Yazılar posta kutuna gelsin mi?

11 Nisan 2021 Pazar

Ergen Talks! Vol.1

Okuduğunuz tüm kitapları kıvırıp...

Çöpe atın.

Temiz bir defter alın. 

Başlığı atın: ergen kılavuzu: .... (buraya çocuğunuzun adı gelecek)


Bizimkini yazmaya başladık.

Ergen kılavuzu: Arca 


Son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim, iyi gitmiyor. Bacak kıllarının çıkması, bıyıklarının bitmesi ve o sıkılası sivilceler, evin cücesinin büyüdüğü anlamına gelmiyor. Tam tersi! Beyni küçüldü sanki!


Sabırla, defalarca, nedenleriyle sonuçlarıyla anlattığımız her şeyi inadına yapar gibi deneyimlemesi = senin lafın benim dötüme 


Bizim evin normali bu artık.

10 Nisan 2021 Cumartesi

Bir garip Nisan

Bahar geldi, erguvanlar, kiraz ağaçları çiçeklendi, diyemeden Nisanla birlikte kar yağışıyla şaşkına döndük. 

Nasıl bir nisansın ki, üç gün üst üste kar yağdı? Birkaç günlük yağmur arasından sonra yine kar bekleniyor, allah nasıl biliyorsa öyle yapsın.


3 Nisan 2021 Cumartesi

Ne okuyorum? Ne izliyorum? Ne yapıyorum?

Ne yapıyorum? 

Pilates topumun üzerinden bildiriyorum.

Yanlış olmasın, pilates yaptığım yok, bilgisayarımın başındayım, biramı yudumlarken blog yazıyorum. İkinci biramı müteakip solumdaki Ulu Koltuk Nazmiyeye kıvrılabilirim, söz vermiyorum.

Pilates hiç yapmadım, önerileriniz olursa (video / kurs vs...) lütfen paylaşın, denemek isterim. Galiba bizim jenerasyonun bir Ebru Şallı = Pilates önyargısı iliklerine işlemiş, yanaşamıyoruz, ama Ebru da biz de büyüdük, artık bakış açımızı değiştirebiliriz kanımca.

28 Mart 2021 Pazar

Pandemi yoksa şimdi çocuklara mı?

 Pandemide bir yılı devirdik. Bir yıldır hiçbir şey değişmemiş gibi geliyor ama aslında pek çok şey aynı değil. Her şeyden önce bu virüs hakkında geçen yıla göre çok şey biliyoruz ve fakat aslında yeni varyasyonlarına dair hemen hiçbir şey... 

Geçen yıl bu zamanlar ile şimdinin önlemleri arasında dağlar kadar fark var.

Ne gibi mi? En azından Belçika için söyleyebilirim...

Mesela tam bir yıl önce kimse sokağa çıkmıyordu. Maske kıtlığı vardı. Şimdi bar, lokanta, son sıkılaştırılmış önlemlerle kuaför ve giyim mağazaları hariç her yer açık. 

akıllıca seçimler

 Doğru soruları sormayı biliyor muyuz? Kendimizle ilgili, hayatımızla ilgili? 

Doğru soruların doğru seçimlere, akıllıca seçimlere götürdüğünü fark ettiğimden beri sormaya çalışıyorum...

Nasıl daha iyi hissedebilirim? Bana ne iyi gelir? Nasıl daha yaratıcı, daha motive, daha verimli olabilirim? Nasıl yardım edebilirim? Nasıl daha olumlu bakabilirim? Nasıl ...

21 Mart 2021 Pazar

Yazıklar olsun

 Klasik bir pazar akşamı. Televizyonda derbi maç izleyen çoğunluğu bırakıp yuvama, “ulu koltuk nazmiye”ye gömülmüşüm.


3,5 ay sonra bira açmışım, keyfim yerinde olmalı değil mi? Değil...


20 Mart 2021 Cumartesi

İstanbul Sözleşmesi yaşamıyor.

Tarihe geçsin.

20 Mart 2021

Gece 02:00



Faşizmin grisi yoktur.

“Aslında hiçbir şey yasadışı değildi, çünkü artık yasa diye bir şey yoktu." (George Orwell)

17 Mart 2021 Çarşamba

Şiştim!

 Tarihe geçebilir miyim?

Tarihe Leslie ile walk at home egzersizi sırasında bileği eline almış insan olarak geçebilir miyim?

Evet. 

14 Mart 2021 Pazar

Ne okuyorum? Ne izliyorum? Ne yapıyorum?

Ne yapıyorum?

