap yorumu : Devir

 Az önce Ece Temelkuran’ın Devir kitabını bitirdim. Acının en dibinden öyle gülümsetmek ancak çocukların bakış açısından sağlanabilirdi. 


12 Eylülü çocukların gözünden, kalbinden anlatmak o kadar zekice ki, elim kalbimde okudum. 


24 Mart 2022 Perşembe

Ne yapıyorum? Ne okuyorum? Ne izliyorum?

 Ekinoks canım … 

Günler burada, bu kuzeye yakın Avrupa ülkesinde nasıl hızlıca (Türkiye’ye göre iki kat hızda) kısalıyorsa, o hızda uzuyor. İşte ekinoks onun habercisi. Türkiye ile saat farkımızın bire düşeceğinin yani normalleşeceğinin habercisi. 


Bir başka haberci de, manolyalar… 

22 Mart 2022 Salı

Tek lokmalık tarçınlı kurabiye tarifi

 Ne vakittir yazayım diye düşündüğüm, kendime ödev ettiğim ve sürekli ertelediğim tarif huzurlarınızda: "Tek lokmalık tarçınlı kurabiye"

Anamın tarif defterinden global bir lezzet... Cemicümlemize büyük bir hizmet.

Efendim, olaylar bir departman toplantısında başladı, Malezya'daki sel felaketinde etkilenen oradaki fabrikada çalışanlarımız için bir yardım kampanyası yapılacaktı ama bir türlü organize olunamıyordu. Bizim müdür, kimse yapmıyorsa biz departman olarak aksiyon alalım, başlayalım, diğerleri de bizi takip eder dedi. Herkesin yapabileceği ne olabilir derken, "fırında bir şeyler pişiririz"de karar kıldık. 

Genelde geleneksel lezzetler öne çıktı, buranın meşhur butter cake'i, krebi, Rus arkadaşımızdan peynirli bir tatlı, herkesin benim yaptığımı sandığı ama aslında diğer Türk arkadaşımızın revanisi, İtalyan Parmiciana di melanzane (patlıcanlı peynirli bir şeyler) ve bu üst seviye geleneksel lezzetler müthiş ilgi görürken benim tarçınlı kurabiyeme pek kimse bakmadı. İlk hafta sonunda öte departmandaki Yunanlı bir arkadaştan tek sipariş almıştım. Buna üzülen ekip arkadaşlarım sipariş verdiler.  

20 Mart 2022 Pazar

Önümüz bahar, önümüze bakalım

 Kısa zamana çok şeyler sığdırmak istiyorum. İçimden öyle çok şey yapmak geliyor ki...

Kitap okumak... elimde okumakta olduğum o kadar çok kitap var ki... Hangisi?

Yok acaba aklımda bir dolu fikir, yazsam, blog yazsam? Ama acaba hangisini yazsam önce?

Mutfağa girmek... Arca için kek mi pişirsem, hafta içi için öğlen yemeklerimi mi hazırlasam evvela?

Zihnim sürekli koşuyor, sürekli... Hiç durup dinlenmiyor gibi. 

Önce hiçbirini yapmadım. Yunan pastanesinden aldığımız kadayıfı yerken, kahve içtim. Arca'nın maçında fena halde üşmüşüm, en kalın kazağımı giydim, şeker ve karbonhidrat yüklemesine bu iç üşümesi de eklenince, yirmi dakikalık uykuma kaçtım. Öylesine sırt üst uzandım, içim geçmiş, saati yirmi dakikaya kurmuştum  - çünkü uzun uyku bana yaramıyor - on dokuzuncu dakikada uyandım. Kucağıma bilgisayarımı aldım, demek ki yazacağım...

16 Mart 2022 Çarşamba

Office bitch

 Bu hafta henüz çarşamba ama bana kısaca office bitch diyebilirsiniz.

PMS hormonlarıma sağlık diyeceğim ama yok sadece hormonlara bağlamak hafife almak olur. 


12 Mart 2022 Cumartesi

Lazanya

 Çok değil, daha sabah saatlerinde karnabahar pizza tabanı tariflerini pin’liyordum Pinterestte. Ne ara lazanyayı fırına koyduk? Ne ara lazanyanın sosuna koyduğumuz şaraptan arta kalanlarla içmeye başlayıp en nadide şarabımızla, lazanyayı dinlendirirken demlenmeye başladık… bilmiyorum…

11 Mart 2022 Cuma

Post covid… normalin içine düşüvermek

 Tam iki yıl sonra bir anda normalin içine düştük. Öyle bir düştük ki normale alışmaya korkuyoruz yoksa normal dediğin alışmaların en kolayı.


6 Mart 2022 Pazar

“Kilo durumları nasıl?”

 Son cemre de toprağa düştüğüne göre yıllık geleneksel kilo vermeye (pardon sağlıklı yeme) niyet etsek mi?

5 Mart 2022 Cumartesi

Platonik arkadaşlarım

 Tam da yeni bir başlık atmıştım: "kilo alma durumları nasıl"

Sonra önceki postlarıma gelen yorumlara cevap yazmadığım aklıma geldi, döndüm bir daha okudum bir daha içim şefkatle doldu, ve her birine cevap yazdım ve bir defa daha bu bloga ve bu blog sayesinde çevrelendiğim insanlara yani siz okuyanlara şükrettim.

dedim ki, evvela nasıldın bugün bir anlat, başlatma kilona can simidine, semere dönmüş popona, sen anlat... bunu kendine, canım baisy'nin dediği gibi platonik arkadaşlarına borçlusun.

4 Mart 2022 Cuma

Ne yapıyorum? Ne okuyorum? Neler izliyorum?

 Güdük şubatı raporsuz geçirmişiz. Tüm blog alemi de benim ne okuyorum ne izliyorum postumu bekliyordu, yurtdışı ve yurtiçi temsilciliklerden mesajlar alıyordum peh :))

Ne yaptığımı az çok biliyorsunuz, panik atak kendini sevmeme, falan fişman!

28 Şubat 2022 Pazartesi

Küçük hayatımdan

 Bu hafta boyunca işle oyalandım, hemen her gün ofise gittim, her seferinde İlker kullandı arabayı, gün içinde iyice yorulup günün sonunda hemen her akşam 1-2  kadeh şarap içtim, erkenden yattım, erkenden kalkamadım, sık sık yaşadığım nöbetleri hatırladım, terapide anlatmak için özellikle hatırlamaya çalıştım, hiç yazmadım, hiç okumadım, hemen hiç spor yapmadım, iki defa Flamanca dersimi erteledim. 

22 Şubat 2022 Salı

Hissiyat böyle

 Kendinizi sevmeyerek güne başladığınız oluyor mu? Ona buna carladığınız ama aslında öfkenizin yegane hedefinin kendiniz olduğunun bilincinin de size hiç yardım etmediği sabahları? Aynaya bakasınız gelmediği hani? Akşamı zor ettiğiniz, bir kadeh şarapla bile keyiflenemediğiniz?