Yazılar posta kutuna gelsin mi?

28 Şubat 2020 Cuma

Ne haftaydı ama!

Karbonhidrat krizimi üç tabak evet 3, acılı bulgur pilavıyla gidermeye çalıştım. Yok kesmedi. 

Asabiyetim, bu akşam itibariyle Arcaya 478475829 defa güzellikle, 38474762 defa da sesler yükseltilerek anlatılmış aynı şeyin bir daha yapılmasını müteakip (elde apple tv kumandası hoplatıp düşürmek. Hani ne zaman bozacak acaba?) boynumdaki damarlar çıkasıya kadar bağırmamla da serinlemedi. Bak hala sinirliyim. Gözüme gözükmemesini salık verdim zira gözüm feci halde dönmüş durumda!

24 Şubat 2020 Pazartesi

Çocuk demeye dilim varmıyor

Ne yalan söyleyeyim varmıyor.

Ben bu kadar çabuk büyüyeceğini hesaba katmamıştım. Önergenliğe birkaç yılın vardır, diyordum. Hazır değildim.

Çocukluğunun tadını ne ara çıkaracağız biz? Benimkine zerre benzemeyen çocukluğuna yeni yeni alışırken, şimdi bir de bu çıktı başımıza. Sorgulamalar, kendine bir fazladan güvenmeler, bir haller, bir bilmişlikler. Her daim belirgin ukalalığının son aylarda iyice tavan yapması... Diğer yandan mütemadiyen artan ayarsızlıklar.

23 Şubat 2020 Pazar

Ve yine yeniden saçlarım

Bu yaştan sonra yeni şeyler öğrendim bir yaşıma daha girdim.

Hem de inanmayacaksınız ama saçlarım hakkında!

Benim saçlarımla derdim malumunuz.
Sanırım 35 yaşıma kadar saçlarımdan istikrarla nefret ettim. Ve bunu dile getirmekte sakınca görmedim. 

O allah vergisi bukleleri düzleştirmek için yaptığım yatırımı, altına yatırsaydım, bugün küçük çapta bir servet sahibiydim (altının rekor yükselişine atıfta bulunan, toplumun nabzını tutan blogger emojisi olsaydı bendim o!) .

18 Şubat 2020 Salı

"Arca oğlum senin annen bir salaktı" Vol.27

Evin muhteşem yemeklerini, hani instagram storyde paylaştıklarımı, #muhteremmutfakta diye taglediklerimi İlker yapar. Benim payıma tencere yemekleri düşer. Neden? Çünkü ben pratiğim ve tencere yemekleri hafta içi akşamlarının sağlıklı seçimleridir, makarna haşlayıverelim önerisine cazip alternatiftir.

Söylemesi ayıp portföyüm geniş.

16 Şubat 2020 Pazar

Cinsiyet ayrımcılığı mı ? İçselleştirilmiş kaideler mi ?

İlk içtiğim alkollü içki olduğundan mı bilinmez birayı hep çok sevdim. Babam içeceksek onunla içmemizi isterdi. Tombul efes şişesiyle tanıştığımda henüz liseye gitmiyordum, babamın rakı kadehine tokuşturduydum. 

O günden beri en çok birayı severim. Şarap da candır, rakı ayrı keyiftir eyvallah lakin biranın yeri hep ayrıdır. Ne ilginçtir ki, dünyanın en iyi biralarına sahip bir ülkede yaşamak nasip oldu. Ama konumuz bu değil. 

13 Şubat 2020 Perşembe

Önfikirler

Bazı kalıplaşmış önfikirlerimiz var. Bak önyargı demiyorum. Önyargı daha kemikleşmiş bir şey belki kurtulması daha zor. Ben daha ziyade önfikir konusuna odaklanıyorum.

Önfikir, bir şey hakkında kendi kendimize yarattığımız bakış açısı ve bu bakış açısını benimsediğimizde bir başkasına yer açmıyoruz, yani aynı çemberin içinde koşup duruyor ve yol alamıyoruz.

Çok basit bir örnek vereyim.

11 Şubat 2020 Salı

Clouseau

Çığda onlarca insanımızın öldüğü gündü.
Bir uçağın pistten çıkıp üç kişinin ölümüne sebep olduğu gündü. 
Henüz depremin etkisini üzerimizden atamamıştık.

O gün...
Flamanca dersinde Belçika gündemi üzerine bomba gibi düşen haberi konuştuk. 

Sıkı durun!

9 Şubat 2020 Pazar

Şimdi oturdum desem?

Saat 17:30 ve ben şimdi oturdum desem?

Ah tabii ki sekiz maddelik to do list yazarken de, o listeyi ne halt etmeye yazdığımı düşünmek bahanesiyle ertelemeye çalıştığım çay içme molasını saymıyorum.

3 Şubat 2020 Pazartesi

Welcome to Self-lover club!

Bugün palindrome günüymüş. İnsan eliyle yapılmış takvimin bu ilginç günü vesilesiyle gelmedim bloga. Hayır. Geldim çünkü blog yazmak, yapmam gereken başka birçok şeyi ertelemenin iyi bir yolu. Siz de şu anda bu blogu okuduğunuza göre bir şeyleri erteliyor olabilir misiniz?

Çalışmayı, rapor okumayı ve Flamanca çalışmayı neden ertelediğimi biliyorum, çünkü tam bir akşamdan kalmayım! Rakının su gibi aktığı, meze tabaklarının diplerinin sıyrıldığı bir akşamın sabahı kolay olmayacaktı, ne demeye kendime erişilemeyecek hedefler koydum ki?

Şaka maka Ocak ayını yedik bile. Şu son bir buçuk ay nasıl geçti anlamadım. Tatil üzerine ablamların ve kuzenlerin ziyaretleri... Hemen hiçbir hafta sonu evde oturmadık desem yeridir. Dün akşam son bir buçuk ayın yoğun koşturmacasına tam bir nokta koydu.