22 Mayıs 2022 Pazar

Bir devrin sonu: İşte normale dönüş, dönüşte 4 gün mü ?

Ufaktan bir sitemle Post Covid'e keskin dönüşü sindirmenin benim için ne kadar zor olduğundan bahsetmiştim. 

O günlerde sadece maskeleri atmaktan ibaret olan süreç zamanla normale dönmenin - çok affedersin - bokunu çıkardı ve her şey tam anlamıyla iki yıl öncesine döndü. Sanki o iki yıl olağanüstü bir şekilde yaşanmamış gibi, hiçbir şey olmamış gibi eskiye döndü, özellikle iş ortamında... 

Düşünmeden edemiyorum, acaba beynimizin en güçlü yanı ne? Hatırlaması mı? Unutması mı? Ya da unutulması gerekenleri iyi seçebilmesi mi?

Hepimiz geçen iki yılı unutmuş gibiyiz…

İlk duyurular yöneticilerin en az 3, çalışanların 2 gün ofise gelmeleri beklendiği yönünde yapıldı. Pek kimsenin kulak astığını söyleyemeye gerek görmüyorum, neden çünkü insanlar belki pandeminin zorluklarını unutmuşlardı ama evden çalışmanın iyi taraflarını değil. 

Hadi kabul edelim, sabah akşam trafikte geçirdiğiniz zamanı ailenize ve kendinize ayırabiliyorsunuz, iki toplantı arası ya da öğle molası çamaşırınızı yıkayabiliyor, akşam için makarna sosunu ocağa koyabiliyorsunuz. Tüm bunları veriminizi düşürmeden yapabiliyorsunuz. 

"Peki neden şimdi ofise dönelim ki? "

15 Mayıs 2022 Pazar

3N 1 ben:)

Hani her ay yazıyorum ya... "Ne yapıyorum? Ne okuyorum? Ne izliyorum?"

Bak işte Nisanı atlamışım… halbuki nisan benim üzerinden geçti desem yeridir. 

Neler yapıyorum demeyeyim de neler yaptım  diyelim…


1 Mayıs 2022 Pazar

Lokum

14
29
5
6
22
26
44

Son günlerde aklımdan dilimden geçen rakamlar...
14 yıldır bu blog hayatımda, Arca gibi... Sanki Arca'nın geleceğini bilirmişim gibi açmışım blogu, Arca gelecek diye değil. Günlük hayatımı anlatırken hayatımın Arca'sıyla bir süre meşguliyet vermişim. Dün aklımdan geçti, Arca gibi bu blog da ergenliğe girdi sanki. Kimi zaman atarlı, kimi zaman uzak...

17 Nisan 2022 Pazar

Portakal çiçeği

 Kokusunu bilir misiniz? 

Ağacın altından ayrılmak istemeyeceğiniz kadar nefis, içli, gönül teline dokunan bir kokudur, çiçeğini elinize alır ara ara koklarsınız da doyamazsınız…


Arap yasemini de bu vakit açar, cire aseptine kreminin kokusu var ya… hah işte o!


27 Mart 2022 Pazar

Kitap yorumu : Devir

 Az önce Ece Temelkuran’ın Devir kitabını bitirdim. Acının en dibinden öyle gülümsetmek ancak çocukların bakış açısından sağlanabilirdi. 


12 Eylülü çocukların gözünden, kalbinden anlatmak o kadar zekice ki, elim kalbimde okudum. 


24 Mart 2022 Perşembe

Ne yapıyorum? Ne okuyorum? Ne izliyorum?

 Ekinoks canım … 

Günler burada, bu kuzeye yakın Avrupa ülkesinde nasıl hızlıca (Türkiye’ye göre iki kat hızda) kısalıyorsa, o hızda uzuyor. İşte ekinoks onun habercisi. Türkiye ile saat farkımızın bire düşeceğinin yani normalleşeceğinin habercisi. 


Bir başka haberci de, manolyalar… 

22 Mart 2022 Salı

Tek lokmalık tarçınlı kurabiye tarifi

 Ne vakittir yazayım diye düşündüğüm, kendime ödev ettiğim ve sürekli ertelediğim tarif huzurlarınızda: "Tek lokmalık tarçınlı kurabiye"

Anamın tarif defterinden global bir lezzet... Cemicümlemize büyük bir hizmet.

