Yazılar posta kutuna gelsin mi?

31 Ocak 2021 Pazar

Yıl 1956 tahta bavul ve lastik pabuçlar

 Hayatımın büyük kısmı, babamın, umumiyetle rakı sofrasında, şu cümleyle başlayan İstanbul’unu dinlemekle geçti: “yıl 1956. 11 yaşındayım. Ayağımda lastik pabuç, elimde tahta bavulla İstanbul’a gittim, devlet parasız yatılı okumaya.” 

29 Ocak 2021 Cuma

Bugün bunu öğrendim



 Dün ofise gittim, sanırım iki haftadır ilk. 


Ve bugün bu saat oldu hala toparlanamadım. 


COVID proof sosyalleşmenin dibine vurduğumuz bir gün oldu. Belki de tüm bu proof kısmı beni yoran. Arkadaşımın masasına gidip iki lafın belini kırayım istiyorum, maskenin karbondioksitinden başıma ağrı giriyor. Toplantı odasına girerken dezenfekte, çıkarken dezenfekte... yemeğe oturmadan yemekten kalktıktan sonra dezenfekte.... ay gözünü sevdiğim home office’im canım! Öğlen de kocamla yemek yiyorum en azından mis!


Neyse ya dün ofise gitmenin tek iyi tarafı oldu: yeni bir müzik grubu keşfettim.


24 Ocak 2021 Pazar

Ne okuyorum? Ne izliyorum? Ne yapıyorum?

 Şu anda yarın akşamki kitap kulübümün kitabını okumam gerekirken (Ursula K.LeGuin - Dünyanın doğum günü son öykü) blog yazıyorum, şarap yudumluyorum, akşam yemeği için kinoalı karidesli salata için meksika fasulyelerimin haşlanmasını bekliyorum. 

18 Ocak 2021 Pazartesi

Kayıtlara geçsin

Resmi olarak yılbaşı noel ve türevleri ruhu önümüzdeki aralık ayına kadar depoya kaldırılmıştır. Işık mışık yeter şiştim.


17 ocak pazar kayıtlara Yelizin dellenip yılbaşı ağacını katlayıp sepetlediği tarih olarak geçebilir.


Bu ecnebiler gerçek ağaç süslüyorlar, sonra da kapının önüne koyuyorlar. Nasıl çevre duyarlısı bunlar anlamıyorum. Tamam bizimki plastik ama en azından ömürlük ayol!


Neyse diğer konuya geçelim. 

16 Ocak 2021 Cumartesi

Karlı bir gün



 Haftalardır beklenen kar geldi, yağıyor. Kuruldum pencerenin karşısında, yağan kara karşı yazıyorum. Benden keyiflisi var mı ya :) Bir saattir Arca'yı kar topu oynamak için kandırmaya çalışıyorum, babasıyla PS oynuyor, dötünü kaldırmadı. Daha da istemesin, hiç çıkasım yok. Az sonra hava kararır, serin kırmızı şarabımı koyarım yanıma, değmeyin keyfime.

12 Ocak 2021 Salı

Yazmak uzaktakine sarılmaktır

 Bunu nerede okuduğumu hatırlamıyorum, benim gibi uzaklardan, uzaklarda yaşayanlara yazılmış olmalı. 

Sarılıyorum, beni şu anda bir yerlerden okuyan herkese...


10 Ocak 2021 Pazar

Sis, Kış güneşi, diyet ve diğerleri

İzmir'de eskiden kışların çok ayazlı geçtiği olurdu, bu sene 20C'nin altına inmedi galiba). "Kar soğuğu" derdi annem, "Yükseklere kar yağıyor bak ayazı bize vuruyor".

Buradaki de o hesap! Günlerdir Avrupa'nın sağından solundan kar haberleriyle heyecanlanacak oluveriyoruz, bizim payımıza düşen 0-2 C hava sıcaklığı ve sis! Sis nedir ya? Sis diye bir hava durumu olabilir mi? Sis, kar yağdırmayı becerememiş aptal bir iklimin teselli ödülü gibidir. Değersiz! Vasıfsız! Sis nedir ya?!

Dünden beri şehrin üzerine çöreklenen işte bu lanet vasıfsız sis, bu sabah kış güneşinin neşesiyle dağıldı. Güneşin mutluluk sebebi olması buralı insanlar için normal ama benim gibi yılın on ayı güneş gören bir memleketten birini üç yıl geçmesine rağmen hala şaşırtabiliyor. 