 Pazar akşamı 18:52 itibariyle 2,5 saatlik fazla mesaimi bitirdim, kendime fıstık ve cin greyfurt hazırladım, keyfediyorum. Kendimle baş başa kalmanın tadını çıkarıyorum. 

Penceremden kavak ağaçlarının ve ne ara bittiklerini anlamadığım minik tomurcuklarının çok tatlı olduğunu düşünüyorum. Tomurcuklarını bu saatte görebildiğime göre, günlerin iyice uzadığını fark etmem keyfime keyif katıyor. Hava sıcaklığı hissettirmese de - sahi bu coğrafyaya cemreler be zaman düşüyor- baharın geldiğini müjdeleyen her şeye şükrediyorum. 


13 Mart 2021 Cumartesi

Beni evime bırakın

 Bizim departmanda yeni işe başlayan Marco memleketinde ailesini, kız arkadaşını bırakıp buralara gelmiş, bir başına sıkılmasın, ofistekilerle kaynaşsın istiyorum. bir başına çalışmaya geldiğin kimseyi tanımadığın şehirde arkadaş edineceksin ama dil kursları online, barlar kapalı, facebook gruplarından insanlar buluşamıyor... ne fena.


İki haftadır her gün ofise gidiyorum. İşte tam da bu yüzden. Çünkü bir ortamda yeni olmak şimdi diğer her zamandan daha zor.


7 Mart 2021 Pazar

Alışkanlıklardan kurtulmak kolay değil ama mümkün

 Hemen bir anda bırakamadım. Yavaş yavaş, azalta azalta... insanın sevdiği bir şeyden kopması kolay değil, kafada bitirmesi, içine sinmesi gerekiyor. Birlikte yaşadıklarının da belli bir takım alışkanları bıraktığını görmek motivasyonu artırıyor elbet ama asıl bunu senin kademe kademe, sindire sindire bitirebilmen mesele... bıraktığında kendine bunun ne kadar faydası olduğunu görmen de çok iyi geliyor, bırakma kararı aldığın güne de, bırakabildiğine de şükrediyorsun. 


6 Mart 2021 Cumartesi

Bugün böyle

 Sabahtan beri kulağım tıkalı. Ne alaka anlamadım. Hani böyle uçakta basınç farkından tıkanır ya öyle işte. 

Bir şey de yapmadım bugün hatta dışarı bile çıkmadım. Arca’ya kek, öğlene çorba yaptım sadece. Birkaç posta çamaşır yani o kadar. 


2 Mart 2021 Salı

Tarih yazıyoruz

 Çok garip zamanların tanığıyız. Tarih yazılıyor.

Bizim bile rolümüz var: kendini korurken, başkalarını da koruyorsun, maske takarak.

 

Maske ve sosyal mesafeyle tarih yazacak bir kahraman olacağınızı değil on yıl iki yıl önce söyleseler inanır mıydınız? 


28 Şubat 2021 Pazar

Challenge'ım challenge oldu mu, hem de nasıl oldu!

66 günde 6 kilo challenge biraz iddialıymış, kabul ediyorum. Bloga eklediğim sayaç son 5 günü gösterirken 6 kiloya ulaşamayacağımı biliyorum 5'e de razıydım fakat 4'te takıldım kaldım. Yani bir durum raporu verdiğimden beri hemen hiç gelişme yok. Şu an yaşanan hayalkırıklığına, araya giren iki gün pide (muhterem kocam cenaze evine yaptırır gibi 5 porsiyon söylemiş iki gün yedik) ve bir gün hamburger ile pasta sebep olmuş olabilir. Aman oğlumun doğum günü etkinlikleri çerçevesinde yaptık bir yaramazlık, canımıza değsin. 

27 Şubat 2021 Cumartesi

Dünya vatandaşı

 Vaka sayıları Belçika'da yükselişe geçtiği için açıkça, hiçbir gevşeme beklenmemesi yönünde beyanatlar verildi. Halbuki bu aralar lokantaların açılması bekleniyordu. Yine de eğitimin sürmesi için direniliyor. Belçika'da diğer tüm ülkelerden farklı olarak ilk 2 ay hariç yüz yüze eğitim kesintisiz sürüyor. Lakin ne kadar dayanırlar meçhul.