Efendim, olaylar bir departman toplantısında başladı, Malezya'daki sel felaketinde etkilenen oradaki fabrikada çalışanlarımız için bir yardım kampanyası yapılacaktı ama bir türlü organize olunamıyordu. Bizim müdür, kimse yapmıyorsa biz departman olarak aksiyon alalım, başlayalım, diğerleri de bizi takip eder dedi. Herkesin yapabileceği ne olabilir derken, "fırında bir şeyler pişiririz"de karar kıldık. 

Genelde geleneksel lezzetler öne çıktı, buranın meşhur butter cake'i, krebi, Rus arkadaşımızdan peynirli bir tatlı, herkesin benim yaptığımı sandığı ama aslında diğer Türk arkadaşımızın revanisi, İtalyan Parmiciana di melanzane (patlıcanlı peynirli bir şeyler) ve bu üst seviye geleneksel lezzetler müthiş ilgi görürken benim tarçınlı kurabiyeme pek kimse bakmadı. İlk hafta sonunda öte departmandaki Yunanlı bir arkadaştan tek sipariş almıştım. Buna üzülen ekip arkadaşlarım sipariş verdiler.  

20 Mart 2022 Pazar

Önümüz bahar, önümüze bakalım

 Kısa zamana çok şeyler sığdırmak istiyorum. İçimden öyle çok şey yapmak geliyor ki...

Kitap okumak... elimde okumakta olduğum o kadar çok kitap var ki... Hangisi?

Yok acaba aklımda bir dolu fikir, yazsam, blog yazsam? Ama acaba hangisini yazsam önce?

Mutfağa girmek... Arca için kek mi pişirsem, hafta içi için öğlen yemeklerimi mi hazırlasam evvela?

Zihnim sürekli koşuyor, sürekli... Hiç durup dinlenmiyor gibi. 

Önce hiçbirini yapmadım. Yunan pastanesinden aldığımız kadayıfı yerken, kahve içtim. Arca'nın maçında fena halde üşmüşüm, en kalın kazağımı giydim, şeker ve karbonhidrat yüklemesine bu iç üşümesi de eklenince, yirmi dakikalık uykuma kaçtım. Öylesine sırt üst uzandım, içim geçmiş, saati yirmi dakikaya kurmuştum  - çünkü uzun uyku bana yaramıyor - on dokuzuncu dakikada uyandım. Kucağıma bilgisayarımı aldım, demek ki yazacağım...

16 Mart 2022 Çarşamba

Office bitch

 Bu hafta henüz çarşamba ama bana kısaca office bitch diyebilirsiniz.

PMS hormonlarıma sağlık diyeceğim ama yok sadece hormonlara bağlamak hafife almak olur. 


12 Mart 2022 Cumartesi

Lazanya

 Çok değil, daha sabah saatlerinde karnabahar pizza tabanı tariflerini pin’liyordum Pinterestte. Ne ara lazanyayı fırına koyduk? Ne ara lazanyanın sosuna koyduğumuz şaraptan arta kalanlarla içmeye başlayıp en nadide şarabımızla, lazanyayı dinlendirirken demlenmeye başladık… bilmiyorum…

11 Mart 2022 Cuma

Post covid… normalin içine düşüvermek

 Tam iki yıl sonra bir anda normalin içine düştük. Öyle bir düştük ki normale alışmaya korkuyoruz yoksa normal dediğin alışmaların en kolayı.


6 Mart 2022 Pazar

“Kilo durumları nasıl?”

 Son cemre de toprağa düştüğüne göre yıllık geleneksel kilo vermeye (pardon sağlıklı yeme) niyet etsek mi?

5 Mart 2022 Cumartesi

Platonik arkadaşlarım

 Tam da yeni bir başlık atmıştım: "kilo alma durumları nasıl"

Sonra önceki postlarıma gelen yorumlara cevap yazmadığım aklıma geldi, döndüm bir daha okudum bir daha içim şefkatle doldu, ve her birine cevap yazdım ve bir defa daha bu bloga ve bu blog sayesinde çevrelendiğim insanlara yani siz okuyanlara şükrettim.

dedim ki, evvela nasıldın bugün bir anlat, başlatma kilona can simidine, semere dönmüş popona, sen anlat... bunu kendine, canım baisy'nin dediği gibi platonik arkadaşlarına borçlusun.