Hiç ısıtmayan ama neşe veren kış güneşini bahane edip muhterem kocamla yürüyüşe çıktık. Hava sıcaklığı sıfır rakamla 0 idi. Gariptir üşümedim, hatta buz gibi havayı teneffüs etmek, üşümekten kızaran burnumu hissedememek bile hoşuma gitti. 6 km'den fazla yürümüşüz. Ağır sinüzitten muzdarip kocamın baş ağrısı tutmasa daha da yürürdük. Evet ağır sinüzit ve iki hafta sonra ameliyat olacak, nihayet nefes alacak, yani öyle umuyoruz.

9 Ocak 2021 Cumartesi

Ne okuyorum? Ne izliyorum? Ne yapıyorum?

 Önce ne yaptığımdan bahsedeyim. Instagram takipçileri bu ara gıdadan yana hafif takıldığımı fark etmişlerdir. Her gün nasıl hafif bir öğün hazırladığımın fotoğrafını çekip saklıyorum ki, önümüzdeki yıllara bir tür silkinme olsun. Yine muhteremin enfes yemekleri ile kendimden geçerken , yüzüme bir tokat gibi insin çabalarım! 

Uzatmaya gerek yok, hafif besleniyorum. Activia, Kefir, mevsim salata, bakliyatlı ve de kinoalı salatalar tüketiyorum. Bazı bazı tencere yemekleri ve de et yeşil salata. Bu kadar. Ha bir de henüz bırakamadığım şarabım var, üzerinize afiyet. Diyette şarap ekmek yerine geçer derler ya, ekmeği kestiğime göre içebilirim gibi geliyor. Ben birayı bırakmışım, bir kadeh şarabım da olmasın mı? 

Muhterem olmasın diyor, yuh diyor, sen de diyet mi yapıyorsun diyor. Hayır diyorum ben hafif besleniyorum. Rakı meze mi yapıyorum allahsız, bir kadeh şarap içiyorum...Ben bu muhtereme bu konuda çok pis gıcık oluyorum. Zira çok hızlı kilo veriyor, neden adamda tek promil alkol yok!

8 Ocak 2021 Cuma

Bu hafta gün 5 spor 4

Çok değil 30 dk 

Sabahları uyanınca Leslie ile egzersiz yapıyoruz. Fazla kalori yakmıyorum dolayısıyla tartıdaki rakamlara ciddi bir etkisi olduğunu da düşünmüyorum. 


Hayatımın bu aşamasında niyetim kalori yapmaktan ziyade sürdürülebilirlik. 

4 Ocak 2021 Pazartesi

Kitap yorumu: Aklını En doğru şekilde kullan (Mindset)

"Çabalama yeteneği olmayanlar içindir." 

"Ya yeteneğiniz vardır ya da çabalamak zorundasınızdır. "

Eminim hayatınızın birçok döneminde buna benzer cümleler duymuşsunuzdur, belki de siz de bu cümleyi kurmuşsunuzdur. Ben kurdum.

Belki pe çok defa bu blogda da yazmışımdır çünkü bazı insanlarda bazı yeteneklerin doğuştan var olması, bu konularda çabasızca başarıya ulaşacaklarına dair bir inancım var. 

Örneğin doğuştan lider olma vasfı, kariyer basamaklarını bazılarına daha hızlı tırmandırır, kumaşında olmayanlar debelenir. Doğuştan yeteneğin yoksa mesela sanata, spora, ne kadar uğraşsan boş!

3 Ocak 2021 Pazar

2021'in ilk yazısı: Yeni yıl sürprizi

 On iki günlük Noel tatili bugün itibariyle nihayete eriyor.

Diğer tüm Noel tatillerinden farklı olarak bu tatilin tamamını evde geçirdim. Birkaç yazı önce bahsettiğim gibi bir serkeşlik, aymazlık, özensizlik ve de plansızlık içinde. O kadar ki, bir aileden ziyade muhterem ve yer cücesi ile ev arkadaşı gibiydik. 

"Kahvaltı isteyen?"

"..."

"iyi ben bir kahve içeceğim."

Pek çok sabahımız böyle geçti diyebilirim. Diğer iki oğlan kah birlikte kah online arkadaşlarıyla futbol ve şiddet temalı oyunlar oynarlarken amaçsızca ilk birkaç günümü tükettim. Sonra yeni yılı beklemeden diyete girdim. Sonra diyetten çıkar gibi oldum, sonra tekrar girdim. 

Sosyal medyada boğuldum, sıkıldım.