Yazılar posta kutuna gelsin mi?

doğumgünü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğumgünü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mayıs 2019 Çarşamba

41 kere maşallah

"41 kere maşallah" demek için bugünü bekliyordum, doğum günümü :)

Arca'yı playstation'a kilitledim (@korkunçanne hesabı henüz alınmadıysa kaçırmayayım:P) açtım eski doğumgünü yazılarımı okuyorum.(sağdaki eski yazılara gidiyorsunuz, Mayıs aylarının ilk yazılarına tıklıyorsunuz, işte hepsi orada. boş vaktiniz varsa, ya da benim kadar manyaksanız okuyun ama 2009'u tavsiye etmem. Iyyy Arca'nın doğduğu yıl, sadece emdi uyudu sıçtı anlatmışım, ben tahammül edemedim. Sadece en son Emekçi Memeler esprisi fena değil, gerisi tırt!) Adet edinmişim, her yıl doğumgünümde bir yazı bırakmışım bloga, canım blog. İnsan olsan, sana sıkı sıkı sarılırdım, bana . İnsan gibisin, dost gibisin...

Dost demişken ... ne güzel dostlarım oldu benim, nasıl mutluyum anlatamam.

Sabahtan beri arayanlar, mesaj atanlar... 

Tatilden ayağının tozuyla döner dönmez, arayan, "kalk parka gidelim" diyen Melike... Güzel sesiyle şarkılar söyleyip parkta buluşalım diyen Özra... Park, dedim, beni çağırıyor. Vallaha epeydir çağırıyor da benim pipililer totolarını kaldıramıyorlardı. Halbuki ağaç, yeşil orman, beni çağırıyor!

Arca top oynarken biz Melike'yle rejisör koltuklarımızda (evet onlar sadece Çeşme sahilini şenlendirmiyor, bu sefil Avrupa köyünde de nazik götlerimizi yere komaktan kurtarıyor bizi) açtık biralarımızı, muhabbet ettik. Tam da Arca'nın bize sardığı anlarda Özra'lar imdadımıza yetişti, oğlanlar topa devam, kızlar muhabbete :)

"Bu yaşta arkadaş edinmek zor", derler. Hadi ordan! İnsanın sevgi, hoşgörü dolu yüreği olduktan sonra oraya hem çocukluktan beri can dostlarını, ailesini, hem de kırkından sonra canlarını sığdırıcak kadar yer bulunur.

Bu da bana 41. doğumgünü yazısı olsun. Hadi kalın sağlıcakla...



29 Nisan 2018 Pazar

Erken 1 Mayıs yazısı

Az önce Elvan'la konuştuk. Aylar sonra eften püften bir sebepten mesaj atmıştım, sonra telefon ettim. Havadan sudan konuşurken kuzenini kaybettiklerini öğrendim. Böyleyiz biz işte, birbirimizi en ihtiyaç duyduğumuz anlarda aramayı başarıyoruz. Dostluk böyle bir şey... Ve ölüm, bir sıradanlığa dur deyip hayatı sorgulatıyor, özellikle genç ölüm.

Halbuki birkaç saat evvel, İlker'le youtube'dan müzikler dinliyorduk. Voice finalistleri filan. Karşımıza Donel diye genç bir yarışmacı çıktı ve efsane babaannesi. "A-ha!!" dedim, "benim bu! Bu babaanneden olacağım ben!"

25 Şubat 2012 Cumartesi

Bir iyi haber daha...


Hemen hemen bütün arkadaşları bu ay doğduğundan doğum günü partilerine yeni katılmıştı, kendi pastasını kesecekti. Haftaya artık ne yapalım:)

24 Şubat 2012 Cuma

3

Önce kötü haber(ler)i vereyim (hastalık detaylarından içi bayılan okumasın)

Ateş dün gece de yüksekti, sabah doktora gittik.
Sol kulakta da enfeksiyon var.
Tedavi hafta sonu devam edecek, cevap vermezse pazartesi başka bir antibiyotik.
(bu demek oluyor ki, İlker'in de umumiyetle evde olmayacağı hafta sonu yine uykusuz, yine diken üstünde, yine berbat geçecek)