4 Mart 2022 Cuma

Ne yapıyorum? Ne okuyorum? Neler izliyorum?

 Güdük şubatı raporsuz geçirmişiz. Tüm blog alemi de benim ne okuyorum ne izliyorum postumu bekliyordu, yurtdışı ve yurtiçi temsilciliklerden mesajlar alıyordum peh :))

Ne yaptığımı az çok biliyorsunuz, panik atak kendini sevmeme, falan fişman!

28 Şubat 2022 Pazartesi

Küçük hayatımdan

 Bu hafta boyunca işle oyalandım, hemen her gün ofise gittim, her seferinde İlker kullandı arabayı, gün içinde iyice yorulup günün sonunda hemen her akşam 1-2  kadeh şarap içtim, erkenden yattım, erkenden kalkamadım, sık sık yaşadığım nöbetleri hatırladım, terapide anlatmak için özellikle hatırlamaya çalıştım, hiç yazmadım, hiç okumadım, hemen hiç spor yapmadım, iki defa Flamanca dersimi erteledim. 

22 Şubat 2022 Salı

Hissiyat böyle

 Kendinizi sevmeyerek güne başladığınız oluyor mu? Ona buna carladığınız ama aslında öfkenizin yegane hedefinin kendiniz olduğunun bilincinin de size hiç yardım etmediği sabahları? Aynaya bakasınız gelmediği hani? Akşamı zor ettiğiniz, bir kadeh şarapla bile keyiflenemediğiniz? 


15 Şubat 2022 Salı

Irkçılık

 Irkçılığa maruz kalmanın en kötü tarafı hazırlıksız yakalanmak… günlük hayatınızı her zamanki gibi sürdürmektesinizdir ve bir anda yüzünüze inen bir tokat gibi afallatır sizi, özellikle ilk seferinde. Ve sonra gardınızı almayı öğrenirsiniz. 

12 Şubat 2022 Cumartesi

Ağlamak bir öfke dışavurumu olabilir mi?

 Her cumartesi gün ortası terapi sonrası kendime soruyorum: neye ihtiyacım var?

Bazen yazmaya ihtiyacım oluyor, bazen ağlamaya, bazen papatya çayına hatta bir kadeh şaraba…


Bugün cevabım yürüyüştü. Sabah bir saat kardiyo yapmış olmama - yani egzersiz hedefimi tutturmuş olmama- rağmen çıktım. Çok soğuk ama güneşli bir Brüksel öğleni, ormana doğru yollandım. 


Ara sıra zihnime üşüşen cümleler… 


8 Şubat 2022 Salı

Sorgulamalar: "Lizbon'a Gece Treni"ninden payıma düşenler

Son birkaç haftadır, cumartesi günleri mental bir yorgunlukla geçiyor. Çok ağır. Bu hafta çok daha ağırdı çünkü bütün hafta içini çocukluğumun en eskilerini en saklanmışlıklarını deşeceğim bir ev ödevi ile geçirmiştim. İyi hazırlanmıştım. Ortaokula kadar tüm içim ters yüz edilmişti, notlarım, haritalarım şemalarımla terapi seasına hazırdım. Sanmıştım ki, bu arkeolojik çalışma, terapide sergilenecek ve terapi daha az sümüklü geçecek. Çok yanılmıştım. Daha on iki yaşıma gelmeden önce tüketti beni. Neyse ki seans bir saatte bitiyor, yoksa ben biterim.

Her seans sonrası İlker merakla soruyor, anlatıyorum. Her seans sonrası, kendisine şükrediyorum, ona rastlayışıma. Ve hayatımı sanırım sadece 3-4 cümlesinden başka etki etmemiş rahmetli anneannemi anıyorum, ne demişti? Allah eşinizden, işinizden güldürsün. Kuvvetle muhtemel -varsa eğer - cennettedir, pamuk anneanneye bu duası için kucak dolusu minnet... 

6 Şubat 2022 Pazar

Arınmanın hafifliğine ve Ayfer Tunç'a ve Nilay Örnek'e ve karnıyarığa...