Bir yandan Türkiye'yi takip ediyorum, açıldıydı açılmadıydı derken açılacak denip açılma kararının açılması planlanan günde alınacağı duyurulmuş. Hani insanların nasıl psikolojisi bozulur diye kafa yormuşlar da uyguluyorlar gibi... Bir bu da değil, cenazelerde kurultaylarda göt göte sosyal mesafeyi hiçe sayanlar dalga geçer gibi hafta sonu insanları ev tıkıyor. Mantık arıyorum bulamıyorum, evet muhtemelen insanlar kafayı yesinler diye uğraşıyorlar.

Gerçi ben niye Türkiye'ye kafa yoruyorum, değil mi? Atmışım kapağı Avrupa'ya bir de batı hayranlığıyla övüyorum şerefsizleri... Halbuki bizim ülkemizin iç dış politikaları enfes, adaleti desen muhteşem, pandemiyi yönetmeleri filan... harika! Ben tabii buradan ahkam kesiyorum, burun kıvırıyorum bana ne ki! Ben ne bilirim ki! Nankörüm işte!

22 Şubat 2021 Pazartesi

Yaşlandığnı nasıl anlarsın? Vol.6

 Hayatımın hiçbir döneminde, hayatının merkezine fedakarlığı alanları kendime rol model seçmedim. Benim takdir ettiklerim ve kendime örnek seçtiklerim hep "kendini sevenler" oldu. Pek çokları tarafından bu kendini sevenler, bencillikle, "kendi için yaşamak"la, egoistlikle suçlansalar da, ben hiç oralı olmadım. 

Kendini sevmek, kendi için yaşamak...

21 Şubat 2021 Pazar

Happy hour for Yeliz

 Bugün pazar...

Televizyonda maç saati = Yeliz'e Happy Hour! 

Instagramda takip ettiğim İrem'den öğrendiğim nefis bir içecek bu keyifli blog yazısına eşlik ediyor bugün: Cin, buz, greyfurt. Ben cini annemin çocukluğumdaki cin tonik ve de lime (ya da limon) üçlüsünden tanırım, hiç de içmem aslında. Ama bu tarif çok lezzetli, üstelik bahar taklidi yapan hafta sonuna da çok yakıştı.

Hava bahar kıvamında ve tadında... 17C burası için yaz bile sayılır ama biz abartmayalım ve bahar diyelim. Mavi  gökyüzü.. Evet buralıların en sevdiği hava koşulu. Çünkü güneşi görüyoruz.

Güneş kıymetlimisss...

20 Şubat 2021 Cumartesi

Sosyal devlet

Aklım bu aralar hep blogda, yazmakta. Lakin akşam mesaiyi bitirdiğimde o kadar ekrandan bıkmış hissediyorum ki, elime telefonu bile alasım gelmiyor. 

Diye başladım ama İlker doktordan geldi, kapatmışım. Sinüzit ameliyatı sonrası kontroldü, doktor kendisiyle çok gururluymuş, harika bir ameliyat harika bir iyileşme diyerek gururunu taçlandırmış. Yaptığı işin tatmininde olan insanlar ne kadar da ilham verici.

Neyse işte İlker'le bunları konuştuk sabah, sonra ben çamaşır yıkadım, astım, biraz etrafı düzenledim, bu arada İlker kasaplık yaptı.

15 Şubat 2021 Pazartesi

Kıvırcık ve dalgalı saç bakımı nasıl yapılmalı?

 En son bir yıl kadar önce kıvırcık saç bakımı ile ilgili tüyolar vermiştim.

Yenileri eklendi! 

Saçta nemi hapsetmek. İşte kıvırcık ve kuru saçın en önemli püf noktası bu.

Nemi iyi hapsedilmiş bir kıvırcık saç nasıl olur? 

14 Şubat 2021 Pazar

Eyvah oğlum büyüyor #2 : Menemen ve diğerleri

Soğanlı soğansız tartışmasına hiç girmeyelim, menemen soğansız olmaz, kalbinizi kırarım! Soğanlı olur, hafif de acılı. Menemene çatal değmez, ekmeğinin kıyısıyla şamandıra daldırmadan parmağına bulaşmışını yalamadan menemen yenmez. 

Anlaştıysak devam ediyorum. 

10 Şubat 2021 Çarşamba

Kısa kısa

Pazardan başlayan kar şehri tamamen kapladı. Hava sıcaklığı en yüksek -8 olduğu zamanlar oldu. Tam bu karın buzun içinde evden burnumuzu çıkarmamak vardı. Ama muhteremin ameliyatı (sinüzit yani ciddi değil neyse ki...) yüzünden pazartesi erkenden hastaneye gittik. 


4 Şubat 2021 Perşembe

Durum raporu

 Beş hafta kadar önce 2021’i beklemeden başlamıştım. Hatırlayan var mı? Neye?


