9 Ocak 2015 Cuma

Uzman görüşü iyidir: Papyon

Yaz aylarında bir yazı yazmıştım, Papyon artık ailemizin bir ferdi idi, hani…
Hatta ne edeceğimi bilememiştim ve sormuştum; Papyon, bir şeylerin eksikliği mi?

Uyku arkadaşı değildi Papyon, ya da korktuğu bir şeylerle başa çıkmak için kendini güvende hissetmesini sağlayan bir nesne değildi. Papyon her yerdeydi hep bizimleydi ve işin boku çıkmak üzereydi!

Soruma gerek instagramdan gerekse blogdan çok sayıda yorum aldım, tekrar teşekkürler. Madem sorduk, madem derdimize ortak ettik, sonrasında yaşananları da paylaşmak boynumuzun borcu.


Yorumların genel çerçevesi yalnız olmadığımız üzerineydi. Hatta pek çoğumuz için oldukça normal bir durumdu. Bu biraz olsun içimizi rahatlatıyordu ama nasıl davranmak gerekiyordu? Tamam sorun yok, abartmayalım da bundan sonra ne yapalım? 

İşte tam bu noktada uzman psikolog arkadaşım Deniz, özelden yazdı. (yav işte birlikte kitap kulübüne katıldığımız, bira içtiğimiz, kakarakikiri yaptığımız Deniz ama uzman psikolog deyince pek bi' havalı oluyor yav! idare ediverin gari:P) 

Deniz, Arca'da başka bir sorun olmadığı için Papyon meselesinin üzerine düşülecek bir konu olmadığını söyledi önce. Ama İlker'in ve benim iki ayrı kutup davranışlarımızın ikisi de yanlıştı. İlker, Arca'ya pek çaktırmıyordu ama Papyon'a o kadar gıcıktı ki, tenhada sıkıştırsa Papyon'la yaşayacaklarının sınırını benim hayal gücüm bile tahayyül edemez. Bense ikinci evladım olarak Papyon'u bağrıma basmaya hazırdım. Deniz, olumlu ya da olumsuz pekiştirme yapmayın dedi. Yani gündem maddesi olmasın. Övmek de yermek de gereğinden fazla değer verir Papyon'a, dedi.

Biz de Papyon'u gündemimizden çıkardık, ne ben evlat eyledim, ne de İlker düşman. Bir de baktık ki, Arca artık o kadar da takmıyor. Eskiden yoldan döndürür aldırırdı, şimdi çantasına koyduruyor ama gittiğimiz yerlerde yüzüne bile bakmıyor. Uykuda bile yanına almamaya başladı. 

Uzun lafın kısası su yolunu buldu, biz de karı koca aylarca kafayı taktığımızla kaldık. Demem o ki, uzman görüşü iyidir, almalı, başımızın tacı yapmalı.

5 yorum:

Jardzy dedi ki...

"Kardeş istiyor bu çocuk"

İmza: Haminne J

:)))

ahu dedi ki...

j :) koparttın beni yine :D...

ZEYNEP dedi ki...

bence de iyidir Yeliz.. Aslında içten içe bildiğimiz bir şeyi bile söylüyor olsa uzman görüşü iyidir, bazen de çook ufuk açıyor. Hah şimdi oldu diyorsun, işte o anki hissi çok seviyorum ben :)

Unknown dedi ki...

Aaaa ben Yerdeniz yazısı var mı diye bakmaya girmişken ne ile karşılaştım:) Çok sevindim işe yaramasına:) Bu arada havama hava kattın:)))) uzman uzman takılırım artık:)

Anonymous dedi ki...

Dr. Reethesh ile eski eşinizi geri kazanabilir ve kısırlık sorunlarınızı çözebilirsiniz. Dr. Reethesh ile tanıştığımda, 32 yaşında kısır bir kadın olduğum için eşim benden boşanmıştı ve beş yıldır evliydim. Birçok hastaneye gittim ve görüştüğüm tüm doktorlar bana bir daha çocuk doğuramayacağımı söylüyorlardı. Doktorlar bana klamidya, bel soğukluğu ve rahim fibroidleri gibi rahatsızlıklarım olduğunu söylüyorlardı. Çocuk evlat edinmeyi öneriyorlardı. Yaşım itibariyle yıkılmış ve kafam karışmıştı. Evliliğimi nasıl geri kazanabileceğim konusunda yardım aramak için internete girdim ve Dr. Reethesh ile tanıştım. Dr. Reethesh ile iletişime geçtikten birkaç hafta sonra eski eşim eve geri döndü ve altı aylık boşanmanın ardından beni affetmemi ve onu geri almamı rica etti. Onu geri kabul ettim ve ardından Dr. Reethesh'e kısırlığımdan bahsettim, bana yardım etmesini istedim. O da doğurganlık büyüsü yaptı. Bana gönderdiği bitkileri kullandım. Ve bitkileri bitirdikten birkaç ay sonra hamile kaldım. Eşim beni hamile bıraktı ve yakışıklı bir oğul dünyaya getirdim. Şu anda yakışıklı bir oğlunun annesiyim ve evliliğimde mutluyum. Her şey Dr. Reethesh ve harika çalışmaları sayesinde oldu. Dr. Reethesh ile WhatsApp üzerinden iletişime geçin: +2349012999010. Veya E-posta: reethesh60@gmail.com