 Arınmanın hafifliğine...

bir odam var benim, yani ben gaspettim. Arka oda. Çalışma odası. Misafir odası....

Yok hiçbiri değil, benim odam. Vaktiyle çamaşır odasıydı, çamaşır askısını bizim yatak odasına attım. Zamanla çöktüm buraya. Hele pandemi ve home working bahanem oldu, ofisim yaptım burayı. Her gün, sabah 06:30 gibi giriyorum, bahanem spor yapmak, sonra ofise dönüşüyor... Akşam televizyonda maç varsa, kaçışım oluyor, kimi zaman yoga meditasyon merkezi, terapi odası, flamanca dersi odası, kitap kulübü falan filan derken çıkmıyorum buradan! Evde beni ararlarsa, biliyorlar çalışma odasında, yuvamda, kozamdayım.

28 Ocak 2022 Cuma

Co-gitsin!

O kadar zor bir haftaydı ki an itibariyle cuma akşamına yaklaşıyor oluşumuza şükrediyorum.


Geçen Pazar günü burnu akıyordu Ergenim Arca'nın, üşüttü yine dedik, sallamadık. Sallamayı bırak aldık çocuğu maça götürdük. Gol attı, arkadaşlarıyla sarıldılar, maçı kazandılar bir çember halinde kucaklaşıp dakikalarca tezahürat yaptılar. 


22 Ocak 2022 Cumartesi

Beyaz Torosun (?) sırrı

 Bu memlekette aksiyon bir bizim oğlanın göbeğine düştüğü tanker devrilmesi bir de Nuri Alço barmen hadisesi( inanmazsın içkisine hap attığı yüzlerce kadının ırzına geçmiş, nuri alço filmlerinden ilham almadıysa şerefsizim) 

Başka bir şey yok.


Biz de ergenimle napalım sokağı mesken tutmuş beyaz araca sardık hani anlattıydım…


Neyse ki bu araçtaki farklılığı fark eden bir biz değilmişiz. Bizim sitede ona 92. Daire diyorlarmış.

17 Ocak 2022 Pazartesi

Dumur diyalog #174

 Geçen koltuk meselesinde demiştim, bunlar beni ufaktan kapının önüne koyarlar diye, aleni plan yaptı ergenim Arca, olaylar şöyle gelişti.

A: Baba ya bir çıtır tavuk yapsak ya, off ne zamandır yapmıyoruz.

Y: İzin vermiyorum! Kızartma leş gibi kokuyor yapamazsınız.

A: Tamam o zaman şöyle yapalım baba, annemi kapının önüne koyalım, biz yapalım yiyelim sonra içeri alırız.

İ: Çıtır tavuk için anne kapının önüne konur mu oğlum? (hah işte kocam beni koruyor) Hani kedi köpek filan alsak neyse...

A: İyi fikir, annem haftada iki gün eve gelsin, köpeği o gelince göndeririz. 

-------------------------

HPV aşısı:

Türkiye'de ne zamandır ücretsiz olması için kampanyalar yapılan HPV aşısını burada ortaokulun ilk yılında isteyenlere yapıyorlar. Okuldan yazı geldi, çocuğunuza da anlatın, onayınız olursa yapalım yazıyor. Arca'ya anlattım, ergenlik çağında aktif cinsel hayatı başlamamış bireylere ileride cinsel yolla bulaşıp ciddi hastalıklara yol açacak bir virüse karşı etkiliymiş, ne dersin, dedim.

A: Nerde yapacaklar?

Y: Sağlık görevlileri okula gelecekmiş, okulda yapacaklarmış.

A: aaa olur mu hiç!? Pipimize mi yapacaklar?

Y: yok ya normal koldan.

A: Ha tamam o zaman yapsınlar


16 Ocak 2022 Pazar

Mekanın sahibi geldi

 Pazar gününün, üç buçuğu gösteren dakikalarında bir tatil gününden alınabilecek en yüksek verimi almanın haklı gururu içindeyim, sayın okuyanlar. 

07:30'da kalkmışım, sabah sayfalarımı yazmışım, yetmemiiş geceden kalma boyun ve omuz ağrılarım için yoga yapmışım, babababbak...