Yeni alışkanlıklara, eskileri bırakmaya, düzgün beslenmeye ve her gün egzersiz yapmaya. 


31 Ocak 2021 Pazar

Yıl 1956 tahta bavul ve lastik pabuçlar

 Hayatımın büyük kısmı, babamın, umumiyetle rakı sofrasında, şu cümleyle başlayan İstanbul’unu dinlemekle geçti: “yıl 1956. 11 yaşındayım. Ayağımda lastik pabuç, elimde tahta bavulla İstanbul’a gittim, devlet parasız yatılı okumaya.” 

29 Ocak 2021 Cuma

Bugün bunu öğrendim



 Dün ofise gittim, sanırım iki haftadır ilk. 


Ve bugün bu saat oldu hala toparlanamadım. 


COVID proof sosyalleşmenin dibine vurduğumuz bir gün oldu. Belki de tüm bu proof kısmı beni yoran. Arkadaşımın masasına gidip iki lafın belini kırayım istiyorum, maskenin karbondioksitinden başıma ağrı giriyor. Toplantı odasına girerken dezenfekte, çıkarken dezenfekte... yemeğe oturmadan yemekten kalktıktan sonra dezenfekte.... ay gözünü sevdiğim home office’im canım! Öğlen de kocamla yemek yiyorum en azından mis!


Neyse ya dün ofise gitmenin tek iyi tarafı oldu: yeni bir müzik grubu keşfettim.


24 Ocak 2021 Pazar

Ne okuyorum? Ne izliyorum? Ne yapıyorum?

 Şu anda yarın akşamki kitap kulübümün kitabını okumam gerekirken (Ursula K.LeGuin - Dünyanın doğum günü son öykü) blog yazıyorum, şarap yudumluyorum, akşam yemeği için kinoalı karidesli salata için meksika fasulyelerimin haşlanmasını bekliyorum. 

18 Ocak 2021 Pazartesi

Kayıtlara geçsin

Resmi olarak yılbaşı noel ve türevleri ruhu önümüzdeki aralık ayına kadar depoya kaldırılmıştır. Işık mışık yeter şiştim.


17 ocak pazar kayıtlara Yelizin dellenip yılbaşı ağacını katlayıp sepetlediği tarih olarak geçebilir.


Bu ecnebiler gerçek ağaç süslüyorlar, sonra da kapının önüne koyuyorlar. Nasıl çevre duyarlısı bunlar anlamıyorum. Tamam bizimki plastik ama en azından ömürlük ayol!


Neyse diğer konuya geçelim. 

16 Ocak 2021 Cumartesi

Karlı bir gün



 Haftalardır beklenen kar geldi, yağıyor. Kuruldum pencerenin karşısında, yağan kara karşı yazıyorum. Benden keyiflisi var mı ya :) Bir saattir Arca'yı kar topu oynamak için kandırmaya çalışıyorum, babasıyla PS oynuyor, dötünü kaldırmadı. Daha da istemesin, hiç çıkasım yok. Az sonra hava kararır, serin kırmızı şarabımı koyarım yanıma, değmeyin keyfime.

12 Ocak 2021 Salı

Yazmak uzaktakine sarılmaktır

 Bunu nerede okuduğumu hatırlamıyorum, benim gibi uzaklardan, uzaklarda yaşayanlara yazılmış olmalı. 

Sarılıyorum, beni şu anda bir yerlerden okuyan herkese...


10 Ocak 2021 Pazar

Sis, Kış güneşi, diyet ve diğerleri

İzmir'de eskiden kışların çok ayazlı geçtiği olurdu, bu sene 20C'nin altına inmedi galiba). "Kar soğuğu" derdi annem, "Yükseklere kar yağıyor bak ayazı bize vuruyor".

Buradaki de o hesap! Günlerdir Avrupa'nın sağından solundan kar haberleriyle heyecanlanacak oluveriyoruz, bizim payımıza düşen 0-2 C hava sıcaklığı ve sis! Sis nedir ya? Sis diye bir hava durumu olabilir mi? Sis, kar yağdırmayı becerememiş aptal bir iklimin teselli ödülü gibidir. Değersiz! Vasıfsız! Sis nedir ya?!

Dünden beri şehrin üzerine çöreklenen işte bu lanet vasıfsız sis, bu sabah kış güneşinin neşesiyle dağıldı. Güneşin mutluluk sebebi olması buralı insanlar için normal ama benim gibi yılın on ayı güneş gören bir memleketten birini üç yıl geçmesine rağmen hala şaşırtabiliyor. 