O da yetmemiş, 09:00'daki Flamanca dersim için tekrar yapmış, bir de üstüne ders almışım. 10:00 itibariyle evin pipilileri uyandığında ben on kaplan gücünde mutfağa dalmış idim.

İşte bunlar hep erkencilik. İşte bunlar hep tavuk misali 22:00 civarı uyumuş olmanın nimetleri, işte bunlar hep yaşlılık belirtileri.

9 Ocak 2022 Pazar

Lüzumsuz bilgiler Vol.4: Kendime notlar

Aralıklarla şahsıma ait lüzumsuz bilgilerle blogu şenledireyim diyorum. Neden? Hiçbir fikrim yok, paşa gönlüm diyelim.

4 Ocak 2022 Salı

Ne yapıyorum? Neler okuyor, neler izliyorum?

 Hala tatildeyim. Aslında ofis dün açıldı ama ben iki gün daha izin aldım, maksat geç gelmiş kocamla ve hala tatil olan oğlumla 1-2 gün daha geçirmek. İdi. Maalesef dün 3.doz aşı olduk ve kocamla ancak karşılıklı kanepelerden sızlanıyor, sakar oğlan kolumuza dokunur diye de Arca'ya yaklaşmıyoruz. Arkadaş bu nedir ya!? Pertimiz çıktı resmen. Hayır bir de dediler ki, yarım dozmuş, booster dozuymuş. Hee boost etti ebemizi. Aslında yine bu tatili iyi ki almışım dedim, zira çalışmam imkansız resmen hasta hasta yatıyorum. 

3 Ocak 2022 Pazartesi

Şuursuz özgüven, lütfen! [ ergentalks! ]

 Self reflection filan bahsediyordum ya geçen yazıda, yarı yıl değerlendirme konuşmasından önce yöneticim karşıt karakterimle iletişimimi nasıl yönettiğimle ilgili bir düşünüp gelmemi istedi. Hani o üç yıl önce renklerle ilgili bir kişilik analizi vardı, hani Jung öğretilerinden yola çıkan rapor. Ben de dengesizin önde gideni çıkmıştım. Pardon dengesiz demeyelim de yaratıcı gözlemci diyelim ;)

Bu testin sonuç raporunda bir de karşıt kişilik var. Yani senin zıddın yani -bence- uyuz olduğun...

2 Ocak 2022 Pazar

Adettendir...

 Adettendir yeni yıla bir ilk yazı yazılır. Geçmiş yıllara ait yeni yıl ilk yazılarıma şöyle bir baktım, bak bu da adettendir. Deli misin niye kendi yazdığın yazılara bakıyorsun, işin mi yok? diye düşünenler olabilir. Ben de onlara derim ki, sosyal medyadaki kendini tekrara düşenlerin birbirinin kopyalarının, birbirinin kopyaları olmamak adına saçmalayanların yazdıklarına, paylaştıklarına vakit ayıracağıma evet, kendime dönüp bakmayı tercih ediyorum. 

26 Aralık 2021 Pazar

Bir kafaya bir duman şart

 Babamın meşhur lafı, gavur cigarası tüttürme bahanesi… ben de yıllarca ne keyifle içtim mereti. Aramıyorum şimdi acep kafa hep dumanlı olduğundan mı:))

Beklerken...

 Geçen pazar, hani harika olan ... İlker'in geç geleceğinden ve benim bu değişikliğe tepkimin geçen defakine göre son derece sakin olduğundan bahsetmiştim. 

Yazıyı yazdıktan sonra iki durum arasında neyin farklı olduğuna baktım. Öyle ya, yine iş 3 derken 5 haftaya çıkmıştı, "benim sınırım 4 hafta, 4 haftayı aşma" dememe rağmen. Üstelik buradaki bütün Türk arkadaşlarım, hani felaket senaryoları yazarken beni kurtarmaya çağıracaklarım, tatile çıkmış, ülkeden ayrılmışlardı, en sevdiğim arkadaşlarımdan birilerinin İtalya'ya taşınacağını yeni öğrenmiştim ve etkisi çok ağır olmuştu, bir arkadaşımızın babası vefat etmişti, dolayısıyla kedisine bakmak zorunda kalacaktım (İlker gelmiş olsaydı, görev onundu) ... Yani işler geçen defakine göre çok daha kötüydü. 

Yine de... kediye bakma ekibinin whatsapp grubunda, "beni onu sevgi manyağı yaparım, şımartırım" diye arkadaşımı rahatlatmaya çalışan kocama "sen gel de beni şımart" diye sitem etmekten gayrı bir tepkide bulunmamıştım. aklı bende kalmasın diye de dil filan dökmüştüm, düşün yani bendeki olgunluğu, erdim lan ben!

Diyecektim ama yok... Pek öyle değil. 

24 Aralık 2021 Cuma

Dün kedi bugün karne

Dün kedi... 

Osman'a gittik, bizim arkadaşın kedisine. Çok çekti o kedi, kanser oldu, iki defa ameliyat geçirdi. Zaten önceden uyarılmıştık, görünce üzülmemek için. Önceki gece rüyalarıma girdi Osman, çarşamba akşamı yerine perşembe sabahı gittiğimiz için ölmüş, tövbeler olsun. 

Neyse perşembe sabahı iki toplantı arası çıktık. Navigasyona bakıyorum ayağına bizim şüpheli beyaz aracın karşısına çektim arabayı, Arca'ya tembihledim, çaktırmadan çek fotoğrafını, özellikle plakanın. Vallahi veririm polise olmadı bizim site yönetimine. Bakacağız artık, gözümüz üzerinde. 

22 Aralık 2021 Çarşamba

Bugün saydırma günü

 Bok gibi soğuk bir günden, çatır çutur buzlu bir günden merhaba!

Çok sıkıcı bir gün çünkü içimden bir şey yapmak gelmiyor. Çalışarak oyalandım sonra öğle tatilinde ofise gittim, arkadaşımın ev anahtarını almaya, Japonlardan başka ofiste hiç kimse yoktu. 

21 Aralık 2021 Salı

Ergentalks: Ergenim Arca ile dedektiflik qeyfi "what foot are you?"

 Ergenim Arca ile baş başa yeni bir beş hafta daha devirmek üzereyiz. Malum İlker'i gören cennetlik.

Bizim ergeni fbu süreçte biraz çözdüm ben, belki o da beni çözdü, ya da "deli kadın kendi haline bırakayım" diyerek halden anlıyor, artık bilmiyorum, ama götümü kaşıyayım daha iyiyiz. En azından sakinleşmek için her akşam bir demlik papatya çayı içmek lavanta yağı koklamak zorunda kalmıyorum.

Çözdüm derken, aslında şöyle...

19 Aralık 2021 Pazar

Pazar sabahından bildiriyorum

 Harika başlayan bir pazar sabahından bildiriyorum. 

Harika, çünkü...

Sabah erkenden kalktım, whatsapp grubumdaki kızkardeşlerimle sohbete daldım yataktan çıkmadan. Yine yalnız değilim dedim, beni sevenler, destek olanlar, benimle benzer yollardan geçmiş olanlarımız var. 

Kahvemi içerken sabah sayfalarımı yazdım, o kadar olumluydum ki bu defa, kuvvetle muhtemel sabah mesajlarının yansımaları vardı içimde. 

Sabah sporu tercihini yürüyerek markete gitmekten yana kullandım. Ahmak ıslatan yağmur vardı, hani şemsiye açılmaz ve anlamadan sırılsıklam olursun. Eve girmek, yuvaya hep yuvaya dönmek çok iyi geldi. Ergenim Arca'ya o pis ergen kokusuna rağmen sarılmak istedim ama PS'da maç yapıyordu, hayır lütfen kapısı kapansındı.

Fırından yeni çıkmış kruvasanlar aldım Arca'ya, kahvaltıda ecnebiler gibi tatlı şeyler yiyor, bir sucuklu yumurta gömsene evladım!

Neyse.. An itibariyle saat 10:30. Taze bir kahve demledim kendime, mumlarımı ve tütsülerimi yaktım, önümde güzel bir pazar var. Deniz'in ve Emine'nin önerdiği psikologları, ekollerini inceleyip hangisiyle terapiye başlayacağıma karar vereceğim. 