Hiç ısıtmayan ama neşe veren kış güneşini bahane edip muhterem kocamla yürüyüşe çıktık. Hava sıcaklığı sıfır rakamla 0 idi. Gariptir üşümedim, hatta buz gibi havayı teneffüs etmek, üşümekten kızaran burnumu hissedememek bile hoşuma gitti. 6 km'den fazla yürümüşüz. Ağır sinüzitten muzdarip kocamın baş ağrısı tutmasa daha da yürürdük. Evet ağır sinüzit ve iki hafta sonra ameliyat olacak, nihayet nefes alacak, yani öyle umuyoruz.

9 Ocak 2021 Cumartesi

Ne okuyorum? Ne izliyorum? Ne yapıyorum?

 Önce ne yaptığımdan bahsedeyim. Instagram takipçileri bu ara gıdadan yana hafif takıldığımı fark etmişlerdir. Her gün nasıl hafif bir öğün hazırladığımın fotoğrafını çekip saklıyorum ki, önümüzdeki yıllara bir tür silkinme olsun. Yine muhteremin enfes yemekleri ile kendimden geçerken , yüzüme bir tokat gibi insin çabalarım! 

Uzatmaya gerek yok, hafif besleniyorum. Activia, Kefir, mevsim salata, bakliyatlı ve de kinoalı salatalar tüketiyorum. Bazı bazı tencere yemekleri ve de et yeşil salata. Bu kadar. Ha bir de henüz bırakamadığım şarabım var, üzerinize afiyet. Diyette şarap ekmek yerine geçer derler ya, ekmeği kestiğime göre içebilirim gibi geliyor. Ben birayı bırakmışım, bir kadeh şarabım da olmasın mı? 

Muhterem olmasın diyor, yuh diyor, sen de diyet mi yapıyorsun diyor. Hayır diyorum ben hafif besleniyorum. Rakı meze mi yapıyorum allahsız, bir kadeh şarap içiyorum...Ben bu muhtereme bu konuda çok pis gıcık oluyorum. Zira çok hızlı kilo veriyor, neden adamda tek promil alkol yok!

8 Ocak 2021 Cuma

Bu hafta gün 5 spor 4

Çok değil 30 dk 

Sabahları uyanınca Leslie ile egzersiz yapıyoruz. Fazla kalori yakmıyorum dolayısıyla tartıdaki rakamlara ciddi bir etkisi olduğunu da düşünmüyorum. 


Hayatımın bu aşamasında niyetim kalori yapmaktan ziyade sürdürülebilirlik. 

4 Ocak 2021 Pazartesi

Kitap yorumu: Aklını En doğru şekilde kullan (Mindset)

"Çabalama yeteneği olmayanlar içindir." 

"Ya yeteneğiniz vardır ya da çabalamak zorundasınızdır. "

Eminim hayatınızın birçok döneminde buna benzer cümleler duymuşsunuzdur, belki de siz de bu cümleyi kurmuşsunuzdur. Ben kurdum.

Belki pe çok defa bu blogda da yazmışımdır çünkü bazı insanlarda bazı yeteneklerin doğuştan var olması, bu konularda çabasızca başarıya ulaşacaklarına dair bir inancım var. 

Örneğin doğuştan lider olma vasfı, kariyer basamaklarını bazılarına daha hızlı tırmandırır, kumaşında olmayanlar debelenir. Doğuştan yeteneğin yoksa mesela sanata, spora, ne kadar uğraşsan boş!

3 Ocak 2021 Pazar

2021'in ilk yazısı: Yeni yıl sürprizi

 On iki günlük Noel tatili bugün itibariyle nihayete eriyor.

Diğer tüm Noel tatillerinden farklı olarak bu tatilin tamamını evde geçirdim. Birkaç yazı önce bahsettiğim gibi bir serkeşlik, aymazlık, özensizlik ve de plansızlık içinde. O kadar ki, bir aileden ziyade muhterem ve yer cücesi ile ev arkadaşı gibiydik. 

"Kahvaltı isteyen?"

"..."

"iyi ben bir kahve içeceğim."

Pek çok sabahımız böyle geçti diyebilirim. Diğer iki oğlan kah birlikte kah online arkadaşlarıyla futbol ve şiddet temalı oyunlar oynarlarken amaçsızca ilk birkaç günümü tükettim. Sonra yeni yılı beklemeden diyete girdim. Sonra diyetten çıkar gibi oldum, sonra tekrar girdim. 

Sosyal medyada boğuldum, sıkıldım.