11 Aralık 2021 Cumartesi

"Arca oğlum senin annen bir salaktı..." Vol.28

 Evvela döndüm baktım, en son serinin hangi numarasında kalmışız... Zira epey olmuş salaklıklarımı kayda almayalı. Yapmıyor muyum, yapıyorum ama demek insan unutuyor yazmayı. Serinin hemen hemen tamamını hatmettim. Bayılıyorum eski yazılarımı okumaya - demiş miydim? Kesin demişimdir. Şimdi bizim oğlan 13'e merdiven dayadı (gerçi ona sorsan çoktan 13 ve her şeyi yapabilir, diğer taraftan 15'lik kız takımıyla oynayıp yenilince birden yaş 11'e iniyor ama aramızda üçün beşin lafı olmaz) hala tek parça ya ben ona şaşırıyorum, anneannemin dediği gibi çocukları koruyan melekler filan olmalı. 

Kafasını gümletmeler mi, dizanteriler mi, sinüzitler mi neler neler.... 

2 Aralık 2021 Perşembe

Ne yapıyorum? Neler okuyor, neler izliyorum?

 Koca bir kasım ayı geçmiş ve ben utanmaz kadın elim varıp da oturup not düşmemişim bloguma. Bu dünya benim ne okuyup izlediğimden mahrum mu kalsın!? Hiç! Düpedüz terbiyesizlik. 

An itibariyle Aralık ayının gelişini pms sancıları ile arabada Arcayı beklerken kutluyorum. 

Bu soğukta ne antrenmanı ya… 

Sağnak kar yağdı bugün, hiç tutmadı ve bok gibi bir soğuk bıraktı ardında. Lanetsin kış! 


Eve girmeyi, mantı haşlayıp bol yoğurtla tıkınmayı, üstüne sıcak çay ve çiğdem eşliğinde mal mal televizyona bakmayı iple çekiyorum. Tabii ki battaniye altında. 07:30’da başlayan ve yarım saatlik yemek molası dışında full toplantı ile geçen bir günün akşamından beklentim budur, kayıtlara geçsin.


Neler yapıyorum?


Önceki postta anlattığım derin mental çözümlerimin yanı sıra deli gibi alışveriş yapıyorum. Sürekli bir tüketim halindeyim, allah hayra çıkarsın. Tamam evet gardırobun yarısını sadeleşme yarısını da kilo aldım ayağına yok etmiştim ama bu kadar da olmaz! Euro aldı başını gidiyor diye, muhterem İzmir’de nasıl olsa koca bir bavulla dönecek diye, black friday diye olmaz ki… olmamalı. Bana verdiği moral bir yana, utancımı içimde yaşıyorum, yok lan yaşamıyorum oh anlattım rahatladım.


Hayır bir de o kadar giysi yatırımını niye yapıyorsam nihayetinde ofise gitmeler haftada bire düşürüldü. Dur lan keşke eşofman alsaydım :)))


Şaka bir yana gerçekten saçmalamayı bir yana bırakmam lazım. Lanet olsun içimdeki leş tüketiciye!


Neler izliyorum? 


Outlander 3.sezon itibariyle muhteremi sıkınca, bırakmıştım, tek başıma devam ediyorum, ama işte öylesine…


Muhteremin , tavuk gibi erkenden yattığım geceler bensiz izlediği sex education dizisine başladım. Güzel bence. 


Muhterem kocamla fransız dizisi Family Business bitirdik, şahane komik dizi tavsiye ederim. Kulüp isimli diziyi de izledik. Dokunaklıydı ama bana çok dokunmadı, belki beklentim yüksekti ya da bilemiyorum işte neyse…


Yargı izlediğim yegane anaakım Türk dizisi, var mı Türk dizisi tavsiyesi? Alırım :)


Ne okuyorum?


Epey okudum bu aralar. 

Önceki postta anlattığım Pembe Fili Düşünme en sevdiğim. 

Uzunharmanlarda bir davetsiz misafir de aktı gitti, pek iz bırakmadı. 

Sonra kitap kulübüyle okuduğumuz Deniz Yolu bitti, hatta yeni öykü kitabına başladık. Bir büyücünün çocukluğu - Hermann Hesse.

Daldan dala konuyorum, bir de arada derede okuduğum Ece Temelkuran’dan Devir var. Hoşuma gidiyor şimdilik, bakalım.


Ee, sizde ne var ne yok?